Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/351
Karar No: 2017/537

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/351 Esas 2017/537 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2017/351 E.  ,  2017/537 K.

    "İçtihat Metni"



    Kararı veren
    Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Günü : 13.05.2015
    Sayısı : 90-114

    Temyiz Edenler : Sanıklar müdafileri, Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili, kısmen resen
    Sanık ..."nin kasten öldürme suçuna azmettirmeden 5237 sayılı TCK’nun 38/1, 81/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis, kasten öldürme suçuna teşebbüse azmettirmeden aynı Kanunun 38/1, 81/1, 35/2, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis; sanık ..."in kasten öldürme suçuna yardımdan aynı Kanunun 39/1-2, 81/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis, kasten öldürme suçuna teşebbüse yardımdan aynı Kanunun 39/1-2, 81/1, 35/2, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, her iki sanığın tüm suçları yönünden hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.02.2011 gün ve 262-37 sayılı, kısmen resen temyize tâbi olan hükümlerin, sanıklar müdafileri, Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekili tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 13.11.2012 gün ve 3671-8217 sayı ile;
    "..B. a) Sanık ..."nın "kasten öldürme" ve "öldürmeye teşebbüs" suçları yönünden,
    Sanığın "fail" sıfatıyla "kasten öldürme" suçundan TCK"nun 37, 81 ve "öldürmeye teşebbüs" suçundan aynı Kanunun 37, 81 ve 35. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, belirtilen suçlardan yazılı biçimde "azmettiren" sıfatı ile cezalandırılması,
    b) Sanık ..."nın "kasten öldürme" ve "öldürmeye teşebbüs" suçları yönünden,
    Sanık ..."nın da diğer sanıklar gibi "kasten öldürme" ve "öldürmeye teşebbüs" suçlarından "fail" sıfatıyla, TCK"nun 37, 81 ve aynı Kanunun 37, 81 ve 35. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde bu suçlardan, "yardım eden" sıfatıyla TCK"nun 81, 39 ve aynı Kanunun 81, 35 ve 39. maddelerinden cezalandırılmasına karar vermek suretiyle eksik ceza tayini" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel mahkeme ise 18.04.2013 gün ve 424-164 sayı ile bozmaya direnerek, sanıkların önceki hükümdeki gibi cezalandırılmalarına karar vermiştir.
    Kısmen resen temyize tabi olan hükümlerin sanıklar müdafileri, Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekili tarafından da temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 10.06.2014 gün ve 224-319 sayı ile;
    "Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.04.2013 gün ve 424-164 sayılı kararın yeni hüküm niteliğinde olduğu" gerekçesiyle dosyanın temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 18.02.2015 gün ve 4643-787 sayı ile;
    Dairenin 13.11.2012 gün ve 3671-8217 sayılı ilamında belirtilen gerekçelerle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel mahkeme ise 13.05.2015 gün ve 90-114 sayı ile; direnerek, sanıkların önceki hükümdeki gibi cezalandırılmalarına karar vermiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2015 gün ve 268971 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 gün ve 1062-706 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 15.03.2017 gün ve 220-802 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Sanık ... hakkında kasten öldürme ve kasten öldürme suçuna teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükümleri Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup, inceleme direnme kararına konu edilen hükümler ve temyizin kapsamına göre sanık ... hakkında kasten öldürme ve kasten öldürme suçuna teşebbüse azmettirmeden, sanık ... hakkında kasten öldürme ve kasten öldürme suçuna teşebbüse yardımdan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıkların kasten öldürme ve kasten öldürme suçuna teşebbüse iştirak derecelerinin belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin karara, itiraz hakkını kullanma imkânı verilmeden nihai hüküm kurulmasının isabetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından,
    Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüs ve kasten öldürme suçlarından açılan kamu davasında, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamanın 29.04.2015 günlü oturumunda, sanık ... müdafiince, “heyet üyelerinin ön yargılı ve tarafsızlığını yitirmiş oldukları” gerekçesiyle heyet başkan ve üyeleri hakkında ret talebinde bulunulduğu,
    Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesince, "duruşmayı uzatmak amacıyla yapıldığı açıkça anlaşılan talebin CMK"nun 31/1-b-c maddeleri uyarınca geri çevrilmesine" bu karara karşı itiraz süresi ve mercii de gösterilmek suretiyle karar verildiği,
    Karara itiraz edilmesi üzerine itiraz mercii olan Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddine karar verildiği,
    13.05.2015 günlü oturumda sanık ... müdafiince verilen aynı günlü dilekçede; mahkeme başkanı Hüseyin Öztürk, üyeler Göktan Taşkın ve Ömer Yaldız aleyhine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde 2015/29 esas sayılı ve manevi tazminat talepli dava açıldığı, isimleri belirtilen heyet üyeleri hakkında Hâkimler ve Savcılar Kuruluna şikâyette bulunulduğu, Anayasa Mahkemesine konu ile ilgili olarak bireysel başvuru yapıldığı, uzun süredir yargılamayı bitiremeyen, savunma ve taleplerini dikkate almayan mahkeme heyetinin tarafsızlığını yitirdiği, açılan dava ile aralarında bu şekilde husumet oluştuğu ileri sürülerek hâkimin reddi talebinde bulunulduğu, bu gerekçelere ilişkin başvuru evrakının da ibraz edildiği,
    Bu talep üzerine yerel mahkemece;
    “1- Kamu davasının açıldığı tarih, yargılama süreci, mahkememizce verilen kararlar, temyiz süreci, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve süreç içerisinde verdiği kararlar sonrasında mahkememizce son verilen karar üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma kararı sonrasında değerlendirme yapılıp nihai karar verileceği aşamada yargılama sürecince mahkememizin tarafsızlığını ve güvenilirliğini olumsuz etkileyecek hiçbir durumun yaşanmadığı, bu aşamada sanık ... müdafiinin hukuki dayanaktan yoksun bulunan mahkeme heyetinin reddine ilişkin talebinin de yasal süreç takip edilerek değerlendirilip kesin olarak reddine itiraz merciince karar verildiği, aynı nedenle talepte bulunmanın hukuken ve açıkça kabul edilebilir nitelikten yoksun olduğu, bu yöndeki talebin nihai karar ile birlikte üst mercii tarafından değerlendirilebilir nitelikte olduğundan,
    2- Yine sanık ... müdafiinin mahkememiz heyeti hakkında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde 2015/29 esas sayılı tazminat istemli dava açtığı belirtilmiş olup her ne kadar 6545 sayılı 70. maddesiyle değişik CMK"nun 141. maddesi ve ek düzenlemeler karşısında bu davaların devlet aleyhine açılıp gerektiğinde yasal süre içerisinde ilgililerine rücu edilebileceği düzenlemesine gidilip bu davaların da genel yetkiye bakılarak adli yargıda ve ilgili ağır ceza mahkemeleri nezdinde görülmesi gereken davalar olduğuna dikkat çekilerek bu hususun dahi sonradan oluşturulmaya çalışılan ve mahkememiz heyetinin davadan çekilmesini sağlamaya yönelik husumet oluşturma çabaları olduğu bu nedenle kabul edilebilir nitelikte bulunmadığı ve bekletici mesele sayılmasının gerekmediği,
    3- Sanık ... müdafiinin hak ihlâli iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmasının mahkeme heyetinin vereceği kararın niteliği de dikkate alındığında bekletici mesele yapılmasını gerektirir bir husus içermediği ve bu nitelikte olmadığından,
    4- Sanık ... müdafiinin mahkememiz heyetini Hâkimler ve Savcılar Kuruluna şikâyet etmiş olmasının "1 no.lu" paragrafta da açıklandığı üzere oluşturulmaya çalışılan ve gerçekte var olmayan bir "şüphe" olgusuna dayandırılmaya çalışıldığı, bu şikâyetin yasal bir hak olup ayrı prosedüre tâbi olduğu, bekletici mesele sayılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından bu yöndeki taleplerin tamamının resen ve oybirliği ile reddine karar verildi. Okundu. Açık yargılamaya devam olundu.” şeklinde ara karar kurulduktan sonra hazır bulunan sanıklardan son sözlerinin sorulduğu ve hükmün tefhim edildiği,
    Anlaşılmaktadır.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Hâkimin reddi sebepleri ve ret isteminde bulunabilecekler" kenar başlıklı 24. maddesi;
    "(1) Hâkimin davaya bakamayacağı hâllerde reddi istenebileceği gibi, tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir.
    (2) Cumhuriyet savcısı; şüpheli, sanık veya bunların müdafii; katılan veya vekili, hâkimin reddi isteminde bulunabilirler.
    (3) Bunlardan herhangi biri istediği takdirde, karar veya hükme katılacak hâkimlerin isimleri kendisine bildirilir.”,
    Aynı Kanunun "Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı hâkimin reddi isteminin süresi" kenar başlıklı 25. maddesi;
    "(1) Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hâkimin reddi, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya; duruşmalı işlerde bölge adliye mahkemelerinde inceleme raporu ve Yargıtayda görevlendirilen üye veya tetkik hâkimi tarafından yazılmış olan rapor üyelere açıklanıncaya kadar istenebilir. Diğer hâllerde, inceleme başlayıncaya kadar hâkimin reddi istenebilir.
    (2) Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle duruşma veya inceleme bitinceye kadar da hâkimin reddi istenebilir. Ancak bu istemin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılması şarttır.",
    Kanunun "Ret isteminin usulü" kenar başlıklı 26. maddesi;
    "(1) Hâkimin reddi, mensup olduğu mahkemeye verilecek dilekçeyle veya bu hususta zabıt kâtibine bir tutanak düzenlenmesi için başvurulması suretiyle yapılır.
    (2) Ret isteminde bulunan, öğrendiği ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve süresi içinde olguları ile birlikte ortaya koymakla yükümlüdür.
    (3) Reddi istenen hâkim, ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildirir.",
    Kanunun “Ret isteminin geri çevrilmesi” kenar başlıklı 31. maddesi ise;
    “(1) Mahkeme, kovuşturma evresinde ileri sürülen hâkimin reddi istemini aşağıdaki durumlarda geri çevirir:
    a) Ret istemi süresinde yapılmamışsa.
    b) Ret sebebi ve delili gösterilmemişse.
    c) Ret isteminin duruşmayı uzatmak amacı ile yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa.
    (2) Bu hâllerde ret istemi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla, tek hâkimli mahkemelerde de reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilir.
    (3) Bu konudaki kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir." şeklinde düzenlemeler içermektedir.
    Ön sorun bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde,
    Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüs ve kasten öldürme suçundan açılan kamu davalarının görüldüğü Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinde, 13.05.2015 tarihinde yapılan üçüncü oturumda sanık ... müdafiince verilen aynı tarihli dilekçede; mahkeme başkanı .... üyeler ..... aleyhine 2015/29 esas sayı ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde manevi tazminat talepli dava açıldığı, isimleri belirtilen heyet üyeleri hakkında Hâkimler ve Savcılar Kuruluna şikâyette bulunulduğu, Anayasa Mahkemesine konu ile ilgili olarak bireysel başvuru yapıldığı, uzun süredir yargılamanın bitirilemediği, savunma ve taleplerinin dikkate alınmadığı, bu şekilde tarafsızlığını yitiren heyetle aralarında husumet oluştuğu ileri sürülerek hâkimin reddi talebinde bulunulduğu, bu gerekçelere ilişkin belge ve başvuru evrakının da dilekçe ekinde ibraz edildiği, yerel mahkemece talebin davayı uzatmaya matuf olduğu ve nihai karar ile birlikte üst mercii tarafından değerlendirilebilir nitelikte olduğundan bahisle geri çevrilmesine karar verilip, nihai hükmün tefhim edildiği anlaşılan olayda; hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin 13.05.2015 günlü ara karara 5271 sayılı CMK"nun 31/son maddesi uyarınca itiraz edilmesi mümkün olduğu halde, sanık ... müdafiine Kanunda düzenlenen itiraz hakkını kullanma imkânı verilmeden nihai hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
    Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükümlerinin, saptanan bu usuli nedenden dolayı direnmeye konu her iki sanık yönünden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2015 gün ve 90-114 sayılı direnme hükümlerinin, hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin karara yönelik sanık ... müdafiine 5271 sayılı CMK"nun 31. maddesinin son fıkrasında düzenlenen itiraz hakkını kullanma imkânı verilmeden nihai hüküm kurulması isabetsizliğinden direnmeye konu her iki sanık yönünden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi