16. Hukuk Dairesi 2015/12992 E. , 2017/9035 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda,....Mahallesi çalışma alanında bulunan 834 ada 7, 837 ada 9, 838 ada 6 ve 9, 839 ada 5, 841 ada 6, 845 ada 10 ve 863 ada 22 parsel sayılı sırasıyla 3.413.33, 77.72, 225.70, 209.12, 1.492.52, 1.514.54, 9.670.71 ve 2.857,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve taksime dayanılarak ... ve.... adına müştereken tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazlarda, davalıların murisi....’na ait 1/2 hissenin kendi murisleri ... tarafından 1968 yılında senetle satın alındığını ve taşınmazların, zilyetliğinin o tarihten beridir kendilerinde bulunduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalılar ... ve ... yönünden davanın kabul beyanı nedeniyle kabulüne; dava konusu taşınmazların adı geçen davalıların hisselerine ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline, diğer davalılar yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlardaki davalıların murisi....’na ait hissenin davacıların murisi tarafından satın alındığının ispatlanamadığı gerekçesiyle temyize konu paylar yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlardan 838 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı dosya arasında bulunmakla birlikte, tespit tutanağı ve varsa dayanakları dosyaya konulmamıştır. Ayrıca, davacı taraf 09.09.1968 tarihli "yer satış senedi" başlıklı belgeye ve aynı tarihte noterde düzenlenen umumi vekaletnameye dayandığı halde, mahkemece senette imzaları bulunan tanıklar ve köy muhtarının, ayrıca vekaletnamede ismi bulunan vekil ile tanıkların sağ olup olmadıkları araştırılmamış, adı geçen şahısların tanık sıfatıyla beyanları alınmamış, tespit bilirkişileri dinlenilmemiş, tek mahalli bilirkişinin maddi olaylara dayanmayan soyut ifadeleriyle yetinilmiştir. Böylesine eksik ve yetersiz bir incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca, öncelikle, dava konusu 838 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı ve varsa dayanakları dosya arasına konulmalı, davacı tarafın dayandığı 09.09.1968 tarihli "yer satış senedi" başlıklı belgede imzaları bulunan tanıklar ve köy muhtarı ile aynı gün noterde düzenlenen umumi vekaletnamede imzaları bulunan vekil ve tanıkların sağ olup olmadıkları araştırılmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, satış senedi ve umumi vekaletnamede imzaları bulunan muhtar,
vekil ve senet tanıkları ile davada yararı bulunmayan, tarafsız ve elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ve uzman fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazların ne zamandan beri, hangi hukuksal nedene dayalı olarak kim tarafından kullanıldığı, davacı tarafın dayandığı satış senedi ve umumi vekaletnamenin çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, çekişmeli taşınmazın zilyetliğinin davacı tarafa devredilip devredilmediği hususlarında senet tanıkları, muhtar, vekil, yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ile taraf tanıklarından ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı somut bilgiler alınmalı, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılarak bu çelişki giderilmeye çalışılmalı; fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine,
18.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.