19. Hukuk Dairesi 2015/3637 E. , 2015/14411 K.
"İçtihat Metni".
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 13/11/2014
NUMARASI : 2013/343-2014/545
.
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bir adet bıçaklı vakum makinasının 30.500-TL bedelle satımı konusunda 18/06/2011 tarihli sözleşme imzalandığını, makinenin sözleşmenin imzalandığı tarihte teslim edildiğini, sözleşmesinin 7.1. maddesinde sözleşme bedelinin "leasing firmasına kesilecek faturadan sonra nakit banka havalesi on iş gününde 01/07/2011 tarihinde ödeme yapılacaktır" şeklinde düzenleme yapıldığını, ancak müvekkilinin satış bedelini 01/07/2011" de değil, 08.09.2011 tarihinde davadışı A.. F.. K.. A.Ş den alabildiğini, davalının müvekkilini aylarca oyaladığını, sözleşmenin 7.2 maddesine göre ödemelerin gününde yapılmaması halinde müvekkilinin aylık %10 vade farkı talep hakkının olduğunu, bu nedenle 01/07/2011" den 08/09/2011 tarihine kadarki süre için 6.405-TL bedelli, 23/09/2011 tarihli vade farkı faturasının düzenlendiğini, ancak davalının bu faturayı iade ettiğini, bu alacaklarının dışında ayrıca, davalı şirketin sözkonusu makineyi kendi kusuruyla hatalı kullanması neticesinde makinede arızalar meydana geldiğinden müvekkilince ifa edilen servis işlemi karşılığı düzenlenen 7.457-TL bedelli, 14/01/2012 tarihli faturanın da ödenmediğini belirterek, toplam bedel olan 13.862,60-TL" nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24/09/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde sehven ticari faiz talep edilmesinin atlandığını belirterek, dilekçe tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, bahse konu malın bedelini ödeme yükümlülüğünün makineyi satın alan davadışı leasing şirketine ait olup, süresinde ödemenin yapıldığını, bu hususta davacının 08.09.2011 tarihli yazısında bizzat kendisinin ödeme yapıldığı takdirde hiçbir borcun kalmayacağını beyan etmiş olduğu ve aynı gün davadışı finansal kiralama şirketince ödemenin yapıldığı, davacının iddia ettiği makine hasarlarından da müvekkilinin sorumlu olmadığını, zira kullanım hatasının sözkonusu olmadığını, arızaların makinenin kendisinden kaynaklandığını, garanti kapsamında olduğunu ve müvekkilinin makineye ilişkin ayıp ihbar yükümlülüğünü de süresinde yerine getirdiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 25/07/2014 tarihli İ.. M.. Fakültesi öğretim görevlisi tarafından keşfen inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli olup, hükme esas alındığı, sözleşme gereğince satıcı firma olan davacının satarak teslim etmiş olduğu satım konusu makinenin gizli ayıplı olduğu, alıcıya teslimden kısa süre içerisinde ve garanti kapsamında arızalandığı, BK hükümleri uyarınca alıcının satıcıdan ücretsiz onarımı isteme hakkı bulunduğundan davacının makinenin onarımına dair fatura bedelini davalı alıcıdan talep etme hakkının sübuta ermediği, ayrıca taraflar arasında gerçekleştirilen satış sözleşmesinde her ne kadar iddia edildiği gibi 7.1. maddede 10 gün içinde leasing firması tarafından ödeme yapılacağı ve 7.2. maddesinde ise %10 vade farkı uygulanacağı belirtilmiş ise de, davacı alıcı firma davalı satıcı firmaya göndermiş olduğu 08/09/2011 tarihli yazısında banka hesaplarına ödeme geçtikten sonra faturanın iptal edileceği belirtilmiş olup, sözkonusu yazı tarihi itibariyle de fatura bedelinin davadışı finansal şirket tarafından ödendiği, 818 Sayılı BK"nın 158.maddesinde ve 6098 S. TBK" nın 179.maddesinde cezai şartın düzenlendiği, TBK"nın 179/2. fıkrasında "ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmış ise alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borç ile birlikte cezanın ifasını da isteyebilir" düzenlemesine yer verildiği, somut olayda ise davacı alacaklının fatura alacağının ödenmesiyle birlikte faturanın iptal edileceğini bildirmiş olup, her ne kadar hakkından feragat etmemiş ise de ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olduğundan davacının vade farkına dair de talepte bulunamayacağı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle itibar edilen 2. bilirkişi raporunun teknik inceleme ihtiva ettiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 10.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.