10. Hukuk Dairesi 2016/4226 E. , 2018/8925 K.
"İçtihat Metni".......
Dava, menkul ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Anayasa"nın 37. maddesine göre, "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz".
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 114/c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Dolayısıyla görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir.
Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanun"a göre yapılan takiplerde menkul ihalesinin feshine ilişkin açılan davalarda, iş mahkemesinin görevli olup olmadığı hususuna ilişkindir.
6183 sayılı Kanunda madde 77 ve devamında, menkul malların haczi ve satışı ile ilgili düzenlemeler yapılmış ancak menkul ihalesinin feshine ilişkin düzenleme yapılmamıştır. İhalesin feshi, gayrimenkul malların haczi ve satışı bölümünde madde 99’da düzenlenmiştir. Madde 99, “Satış komisyonu tarafından gayrimenkul kendisine ihale edilen alıcı o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhalenin feshi gayrimenkulün bulunduğu yerin icra tetkik merciinden şikayet yoliyle istenebilir. (…)”
6183 sayılı Kamu Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Tasarısının Gerekçesinde özetle, “tasarıda teklif edilen madde yerine İcra İflas Kanununun 134. maddesi ile tamamen mütenazır hükümlerin konulduğu, icradan gayrimenkul alanlarla Tahsili Emval satışından mal alanlar arasında müsavat da temin edildiği belirtilmiştir. İçtihadı Birleştirme Kararına göre Tahsili Emval Kanunu mucibince yapılan satılardaki yolsuzluk sebebiyle fesih iddialarını adalet mahkemeleri tetkik ile vazifeli olduğuna değinilmiş, bu adlî kazanın yalnız icra tetkik mercileri ve temyiz icra ve iflâs dairesi olduğu da tasrih edilmek suretiyle bütün ihtilaf noktaları ortadan kaldırılmıştır” denilmiştir.
6183 sayılı Kanunda ihalenin feshine ilişkin düzenlemelerde, İcra İflas Kanununa paralel düzenleme yapıldığına göre, bu Kanundaki düzenlemelere bakmak gerekmektedir. 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 112 vd. maddelerinde taşınırların satışı düzenlenmiş ancak bu bölümde ihalenin feshine ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. İhalenin feshi, taşınmazların satışına ilişkin 134/2. maddede düzenlenmiştir. Madde 134/2, “İhalenin feshini, Borçlar Kanununun 226 ncı maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine tetkik icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38 md.) Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi hâlinde para cezasına hükmolunamaz” İcra İflas Kanunundaki taşınmazların ihalesinin feshine ilişkin hükümlerin menkul ihalesine de uygulanacağı Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarındandır (12. HD 15.7.2015 tarih, 2015/516-885). Dolayısıyla İİK’na tabi taşınır ve taşınmaz satışlarında ihalenin feshinde görevli mahkemeler, icra tetkik merciidir.
6183 sayılı Kanundaki menkul ve gayrimenkul ihalesine ilişkin hükümler, İcra İflas Kanundaki hükümlerin yansıması olduğundan burada da sadece taşınmaz ihalesinin feshi düzenlenmiş ve menkullerin ihalesinin feshine ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak öğretide ve Yargıtay içtihatlarında menkullerin ihalesinin feshinin de dava yolu ile mümkün olduğu kabul edilmiştir. Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Taşınmaz ihalesinin feshine ilişkin davaların icra tetkik merciinde görülmesini düzenleyen kanun koyucunun, taşınır ihalesinin feshi yönünden suskunluğu, yorum yoluyla görevli mahkemenin iş mahkemesinde görüleceği yönünde sonuç çıkarılması, yorum yoluyla görevli yargı yeri belirlenmesi anlamı taşımaktadır. ..........
5510 sayılı Kanun 88. maddesinde, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanacağı, ayrıca Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir, düzenlemesi mevcuttur. Bu düzenleme, primlerin tahsilinin takip usulü ile ilgilidir.
Kanun koyucu, gayrimenkullerin ihalesinin feshine ilişkin görevli mahkemeyi münhasıran belirlediğine, bu düzenlemenin menkullerin ihalesinin feshine ilişkin de ortak hüküm olduğuna göre görevli mahkemenin icra tetkik mercii olduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, icra mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesi gerekirken mevcut şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
....