Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/18293
Karar No: 2017/4410
Karar Tarihi: 03.04.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/18293 Esas 2017/4410 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2015/18293 E.  ,  2017/4410 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı ... yönünden reddine;diğer davalı AS Mühendislik... yönünden kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı...dislik... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı, davalı ..."ne ait Balgat Lojmanları 59 no"lu dairede oturduğunu, bu konutta oturduğu süre içinde lojmana ait kalorifer tesisatı ana dağıtım borularının yenilenmesine ihtiyaç duyulduğunu, tadilat işinin ise diğer davalı ....Ltd. Şti"ne ihale edildiğini, tadilatın tamamlanması üzerine deneme için tesisata su verildiğinde tadilat sırasında takılan yeni vananın patladığını ve kendisinin oturduğu evi su bastığını, olay neticesinde evinde büyük hasar meydana geldiğini, eşyalarının hasara uğradığını, bununla ilgili olarak tutanak düzenlendiğini, patlamanın tesisatçı montaj hatasından kaynaklandığını, evdeki eşyaların hasar görmesi nedeniyle maddi zarara uğradığını; ayrıca, olayın gece yarısı aile fertlerinin uyudukları sırada meydana gelmesi, eşyaların zarar görmesi, evden taşınmak zorunda kalmaları ve yeni eşya almaları nedeniyle de aile fertlerinin manevi olarak yıprandıklarını ileri sürerek; 14.670,00.TL maddi ve 15.000,00.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren bina sahibinin sorumluluğu gereğince davalı ... Müdürlüğünden, yüklenicinin sorumluluğu gereğince de yüklenici diğer davalı ....Ltd.Şti"nden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ... cevabında; açılan davanın yerinde olmadığını, Balgat Lojmanlarında kalorifer sistemi borularının eskimesi nedeniyle tesisatın yenilenmesi için diğer davalı ....Ltd.Şti ile sözleşme düzenlendiğini, davacının oturduğu lojmanı istenmesine rağmen boşaltmadığını ve tadilat sonrası tesisata su verildiğinde olay gecesi davaya konu edilen olayın meydana geldiğini, son olarak diğer davalı yüklenicinin davacıya 4.000,00.TL ödemeyi teklif ettiğini, ancak davacının bu teklife cevap vermediğini, davacının kendi kusuru ile zararının oluşmasına katkıda bulunduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin çok yüksek olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir. ./..
    Davalı ....İnş.San. ve Tic. Ltd. Şti cevabında; açılan davanın yerinde olmadığını, davalı idareye ait kalorifer sisteminin tadilat işinin kendileri tarafından yerine getirildiğini, istenmesine rağmen davacının oturduğu daireyi boşaltmadığını, patlamanın imalatçı firmanın ayıplı malzeme üretiminden kaynaklandığını, davacının kendi kusuru nedeniyle zarara uğradığını, taleplerinin yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; davalı ... yönünden açılan davanın idari yargı yolu bakımından görev nedeniyle reddine; davalı AS Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 8.009,49.TL maddi ve takdiren 5.000,00.TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18/10/2012 tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı ....İnş. San. ve Tic.Ltd.Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekili ile davalı ....İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-6098 sayılı yeni Türk Borçlar Yasası’nın 69’uncu ve önceki 818 sayılı Borçlar Yasası’nın 58’inci maddelerinde “Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikleri, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden” sorumlu ve bir kusurları söz konusu olmaksızın “doğan zararı gidermekle yükümlü” tutulmuşlardır. Bu sorumluluğa öğretide “kusursuz sorumluluk” veya daha geniş tanımıyla “kusura dayanmayan nesnel sebep sorumluluğu” denilmektedir. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi ) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.
    Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığının çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır.
    Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğunu ortadan kaldıran, bir başka deyişle, zarar ile yapımdaki bozukluk ve özen eksikliği arasında uygun “nedensellik bağı”nı kesen nedenler ise mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin kusuru olarak belirlenmiştir.
    Somut olayda;davacının oturduğu konutun lojman olarak tarafına davalı ... tarafından 18.11.2011 tarihinde tahsis edildiği,davacının ilgili konutta ikamet ettiği sırada lojmana ait kalorifer tesisatı ana bakım borularının yenilenmesi için tadilat işinin yapıldığı,bu tadilat işinin de davalı idare tarafından diğer davalı yüklenici olan ....Ltd.Şti"ne ihale edildiği,tadilatın bitmesi sonrasında deneme için tesisata su verildiğinde ise tadilat sırasında takılan yeni vananın patladığı ve davacının ikamet ettiği lojmanı su bastığı,bu olay neticesinde de davacıya ait eşyaların zarar gördüğü dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabittir.

    Mahkemece, her ne kadar, yapılan yargılama neticesinde davalılardan ... yönünden; davacı ile bu davalı arasındaki ilişkinin konut tahsisinden kaynaklandığı, kamu hukuku kuralları çerçevesinde çalışanlara kamu konutu tahsisi işleminin bir kiralama işlemi olmadığı, lojmana ait vana patlamasından kaynaklanan su basması nedeniyle lojmanda oturan davacının uğradığı zararın bu davalının hizmet kusuru esasına dayandığı ve kamu hizmetine özgülenmiş olan kamu konutlarının işletilmesi, bakımı ve onarımını yapmakla yükümlü bulunan davalı idarenin bu görevini yerine getirdiği sırada kişilere verdiği zararın tazmini istemi ile açılan davanın olayda kamu hizmetinin yönetimine ve hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğinin, hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğunun bulunmadığının saptanmasının idari yargı yerinin görevine girmesi nedeniyle, davalı ... aleyhine açılan davanın idari yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş ise de; Eti Maden İşletmelerinin Hukuki Statüsünü düzenleyen 5. maddesinde"" 1) Teşekkülün hukuki statüsü aşağıda belirtilmiştir.
    a) ...; tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir iktisadi devlet teşekkülüdür.
    b) Teşekkül; 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bu Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabidir.
    c) (Değişik:RG-26/2/2014-28925) Teşekkül; 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi değildir."" düzenlemesi yer almaktadır.
    Madde metni incelendiğinde de görüleceği üzere; davalı ... faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir iktisadi devlet teşekkülü olmakla, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu açık olup,bu davalı yönünden davanın idari yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    3-Bundan ayrı, Borçlar Kanunu"nun 49. maddesi(TBK"nun 58.md.) nde manevi tazminata ilişkin düzenleme yer almaktadır.
    Borçlar Kanunu’nun 49.maddesi (TBK.nun 58. md.) hükmüne göre manevi tazminata karar verilebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 24.maddesi hükmünde genel olarak açıklanan kişilik haklarına bir saldırı bulunması, hukuka aykırı fiil sonucunda kişilik haklarının zarar görmüş olması zorunludur. Malvarlığında bir zarar meydana gelmesi halinde de kişinin az veya çok üzüleceği ve manevi olarak acı çekeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, malvarlığı zararları bu madde kapsamına girmemektedir. Anılan madde hükmü ile yalnızca kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararların giderilmesi amaçlandığından malvarlığı zarara uğrayan kişi yararına Borçlar Kanununun 49.maddesi hükmüne göre manevi tazminata hükmedilmesi yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.
    Yukarıda ifade edilen madde metni incelendiğinde de görüleceği üzere; davacı yönünden manevi tazminat istem koşullarının eldeki dava bakımından oluşmadığı nazara alınarak, davacının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
    4-Yine, HMK"nun 266.maddesinde bilirkişilik müessesesi düzenlenmiştir. HMK"nun 266. maddesi hükmüne göre; Çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hâkimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukukî bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her hâlde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. .../....

    Mahkemece hükme esas alınan 17.01.2014 tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde; dosya kapsamında yer alan eksper Memduh Gözağaç tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda belirtilen 5.409,49.TL tutarındaki eşya bedellerinin uygun olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiş, ancak davacı ve davalı yüklenicinin zarar gördüğü iddia edilen eşya bedellerine ilişkin itirazlarının değerlendirilmediği, hasarlı eşyaların ekonomik ömrünün tamamlayıp tamamlamadıkları, olay sonrasında kullanılır durumda olup olmadıkları, yine her eşya için belirlenmesi gereken bedelin ne olacağı, eşyaların bakım ve onarım bedeli var ise bunların ne olduğu hususları tartışılıp değerlendirilmediği görülmüştür., Bu hali ile söz konusu bilirkişi raporunun da hükme esas alınamayacağı kuşkusuzdur.
    Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından adi yazılı belgeye dayalı ve davalı tarafça kabul görmeyen 1.000.TL"lik 2 aylık olduğu iddia edilen kira bedeli ile davacı tarafça herhangi bir belgeye dayalı olmayan 1.600.TL"lik taşıma masrafının da hüküm altına alınmış olması doğru görülmemiştir.
    Hal böyle olunca, mahkemece;yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle, davalı ..."nün hukuki statüsü gereği özel hukuk hükümlerine tabi olduğu ve eldeki dava yönünden adli yargının görevli olduğunun gözetilmesi, Borçlar Kanunu"nun 49. maddesi(TBK"nun 58.md.) uyarınca davacı yönünden eldeki davada manevi tazminat istem koşullarının oluşmadığının dikkate alınması,zarar gördüğü iddia edilen eşya bedellerinin belirlenmesi yönünden tarafların aşamalarda sundukları itirazlar da dikkate alınmak suretiyle hasarlı eşyaların ekonomik ömrünün tamamlayıp tamamlamadıkları, olay sonrasında kullanılır durumda olup olmadıkları,yine her eşya için belirlenmesi gereken bedelin ne olacağı,eşyaların bakım ve onarım bedeli var ise bunların ne olduğu hususunda Yargıtay ve taraf denetimine elverişli nitelik ve nicelikte alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması ve alınacak raporda yapılacak değerlendirme yönünden davacının adi yazılı belgeye dayalı 1.000TL"lik kira alacağı talebi ile herhangi bir belgeye dayalı olmayan 1.600 TL"lik taşınma masraf alacağı talepleri yönünden bu taleplerinin ispat edilemediği de dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ....İnş. San. ve Tic.Ltd.Şti vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ikinci ve dördüncü bentte açıklanan nednelerle davacı yararına 3. ve 4. bentte açıklanan nedenlerle davalı ....İnş. San. ve Tic.Ltd.Şti yararına hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere ,03.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi