8. Hukuk Dairesi 2019/248 E. , 2019/1453 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, tahliye kararı kesinleşmekle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, itirazın kaldırılması talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 17.06.2010 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 03.06.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 6.000,00 TL’den 2015 yılı Nisan ve Mayıs ayları kira alacağı 12.000,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 09.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 12.06.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, alacaklıya takipte istenildiği gibi bir borcu olmadığını bildirerek borca itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararında, kira sözleşmesi, kira sözleşmesinin altındaki imza ve 16/06/2014 tarihli aylık kira parasının uzatılmasına ilişkin ifade ile altındaki imzaya itirazı bulunmadığı, davalı borçlu kira akdine ve akitteki imzaya itiraz ederken açık ve kesin olarak reddetmediği takdirde akdi kabul etmiş sayılacağı, davalı-borçlunun borcun ödendiğini İİK 269/c maddesinde sayılı belgeleri ibraz edemediği, temerrüdün gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının kaldırılmasına ve kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 06.03.2017 tarihli ve 2017/1445 E. 2017/2954 K. sayılı ilamı ile; “1.Dosya kapsamına toplanan delillere hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; ...Davalı borca itirazında aylık kira miktarına açıkça itiraz etmemiş, ancak cevap dilekçesinde; sözleşmedeki artış şartına göre takibe konu 2015 yılı kira bedelinin 5.092,32 TL olması gerektiğini bildirmiştir. Takibe konu kira tutarının ispatı kiralayana aittir. Davacının tek yanlı kira oranı ve kira bedeli belirlemesine itibar edilemez. Sözleşmenin arkasına eklenen aylık kira bedelinin 6.000,00 TL olduğuna dair ibare davalı tarafından değil, kiracının eşi olduğu anlaşılan dava dışı ...tarafından imzalanmıştır. Bu durumda, davacının ibraz ettiği kira sözleşmesinde artış şartı belli ve muayyen olduğundan, mahkemece Türk Borçlar Kanunu"nun 344. maddesindeki sınırlama da gözetilerek sözleşmedeki artış şartı uygulanmak suretiyle talep edilen aylara ait kira bedelinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda; davalı kiracının tacir olduğu anlaşıldığından yeni dönem kira bedellerinin belirlenmesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 344. maddesindeki sınırlandırmanın uygulanamayacağı, geçici 2.madde uyarınca sözleşmedeki artış oranının (...) uygulanması gerektiği, bu durumda Nisan ve Mayıs 2015 ayları kira bedellerinin 20.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda ... artış oranı uygulanmak suretiyle elde edilen 5.274,09 TL olarak kabulü ile davalının itirazının bu aylara ilişkin kira bedeli toplamı olan 10.548,18 TL yönünden kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının takibe yönelik itirazının kaldırılmasını ve kiralanandan tahliyesini istemiş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 210.548,18 TL yönünden kaldırılmasına ve davacının tahliye talebi konusunda daha önceden verilen tahliye kararı kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davalı kiracı yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu hususta bir karar verilmemesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasında yarar bulunmadığından, hükmün 7. fıkrası olarak "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine"" ibaresi eklenmek suretiyle, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile 6100 sayılı HMK"ye 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK"un 438.maddesi uyarınca düzeltilerek ONANMASINA, taraflarca İİK"nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 14.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.