Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/832
Karar No: 2017/510

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/832 Esas 2017/510 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık, belediye otobüsüyle orta refüjle bölünmüş üç yönlü ışıklı bir kavşakta, yeşil ışık yanarken karşı yönden gelen otomobil ile çarpışarak taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan yargılandı. Sanık, önceki mahkeme tarafından beraat ettirilmiş, ancak Yargıtay tarafından yapılan incelemede mahkemenin yetersiz bulunması üzerine günah tanık beyanı alınmadan direnme hükmü verilmesi isabetsizliği kararlaştırılmıştır. Bu karar, 1412 sayılı CMUK'un 326 maddesi uyarınca uygulanmaktadır ve sanığa, bozma kararında yer alan ve aleyhinde sonuç doğurabilecek hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve delillerini sunma hakkı verilmelidir. Savunma hakkının sınırlanması, mutlak bozma nedenidir ve önceki hüküm beraat bile olsa, sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilemez.# 1412 sayılı CMUK'un 326 ve 308/8 maddeleri uygun gelen kanun maddeleridir.
Ceza Genel Kurulu         2017/832 E.  ,  2017/510 K.

    "İçtihat Metni"



    Mahkemesi :Asliye Ceza

    Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ..."ın beraatine ilişkin Sincan 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.07.2013 gün ve 224-476 sayılı hükmün, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 25.09.2014 gün ve 28299-18776 sayı ile;
    “...Olay tarihinde, belediye otobüs şoförü olan sanığın, orta refüjle bölünmüş üç yönlü ışıklı kavşakta, refüj aralığından, sola dönerek karşıya geçmek istediği sırada, karşı yönden gelen katılanın idaresindeki otomobil ile kavşak alanında çarpıştığı ve otomobil içindeki iki kişinin hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (6.) derecede kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda; her iki tarafın da kendilerine yeşil ışık yanarken geçtiklerini iddia etmiş olması ve mahkemece hangi araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaptığı belirlenememiş olması karşısında; olay yerinin ışıksız kavşak olarak değerlendirilmesi gerektiği ve dosya içerisindeki krokiler dikkate alındığında; refüj aralığından sola dönmek isteyen otobüs sürücüsü sanığın, karşı yönden gelen katılan ... Karaaslan’ın idaresindeki aracı beklemesi gerektiği, geçiş önceliği bulunan katılanın aracına geçiş önceliği vermeden kavşağa girmesi nedeniyle asli kusurlu, katılan ... Karaaslan’ın ise kavşaklara girerken hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık ...’ın hukuki durumunun bu yönde takdir ve tayini gerekirken oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraat hükmü kurulması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesi ise 05.03.2015 gün ve 929-148 sayı ile ilk hükümde direnmiştir.
    Bu hükmün de katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2017 gün ve 190045 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle dosya 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik CMK"nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince 11.05.2017 gün ve 2186-3903 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan beraat hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme, sanık hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kurulan beraat hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; birden fazla kişinin yaralanması ile sonuçlanan olayda sanığın kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan direnme hükmü verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Yerel mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılamada, sanık ve müdafii ile katılanlar ve vekiline bozma ilamı ve duruşma günü davetiyesinin çıkarıldığı, sanığa çıkarılan tebligatın iade edilmesi üzerine başkaca herhangi bir araştırma ve tebligat yapılmadan yokluğunda yargılamaya devam edilerek sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan, müdafiin dinlenilmesiyle yetinilip önceki hükümde direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    1412 sayılı CMUK"nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup müdafiin dinlenilmesi ile de yetinilemez. Aynı kurala 5271 sayılı CMK"nun 307/2. maddesinde de yer verilmiş olup anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.
    Bu zorunluluk beraat hükmünde direnilmesi halinde de geçerlidir. Zira Ceza Genel Kurulunca yapılacak inceleme sonucunda Özel Dairenin aleyhe bozması isabetli bulunup yerel mahkeme hükmünün bozulması mümkündür. 1412 sayılı CMUK"nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/3. maddesi uyarınca ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymak mecburidir. Bu durumda sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyeceği sorulmadan beraat hükmünde direnilebileceğinin kabulü savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurabilecektir. Savunma hakkı sanığın en önemli hakkı olup bu hakkın sınırlanması 1412 sayılı CMUK"nun 308/8. maddesi uyarınca mutlak bozma nedenidir. Nitekim Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamaları da ısrar edilen önceki hüküm beraat dahi olsa sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilemeyeceği yönündedir.
    Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 gün ve 929-148 sayılı direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi