15. Ceza Dairesi 2017/10006 E. , 2019/15540 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK"nın 158/1-f-son, 168/1, 207/1,62, 52/2, 52/4, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın inşaat işleri yaptığı ve yetkilisi olduğu ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti."nin Akbank Çengelköy şubesinde çek hesabı bulunduğu, mobilya işi yapan temyiz dışı sanık ... ile aralarındaki ticari münasebet ve samimiyet nedeni ile sanıktan kereste malzemesi almak için hatır çeki istediği, bunun üzerine sanığın Akbank Çengelköy şubesindeki çek hesabından almış olduğu 3586690 seri nolu çeki hatır çeki ve boş olarak diğer temyiz dışı sanık ...’a verdiği, sanığın bilgisi dahilinde temyiz dışı sanık ...’ın üzerini kendi el yazısı ile 10/05/2008 keşide tarih ve 6.500 TL meblağ olarak doldurduktan sonra keşideci kısmınıda imzalayarak yanında çalışan diğer temyiz dışı sanıklar ... ve ...’a vererek mağdur firmaya mal almak için gönderdiği, mağdur firmaya giden her iki temyiz dışı sanığın burada bu çek karşılığı kereste malzemesi aldıktan sonra temyiz dışı sanıklardan ...’ın çevrede isminin ... olarak bilinmesi nedeni ile çekin arkasına ... ismi ile ciro yapıp çeki mağdur şirkete verdiği, suça konu çekin vadesi geldiğinde ödenmemesi üzerine karşılıksız çek suçundan sanık hakkında kamu davası açıldığı, sanığın dava konusu çekin çalındığı savunmasında bulunarak imza inkarında bulunduğu, mahkemece yapılan imza mukayesesi sonucunda çekteki imzanında sanığa ait olmaması nedeni ile hakkında beraat kararı verildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanıkların suça konu çekin önceden doğmuş borç için verildiğini iddia etmeleri, mağdur şirket tarafından suça konu alışverişe ilişkin olarak sunulan faturanın 19/04/2007 tarihli olmasına rağmen çekin keşide tarihinin 10/05/2008 olması, tanık ...’nün soruşturma aşamasındaki ifadesine ek olarak cari hesap ekstreleri sunması, bu ekstrelerde 29/10/2007 tarihinde temyiz dışı sanıklar Necati ve Umut’un sahibi olduğu Hira Ahşap Mobilya Dekorasyon isimli işyeri tarafından mağdur şirkete verildiği anlaşılan, suça konu çek ile aynı bedelde olan bir çekin yazılı olduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkması bakımından, mağdur şirket ile sanıklar Necati ve Umut’un sahibi olduğu işyeri arasında cari hesabın bulunup bulunmadığı, cari hesap var ise buna ilişkin kayıtların mağdur şirketten sorularak dosyaya celbedilmesi, suça konu çekin mağdur şirkete hangi tarihte verildiğinin kesin tespit edilmesi, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/1998 tarih ve 6/ 8-69 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde borç, kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı da gözetilip, söz konusu çekin önceden doğan borç kapsamında verilip verilmediğinin saptanması, ayrıca suç tarihinin suça konu çekin mağdur şirkete verildiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak tarihin belirlenememesi durumunda keşide tarihinin suç tarihi olarak kabul edilebileceği, özel belgede sahtecilik suçu yönünden dava zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının tespiti bakımından suç tarihinin kesin olarak tespit edilmesi, tüm deliller toplandıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-son madde hükmü uygulanırken, hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, sanık hakkında menfaat miktarının 6.500,00 TL olması ve para cezasına 650 günden başlanması gerekirken; aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa 660 gün üzerinden başlanmak sureti ile fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.