16. Hukuk Dairesi 2015/1587 E. , 2016/419 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, .... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacı adına tapuda tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide mavi çizgi ile alanı belirtilen 35.314,14 metrekarelik çekişmeli bölüm üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dava, TMK"nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz nehir yatağı olmasına karşın, mahkemece yapılan keşifte jeoloji bilirkişisi keşfe götürülüp rapor alınmamış, yapılan keşifte hazır bulunan ziraat bilirkişisinin ise hazırladığı rapor dava konusu taşınmaza ilişkin olmayıp çekişmeli taşınmaza komşu 15 nolu parsele ilişkindir. Dava konusu taşınmaz, tespit harici bırakılan yerlerdendir. Mahkemece, taşınmazın vasfının belirlenmesinde esaslı unsur olan hava fotoğrafları getirtilerek zilyetlik durumu denetlenmemiş, tespit harici bırakılma nedeni araştırılmamıştır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulamaya dayalı olarak karar verilemez. Doğru sonuca ulaşabilmek için, dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni Tapu ve Kadastro Müdürlüğü"nden sorulmalı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgeye ait dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, jeolog bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Taşınmaz başında yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalıdır. Keşfe katılacak 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi ile imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, eğim, toprak yapısı ve bitki deseni yönlerinden değerlendirmeleri içerir; gerektiğinde çekilecek fotoğraflarla desteklenmiş; jeolog bilirkişiden ise taşınmazların dere yatağı olup olmadığı ya da dereden kazanılıp kazanılmadığını belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlar üzerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, davacı dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazın 20 dönümlük kısmının kendi kullanımında olduğu iddiası ile dava açmış olmasına rağmen, mahkemece talep aşılarak, çekişmeli taşınmazın 35.314,14 metrekarelik kısmının davacının kullanımında olduğuna karar verilmesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.