12. Ceza Dairesi 2017/12238 E. , 2018/6151 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm : CMK"nın 223/4-d maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanık hakkındaki ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yürütülen bir suç soruşturması veya kovuşturması dolayısıyla telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri CMK"nın 135. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde uyarınca; suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, suç tarihi itibariyle hakim veya gecikmesinde sakınca olan halde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Aynı maddenin 8. fıkrasında, dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak, bu fıkrada katalog şeklinde sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabileceği belirtilmiş, 9. fıkrada ise, maddede belirtilen usuller dışında hiç kimsenin, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemeyeceği ve kayda alamayacağı hükme bağlanmıştır.
Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek şekildeki “tesadüfen elde edilen deliller” CMK"nın 135/8. madde ve fıkrasında düzenlenen katalog kapsamındaki suçlara ilişkin ise, soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılabilmektedir. Buna karşın CMK"nın 138/2. madde ve fıkrasının açıklığı karşısında katalog kapsamında yer almayan suçlara ilişkin kayıtların delil olarak kullanılması mümkün değildir. Kanunda, kişiler arasında telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi yalnızca belirli ağırlıktaki suç tipleri bakımından meşru kabul edilmiş, bunlar dışındaki suçlar yönünden ise özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin korunmasına ilişkin yarar üstün tutulmuştur.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre, sanık ..."in, CMK"nın 135/8. madde ve fıkrasında sayılan başka bir suç nedeniyle yürütülmekte olan adli soruşturma kapsamında alınan karar uyarınca iletişiminin tespiti sırasında, Tunceli İl Nüfus Müdürlüğünde veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan tanık Filiz"i arayıp, ondan 09.05.2013 ve 21.05.2013 tarihlerinde, mağdurlar ... ve Nurettin"in T.C. kimlik numaralarını temin etmek suretiyle TCK"nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanık hakkında alınan iletişimin denetlenmesi kararı, CMK"nın 135/8. madde ve fıkrasındaki katalog suçlardan olan ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin olup, iddianameye konu edilen telefon görüşmeleri tesadüfen elde edilen delil niteliğinde ise de, sanığa isnat edilen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, CMK"nın 135/8. madde ve fıkrasında belirtilen katalog suçlardan olmadığından, aynı Kanun"un 138/2. madde ve fıkrası gereğince iletişim tespit tutanaklarının bu suçun delili olarak kullanılamayacağı, iletişimin tespit tutanaklarına istinaden alınan ikrar da kanunda gösterilen hukuka uygun yöntemlerle tespit edilmediğinden suçun sübutunda delil olarak kullanılamayacağı gözetilerek, sanığın mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamasından dolayı sanık hakkında CMK"nın 223/2-e madde, fıkra ve bendi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, “...dosya kapsamı incelendiğinde sanığın açmış olduğu hukuk davasında kendisine gerekli olan TC Kimlik numaralarını hukuki yollardan öğrenmek yerine daha kısa olarak gördüğü bir yol izleyerek, hakkında soruşturma izni verilmeyen Filiz"i arayarak talep ettiği ve öğrendiği, sanık ikrarı ve dosya kapsamından anlaşıldı. Sanığın üzerine atılı suçu işlediği mahkememizce sabit görülse de, sanığın hukuki yollardan da TC Kimlik Numaralarını öğrenebilecek olması bu nedenle fiilinin haksızlık içeriğinin azlığı nedeniyle...” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak sanık hakkında CMK"nın 223/4-d madde, fıkra ve bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.