13. Hukuk Dairesi 2019/478 E. , 2020/4043 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı RTK Jalonunun aynen iadesine yönelik talepten vazgeçildiği için davanın karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün davalı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davalı Asil ... geldi. Davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekil, davalının müvekkil şirketten GPS aletlerini ve diğer aksesuarlarını 10 gün için ödünç olarak istediğini, 4 adet GPS alıcısının teslim tesellüm tutanağı ile davalıya teslim edildiğini, ancak davalının anılan aletleri müvekkili olan davacı şirkete iade etmediğini ileri sürerek, 4 adet GPS aleti, 1 adet sehpa ve 1 adet RTK Jalonunun davalıdan alınarak müvekkil şirkete iadesine, aletlerin teslim edilmemesi, kullanılamaması ve kiraya verilememesi nedeniyle oluşan 10.000,00 TL"lik zararın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bunun mümkün olmaması halinde söz konusu aletlerin bedeli olan 95.966,00 TL"nin 10.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ve müvekkilinin uğramış olduğu 10.000,00 TL"nin yine 10.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, terditli olarak dava konusu edilen 4 adet GPS aletinin, 1 adet sehpa ve 1 adet RTK Jalonunun aynen iadesine yönelik talepten vazgeçildiği için bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dava konusu edilen aletlerin bedeli olan 95.966,00 TL ile aletleri kullanamamaktan doğan zarar olan 10.000,00 TL olmak üzere toplam 105.966,00 TL"nin dava tarihi olan 20/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davada, davalıya ödünç olarak verilen GPS aletleri ve diğer aksesuarların, davalı yanca kendisine iade edilmemesi nedeniyle oluşan zararını ve teslime konu aletlerin bedelini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu edilen aletlerin bedeli olan 95.966,00 TL ile aletleri kullanamamaktan doğan zarar olan 10.000,00 TL olmak üzere toplam 105.966,00 TL"nin dava tarihi olan 20/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda, 4 adet GPS aletlerinin davalıya 25.06.2009 tarihli tutanakla davalıya teslim edildiği sabit olup, davacı aletlerin bedelini istemekte haklı ise de, mahkemece, davacının uğramış olduğu zararın tazmini yönünden araştırma yapmadan alınan rapora göre zararın tazminine karar vermiştir. Mahkemece alınan raporda, davacının aletlerin teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zararını davacı yanca bu yönde bir delil sunulmamasına rağmen günlük kira bedeli üzerinden belirlemiştir.
Zararın ispatı esasen davacıya düşmekte ise de, hakim gerçek zararın miktarının ispat edilip edilemediğini gözeterek, ispat edilememişse bu zararı kendisi yasada belirtilen koşullarla tespit edecek; ardından da bu zararın giderilebilmesi için tazminat miktarını yine kanunda aranan usul ve esaslar çerçevesinde belirleyecektir.
Açıktır ki, hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamaz. Zarar miktarı tazminatın azami sınırını teşkil eder (Turgut Uyar, Açıklamalı-İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, Birinci Cilt, 1990 bası, s.549).
Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır.
Tazminat miktarının belirlenmesinde, zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan hareketle mahkemece, davacının gerçek zararının tam ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek bir açıklıkta saptanabilmesi için, tarafların iddia ve savunmaları ile ibraz ettikleri deliller dikkate alınarak, zararın niteliği, kapsamı ve miktarının, belirlenmesine yönelik; dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme nedeniyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.