16. Hukuk Dairesi 2015/11478 E. , 2017/9030 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle "murisin terekesinin usulünce taksim edilip edilmediğinin araştırılması, bu kapsamda mahallinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tüm taraf tanıklarının taksim hususunda etraflıca dinlenilmesi, yapılacak değerlendirme sırasında taksim ve satışa davalı taraf dayandığına göre ispat külfetinin davalıda olduğunun, taşınmazın belli bir bölümünün bir mirasçı ya da bayii tarafından kullanılmasının taksime karine teşkil etmeyeceğinin, mirasçılık ilişkisi devam ettiği sürece zilyetliğin hukuki sonuç doğurmayacağının ve taksim kanıtlanamadığı takdirde iştirak halinde mülkiyette mirasçı olmayan üçüncü bir şahsa pay satışının mümkün bulunmadığının göz önünde bulundurulması, ayrıca mirasçılar arasındaki pay temliklerinin yöntemince araştırılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 398 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile muris Mehmet Geçili mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kök muristen kaldığı sabit olan çekişmeli taşınmazın mirasçılar arasında geçerli şekilde taksim edildiği ispatlanamamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ne var ki, davalı taraf yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı beyanlarında, mirasçılar ....’ye ait miras hisselerine ilişkin pay temlikleri bulunduğunu ileri sürmüş ve yapılan pay temliklerini gösterir bir takım satış senetlerini dosyaya sunmuştur. Öte yandan, Mahkemece hükmüne uyulmasına karar verilen Dairemizin önceki bozma kararında, mirasçılar arasında taksim yapıldığının kanıtlanamaması halinde iştirak halinde mülkiyette 3. şahsa pay temlikinin herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, mirasçılar arasında yapılan pay temliklerinin ise yöntemine uygun şekilde araştırılıp incelenmesi gerektiği belirtildiği halde, mahkemece, pay temliklerine ve sunulan satış senetlerine ilişkin olarak bozma ilamı çerçevesinde araştırma yapılmamış, mahalli bilirkişi ve tanıkların pay temlikleri hususundaki yetersiz beyanlarına dayanılarak karar verilmiştir. Böylesine eksik ve yetersiz bir incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca, öncelikle sunulan satış senetlerinde imzaları bulunan senet tanıklarının sağ olup olmadıkları araştırılmalı, sağ olmaları halinde senet tanıkları ile önceki keşifte görev yapan mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları yöntemine uygun şekilde çağrılarak pay temlikleri hususundaki maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgileri alınmalı, söz konusu pay temliklerinin mirasçılar arasında mı yoksa mirasçılar ile üçüncü kişiler arasında mı olduğu tam ve kesin olarak saptanmalı, yapılacak değerlendirme sırasında verasete iştirakte mirasçılar arasındaki pay temliklerinin geçerli olacağı, buna karşılık mirasçılardan bir ya da birkaçı ile terekeye göre üçüncü kişi konumundaki kişiler arasında yapılan pay temliklerinin ise herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı dikkate alınmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.