10. Hukuk Dairesi 2018/5085 E. , 2018/9030 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 27.02.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve tedavi gideri nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Yasa"nın 10 ve 26. maddeleri uyarınca teselsülen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
İnceleme konusu davada; Dosyada alınan 20.07.2013 tarihli kusur raporu ile davalı işveren Mühendis Kuyumculuk İnş. Tur. Day. Tük. Mall. Pet. Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti. % 65, (bu kusurun % 5"i şirket yetkilisi ..."e ait),sigortalı % 25, T.Elekt. Dağ. A.Ş. % 10 oranında kusurlu bulunduğu, kusur raporu esas alınarak ve 10. Madde uygulanarak hüküm kurulduğu, ancak hak sahibi çocuk Büşra"nın 18.04.2013 tarihinde evlendiği ve kendisine 19.03.2005 - 20.04.2013 tarihleri arasında 4.136.97 TL fiili ödeme ile 1.561,20 TL evlenme yardımı yapıldığı, 01.04.2005 tarihinde de 506 sayılı Yasının 92. madde uyarınca gelirlerin yarıya indirildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa"nın 92. maddesi, “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir.” düzenlemesini içermektedir.
Kurumun, sigortalıya bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi; bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin, yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda; Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönü de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır.
Dava konusu edilen gelirlerin, 506 sayılı Yasa"nın 92. maddesi (5510 sayılı Yasa’nın 54. madde) uyarınca indirildiğinin anlaşılması halinde; davalının tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarının; gelirin başladığı tarih itibariyle 506 sayılı Yasa"nın 92. maddesi (5510 sayılı Yasa’nın 54. madde) uyarınca indirilmiş hâli üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, indirme tarihine kadar yapılan fiili ödeme miktarının yarısı da eklenmesi suretiyle belirlenmelidir.
Eldeki davada öncelikle eksik bilgi ve belgeler Kurumdan celp edilmek suretiyle hak sahiplerinden olan kazalının kızının evlenmesi nedeniyle kendisine yapılan fiili ödeme tutarları ile peşin değerli gelirler karşılaştırılarak düşük olan tutar hesaba esas alınmalı, sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelire 506 sayılı Kanunun 92. maddesinin uygulanıp uygulanmadığı, 92. madde uygulanmış ise gelirin başladığı tarih itibariyle 506 sayılı Yasa"nın 92. maddesi uyarınca indirilmiş hâli üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarları ve indirme tarihine kadar yapılan fiili ödeme miktarları Kurumdan sorulmalı, bütün eksik hususlar tamamlandıktan sonra yukarıda belirtildiği üzere değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 07.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.