Abaküs Yazılım
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/3545
Karar No: 2020/802

Yağma - kişiyi hürriyetinden yoksun kılma - Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2017/3545 Esas 2020/802 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanıkların mağduru silah zoruyla kendi araçlarına alıp, yol boyunca darp edip çevre yolunun yukarısında bulunan boş bir alana getirerek hürriyetinden yoksun bıraktıkları, mağdurun cep telefonunu alıp sim kartını çıkarttıkları ve araçtan indirerek kaçtıkları ve sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve yağma suçlarını işledikleri belirlendi. Mahkeme, sanıkların ayrı ayrı 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Ancak hükmün bir kısmı bozuldu. Sanık hakkında TCK'nin 109/2, 109/3-a-b maddeleri uyarınca hüküm verilen 4 yıl 12 ay hapis cezasından, TCK'nin 62. maddesi ile indirim yapılırken sonuç cezanın 4 yıl 2 ay yerine, 3 yıl 14 ay noksan cezaya hükmedilmesi ve TCK'nin 53. maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Kanun maddeleri ise şöyle: TCK 109/2-a, TCK 109/3-son, TCK 62, TCK 53, TCK 42, TCK 150.
6. Ceza Dairesi         2017/3545 E.  ,  2020/802 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
    HÜKÜM : Eylemin bir bütün olarak TCK 42 anlamında birleşik suç uyarınca TCK 150 delaletiyle tehdit ve yaralama suçlarının hürriyeti tahdit suçunun unsuru olarak kabulü ile 5237 sayılı TCK"nin 109/2-a, 109/3-son, 62, 53. maddeleri gereğince sanıkların ayrı ayrı 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair

    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2014 - 19/11/2017 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
    Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    I- Sanık ... ile sanıklar ... ve ...’nın babaları ...’nın mağdur ...’dan ayrı ayrı alacakları oldukları, olay günü sanıklar ..., ..., ...’nın aracına binmek üzere olan mağduru silah zoruyla kendi araçlarına alıp, yol boyunca mağduru darp edip çevre yolunun yukarısında bulunan boş bir alana getirip araçtan indirdikleri, bu sırada cep telefonu ile eşine mesaj atmak isteyen mağduru fark eden sanık ...’in mağdurun cep telefonunu alıp sim kartını çıkartıktan sonra otomobilin içine attığı, sanıklar ... ve ...’ın mağdurun aracının anahtarını da alarak olay mahallinden ayrıldıkları, sanık ...’in silahını mağdura doğrultup ileri git dediği, sanıkla konuşmaya başlayan mağdurun ormanlık alana doğru atlayıp kaçmayı başardığı olayda;
    Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından birinin, diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olmaması, 5237 sayılı TCK’nin hazırlanmasında esas alınan "Kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza vardır" ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar hakkında mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yanı sıra 5237 sayılı TCK’nin 150/1. maddesi yollamasıyla hukuki
    alacağın tahsil amacıyla etkili eylem ve tehdit suçlarından uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi;
    II- Uygulamaya göre de;
    Sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nin 109/2, 109/3-a-b maddeleri uyarınca hükmolunan 4 yıl 12 ay hapis cezasından, aynı kanunun 62. maddesi ile indirim yapılırken sonuç cezanın 4 yıl 2 ay yerine, 3 yıl 14 ay noksan cezaya hükmedilmesi,
    III) TCK"nin 53. maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
    Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK"un 326/son maddesi gereği sanıkların hürriyeti tahdit suçu yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 24.02.2020 günü oy birliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi