17. Hukuk Dairesi 2016/7593 E. , 2018/11919 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; merhum ... "ın Ümraniye Vergi Dairesi Müdürlüğüne 12/06/2015 tarihi itibari ile 920.343,00-TL vergi borcu bulunduğunu, vergi mükellefinin borcunu tahsil aşaması sırasında ... ilçesindeki 2 taşınmazını 2013 yılında kardeşi ..."ya sattığının öğrenildiğini, kardeşe yapılan satışın muvazaalı ve alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığını, vergi mükellefi Kerim"in haziran 2014 tarihinde vefat ettiği için eşi ... ve kızı ..."ın davalı gösterildiğini, 6183 sayılı AATUHK gereğince satışın alacaklıdan mal kaçırma amaçlı muvazaalı satışın iptali ve eski hale iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu borcun mirasçılar tarafından vergi dairesine ödendiğini, davacı taraf yeterli araştırmayı yapmadan ve murisin pek çok mal varlığı bulunmasına rağmen bu davayı açtığını, halbuki murisin ... ayrı taşınmazda 1/2 şer hissesi, ... ilçesinde taşınmazı bulunduğunu, davanın açılmasına davacı tarafın kendisi sebebiyet verdiğinden yargılama masrafların davacı üzerine bırakılmasını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre;Ödeme nedeni ile konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
HMK"nun 331.maddesine göre davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderine takdir ve hükmeder. Somut olayda mahkemece; dava dilekçesine davacı tarafından aciz vesikası veya hacizli malların bulunamadığına ilişkin kayıtların eklenmediği gibi davalı tarafından sunulan tapu kayıtlarına göre murisin sair taşınmazları bulunduğu, dolayısıyla takip konusu borç için haciz kabiliyetinin devam ettiğinin anlaşılması ile dava sebebinde davalıların kusuru bulunmadığı gerekçesiyle yargılama masrafı ve vekalet ücretinden davacı taraf sorumlu tutulmuşsa da; yapılan araştırma yeterli görülmemiştir.
6183 sayılı yasadan kaynaklanan tasarrufun iptali davalarının amacı amme borçlusunun bu Kanunun 27, 28, 29 ve 30.maddelerinde yazılı tasarruf ve muamelelerinin iptali ile alacaklının alacağının tahsilini sağlamaktır. Yasanın 25.maddesinde bu tür davaların borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendisine ödeme yapılan kimselerle bunların mirasçılarına veya kötüniyetli diğer kişilere karşı açılacağı hüküm altına alınmıştır. 31.maddede 27, 28, 29 ve 30.maddelerde sözü edilen tasarruf ve muamelelerden faydalananlar elde ettiklerini elden çıkarmışlarsa elden çıkardıkları değer nispetinde tazminatla sorumlu tutulurlar. Bu davalarda Hazine için aciz vesikası ibraz etme zorunluluğu bulunmamakla birlikte, mevcut malların borca yetersizliğinin anlaşılması gerekir. Ne var ki davalı borçlu mirasçıları olan Şehnaz ve ... ’a ait ... ’de 2 adet taşınmaz mevcut olup bu taşınmazların değerinin davacının alacağını karşılayıp karşılayamayacağı anlaşılamamaktadır.
O halde mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre dava konusu 18/12/2013 tarihli tasarrufun yapılış tarihine kadar doğmuş vergi alacağının bilirkişi marifetiyle belirlenip, davacının tasarruf tarihine kadar olan vergi alacağı tespit edildikten sonra davalı borçlu mirasçılara ait olan taşınmazların değerinin davacının alacağını karşılayıp karşılamayacağı konusunda bilirkişi
raporu alınarak; sonucuna göre; tarafların haklılık durumları değerlendirilip, yargılama giderinin haksız olan tarafa İİK.nun 281. maddesi uyarınca yükletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Kabule göre de, 6183 sayılı Yasadan kaynaklanan davalarda hükmedilecek avukatlık ücreti maktu ücreti vekalet olduğu gözetilmeksizin davacı aleyhine nisbi ücreti vekalete hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.