3. Hukuk Dairesi 2015/15858 E. , 2017/4764 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; ...Genel Müdürlüğünün 279000 sayılı su abonesi olduğunu, kartlı sistemle su aldığını, 25/11/2009 tarih ve 20095333 sayılı tutanak ile kaçak su kullandığına dair tutanak tutulduğunu, Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/242 D. İş sayılı dosyasında yapılan tespit neticesinde kaçak su ve kuyu suyu kullanılmadığının tespit edildiğini, ancak 09/10/2008 tarihinde yeniden 32.756,22 TL borç tahakkuk ettirildiğini, borçlu olmadıklarının tespiti için Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/404 Esas sayılı dosyasında nihai kararda borçlu olmadıklarının tespit edildiğini, ASKİ Genel Müdürlüğünün hukuka aykırı tutum ve davranış sergilediğini belirterek şimdilik 10.000 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı; 25/11/2009 tarihinde davacının işyerinde yapılan incelemede 279000 abone numarasında kaydı olduğu halde yangın hattından ayrı bir hat çekildiğini, bu nedenle Yönetmeliğin 55. maddesi gereğince işlem yapıldığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının 17/12/2009 tarihli tahakkuk evrakından dolayı davalıya 89.242,50 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacı tarafın temyiz itirazları yönünden ise;
Dava; davalı tarafından davacı şirketin işyerinde kaçak su kullanıldığından bahisle tutulan tutanak neticesinde tahakkuk eden bedelden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davaya konu olan 25/11/2009 tarihli "kaçak su kullanma tutanağı" ve ekindeki aynı tarihli el yazılı tutanak incelendiğinde; "... ait olan alt tarafta bulunan otoparkta yapılan inceleme neticesinde yangın hattından ilave boru ile kaçak hat çekildiği""nin tespit edilmiş olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Yargılama sırasında, mimar bilirkişi ve tutanak mümzileri eşliğinde Mahkeme heyeti tarafından keşif icra edildiği, keşif tutanağında; ""Tutanak düzenleyicilerle birlikte sayacın bulunduğu kattan bir alt kattaki, bodrum kata inildi. Tutanak düzenleyiciler tutanaklarında belirtmiş oldukları ve tutanağa dayanak olan hattı ve vanayı gösterdiler. Daha sonra yapılan tatbikattan bu hattın bir üst kata sıcak su boylerine geldiği, kaçak bir hat olmadığı, daha önceden mevcut olan ve halen de olan çok eski paslanmış bir hat olduğu görüldü. Bunun dışında Tutanak düzenleyiciler tarafından kaçak olduğu belirtilen hat gösterilemedi. Bulunana en alttaki musluk açılmak suretiyle binanın dışarıdan tankerle taşıma suretiyle getirtilen ve otelde kullanılan suyun tümü boşaltıldı. Sona gelindiğinde su azalmak suretiyle ilk andaki tazyiki azaldı. Böylece binaya gözle görülebilir kaçak suyun geldiği bir haatın olmadığı anlaşıldı. Tutanak düzenleyiciler tekrar huzura alındı soruldu; bizim hat diye düşünüp tutanağa yazdığımız hat inceleme yapılan hattır dediler"" şeklinde mahkeme gözlemi ve Tutanak düzenleyicilerin beyanlarının yazılı olduğu görülmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise özetle; daha evvel 21.09.2008 tarihinde kuyu suyu kullanıldığı iddiası ile tutanak tutulduğu, 21.09.2008 tarihi ile en son suyun alındığı 26.01.2009 tarihleri arasında tüketim ortalamasının 56 m3 olduğu, bu tarihten sonra kaçak kuyu suyu borcu nedeni ile su satışının yapılmadığı, 14.10.2009 tarihinde mahkeme kararı ile tedbiren su akışının sağlandığı, en son su alınan 26.01.2009 ile 14.10.2009 tarihleri arasında kullanılan suyun nereden temin edildiğinin açılanamamış olması nedeniyle davaya konu iş yerinde kaçak su kullanılarak faaliyetin yürütüldüğü kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Oysa davaya konu olan tutanak; davacı şirketin, kaçak hat çekerek su kullandığına ilişkin olup, mahkemece yapılan keşif sırasında tutanakta belirtilen hattın kaçak olmadığı, daha önceden mevcut olan çok eski paslanmış bir hat olduğu anlaşılmış, tutanak düzenleyiciler tarafından da iş bu hat dışında herhangi bir kaçak hat gösterilememiştir.
O halde mahkemece; davalı ... tarafından davacının harici hat çekerek kaçak su kullandığı ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya münderacatına uygun olmayan, soyut ve farazi ifadeler içeren bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenle davalı tarafın temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/04//2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.