10. Hukuk Dairesi 2016/11043 E. , 2018/8378 K.
"İçtihat Metni".....
Dava, davacının yurtdışıda (......) geçen hizmetlerinin geçerli olduğunun, aylığın kesilme tarihi itibariyle yeniden bağlanması gerektiğinin ve Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
....... ülkesinde iş üstlenen dava dışı adi ortaklık nezdinde 29.03.1983 - 25.09.1991 tarihleri arasında çalıştığını belirten ...... Başkonsolosluğunun 22.09.1991 tarihli yurt dışı hizmet belgesine istinaden anılan dönemdeki hizmetlerinin 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanılması ve davacının borçlanma tutarını ödedikten sonra, tahsis talep etmesi ile 01.01.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, ne var ki, Kurumca yapılan inceleme neticesinde, anılan yurt dışı hizmet belgesinin sahte içerikli olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle Kurumca 2013 yılında gerçekleştirilen işlemle, davacıya bahse konu 29.03.1983 - 25.09.1991 tarihleri arasındaki hizmetleri ile bağlanan yaşlılık aylığının iptal edilmesi üzerine, 18.01.2012 - 18.01.2013 tarihleri arasında davacıya ödenen aylıkların borç tahakkuku üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, yurtdışında (........) geçen hizmetlerinin geçerli olduğunun, aylığın kesilme tarihi itibariyle yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini istemiş, yapılan yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
01.09.1985 tarihinde yürürlüğe giren ......3.maddesine göre akit taraflardan birinin ülkesinde iş üstlenen, diğer taraf kuruluş veya şirketlerinde çalışan daimi işçiler sosyal sigortaya tabi olup, bunların sağlık ve sosyal hizmetlerine ilişkin primleri işin yapıldığı ülkenin mevzuatınca ödenir. Sözleşmenin 4.maddesine göre ...... işveren yanında ............ geçen hizmetler uzun vadeli sigorta kolları bakımından işçinin tabiiyetini taşıdığı "ana ülke" mevzuatına tabi olup işveren sigorta primleri (işçi - işveren payları) ile maktu yardımlarını ana ülkedeki ilgili kuruluşa transfer etmekle yükümlüdür. Sözleşmenin 6. maddesine göre bu sözleşmenin kapsamına giren daimi sigortalı işçiler ve bunların hak sahibi aile fertleri sosyal sigorta kapsamına giren her türlü aylıkları ve maktu yardımlarla ilgili haklarından dolayı müracaatlarını, esas ülkedeki..........yaparlar. Yine aynı sözleşmesinin 5. maddesine göre ise, akit taraflardan birindeki kuruluş veya şirketlerde çalışan devamlı olmayan işçiler, sosyal sigortaya tabi olup, bunların sosyal sigorta primlerinin emeklilik primleri de dahil tümü işin yapıldığı ülkenin mevzuatı gereğince kesilir. Bu işçiler, işin yapıldığı ülkedeki mevzuatın tanıdığı bütün sigorta haklarından yararlanırlar. İşçi, çalıştığı ülkeden kesin olarak ayrılması veya ölümü halinde, bu haklarını kendi ülkesine transfer etme hakkına haizdir. 01.09.1985 tarihinde yürürlüğe giren.......Anlaşmanın 2, 3, 5/b, 13 ve 14. maddelerinde de aynı hususlar tekrarlanarak ..... işveren yanında ..... çalışan işçilerin sağlık, sosyal hizmet, iş kazası, hastalık ve doğum nedeniyle Libya mevzuatına, uzun vadeli sigorta kollarında ise "ana ülke" mevzuatına tabi olacakları ancak daimi olmayan işçilerin ise tüm sigorta primleri çalışılan ülke mevzuatına tabi olup sözleşmede belirtilen şartlar dairesinde isterlerse ana ülkeye transfer edebilme haklarının bulunduğu ifade edilmiştir.
Açıklanan sosyal güvenlik sözleşmesi hükümleri çerçevesinde, somut olayda; davacının 1983 - 1991 döneminde....... geçen çalışmalarının, ancak,........ Kurumuna primi ödenmesi halinde sosyal güvenlik bakımından değerlendirilebileceği, başka bir deyişle, yaşlılık aylığı bağlanması esnasında nazara alınabileceği gözetilerek, anılan dönem bakımından davacı çalışmalarının primlerinin........ ödenip ödenmediği araştırıldıktan sonra, çalışmaların yabancı işveren nezdinde geçmesi halinde bu dönemdeki hizmet süresini 3201 sayılı Yasa’ya göre borçlanma hakkı olduğu dikkate alınarak, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Diğer taraftan, davacının ....... işveren nezdinde hizmet akdine tabi çalıştığını iddia etmesi halinde ise, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Yasa"nın 79. maddesi hükmü olması, gerekeceği dikkate alınmalıdır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re"sen araştırma yapılarak, kanıt toplanabileceği de, göz önünde bulundurulmalı ve davacının fiili çalışmasının varlığı irdelenmelidir. Davacı hakkında soruşturma olup olmadığı veya dava açılıp açılmadığının sorularak varsa ceza dosyası getirtilip incelenmeli, emniyet vs. kayıtları ile yurtdışına giriş-çıkışının bulunup-bulunmadığı araştırılmalı, özellikle ..... çalışma belgesi celp edilerek tercümesi yaptırılmalı, ayrıca ......... veya mümkünse.........davacıya ait yurt dışı hizmet belgesine dayanak olan bilgi ve belgeler istenmeli, pasaport kayıtları irdelenmeli ve ..... kurulu bulunan işyerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalışan ve çalışması kayıtlara geçmiş olan sigortalılar resen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalıdır.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.......