Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/546
Karar No: 2017/509

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/546 Esas 2017/509 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Ceza Genel Kurulu tarafından verilen karar, taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olan sanığın beraatine ilişkin verilen hükmün, yapılan temyiz başvurusu sonucu isabetsizliklerinden bozulması ve yerel mahkeme tarafından yapılan direnme kararının aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek verilmesi sebebiyle bozulması şeklinde olmuştur. 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesi gereği hükmün aleyhe bozulması halinde sanığın bozmaya karşı diyeceğinin sorulması ve kendisine savunma hakkı tanınması gerektiği belirtilmiştir. 5271 sayılı CMK'nun 307/2. maddesi de bu konuda benzer hükümler içermektedir. Savunma hakkının sınırlanması durumunda ise mutlak bozma nedeni olacağı ifade edilmiştir. Aynı zamanda Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamalarının da ısrar edilen önceki hüküm beraat dahi olsa sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilemeyeceği yönünde olduğuna vurgu yapılmıştır. Kanun maddeleri
Ceza Genel Kurulu         2017/546 E.  ,  2017/509 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza

    Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ..."nın beraatine ilişkin Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 11.03.2014 gün ve 693-205 sayılı hükmün, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 24.06.2015 gün ve 20253-11790 sayı ile;
    “...Gündüz vakti, idaresindeki kamyonet ile, meskun mahalde, demir parmaklıklarla bölünmüş, tek yönlü, iki şeritli düz caddede sol şeritte seyir halinde olan sanığın, seyir şeridi üzerinde 9 yaşındaki mağdur küçük yayaya beyanına göre aracının sol ön kısmıyla çarparak temporolde çökme kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek ve hayati tehlikeye sokacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olaydan üç gün sonra kendine geldiğinde ifadesi alınan mağdur küçüğün orta refüjdeki demir parmaklıklara yakın şekilde yola paralel olarak yürüdüğünü ifade ettiği, yine aynı gün dinlenen ..."in de mağdur küçükle benzer şekilde beyanda bulunduğu, olay yerinin yaklaşık 20 metre gerisindeki kavşak başında levha ile belirgin ve butonla kontrol edilen ışıklı yaya geçidinin de bulunduğu, her ne kadar sanık aşamalarda seyir yönüne göre sağda park halindeki aracın önünden yayanın aniden kaplamaya girdiğini beyan etmiş ise de, savunma dışında bir tespitin bulunmadığı, sanığın ifadesinin olaydan ancak üç gün sonra alınabildiği ve olay yeri tespitinin de 3 gün sonra yapıldığı, sanığın, çarpma noktasının yaklaşık 20 metre öncesinde ışık butonlu ve levha ile de belirgin yaya geçidi bulunan meskun mahaldeki yolda, yaya geçidine yakın bir bölgeden her an bir yayanın yola gireceğini öngörerek dikkatli ve teyakkuz halinde seyrini sürdürmesi gerekirken, kaplama üzerinde yürüyen yayaya aracının ön kısmıyla tali kusurlu şekilde çarptığı ve sanığın tali kusurlu olduğu anlaşılan olayda, oluş ve dosya kapsamına uygun düşmeyen ve sadece sanığın katılımı ile yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek, sanığın mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde hüküm tesisi..." isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi ise 24.12.2015 gün ve 1097-1747 sayı ile ilk hükümde direnmiştir.
    Bu hükmün de katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2016 gün ve 202647 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 gün ve 1052-958 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince 13.03.2017 gün ve 91-1884 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; bir kişinin yaralanması ile sonuçlanan olayda sanığın kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan direnme kararı verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Yerel mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılamada, sanık ve müdafii ile katılanlar vekiline bozma ilamı ve duruşma gününün tebliğ edildiği, sanığın tebliğe rağmen duruşmaya gelmemesi üzerine yokluğunda yargılamaya devam edilerek sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan, müdafiin dinlenilmesiyle yetinilip önceki hükümde direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    1412 sayılı CMUK"nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup müdafiin dinlenilmesi ile de yetinilemez. Aynı kurala 5271 sayılı CMK"nun 307/2. maddesinde de yer verilmiş olup anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.
    Bu zorunluluk beraat hükmünde direnilmesi halinde de geçerlidir. Zira Ceza Genel Kurulunca yapılacak inceleme sonucunda Özel Dairenin aleyhe bozması isabetli bulunup yerel mahkeme hükmünün bozulması mümkündür. 1412 sayılı CMUK"nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/3. maddesi uyarınca ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymak mecburidir. Bu durumda sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyeceği sorulmadan beraat hükmünde direnilebileceğinin kabulü savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurabilecektir. Savunma hakkı sanığın en önemli hakkı olup bu hakkın sınırlanması 1412 sayılı CMUK"nun 308/8. maddesi uyarınca mutlak bozma nedenidir. Nitekim Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamaları da ısrar edilen önceki hüküm beraat dahi olsa sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilemeyeceği yönündedir.
    Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 gün ve 1097-1747 sayılı direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi