
Esas No: 2014/21299
Karar No: 2015/8840
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2014/21299 Esas 2015/8840 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması ve Aile Konutu Şerhi Konulması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından ipoteklerin kaldırılması talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın "aile konutu" olduğu hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. Taşınmaz üzerinde hak sahibi (koca) tarafından, Türk Medeni Kanunu"nun 194/1. maddesi gereğince davacı eşin açık rızası alınmadan, davalı ... lehine 25.11.2004 ve 09.04.2008 tarihlerinde ipotek tesis ettirildiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalı banka davacının kötüniyetli olduğunu, uzun zamandır bir talebi bulunmadığı halde taşınmazın icra yoluyla satışı aşamasına gelince, bu davayı açtığını, ipotek işlemi yapılırken davalı ..."nin nerede oturduğunu araştırma yükümlülüklerinin olmadığını ileri sürmüştür. Davalı banka ticaret şirketi olup, tacirdir. Her tacir ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli hareket etmekle yükümlüdür (e. TTK. m. 20/2, 6102 s. TTK m. 18/2). Bu yükümlülüğü alacağına teminat olarak gösterilen taşınmazın hukuki ve fiili durumunu bilmeyi de gerektirir. Başka bir ifade ile, taşınmazın tapu kütüğüne aile konutu olduğuna dair şerh bulunmasa bile, taşınmazın "aile konutu" ve kendisiyle akdi ilişkiye giren şahsın da evli olduğunu davalı banka bilebilecek durumdadır. Bu özeni göstermemiş ise, iyiniyet iddiasında bulunamaz (TMK.m.3/2) Vakıa ve karinelerden iyiniyet iddiasında bulunamayacak durumu belirmiş olanın kötüniyetli olduğunun diğer tarafça ispat edilmesine de lüzum yoktur. Davacının dava hakkını dürüstlük kuralına aykırı olarak kullandığını kabule yeterli bir delil ve sebep de bulunmamaktadır. Gerçekleşen bu hukuki duruma göre davacının açık rızası alınmadan tesis edilen ipotek sebebiyle davalı bankanın kazanımı korunamaz. O halde isteğin kabulü ile ipoteklerin iptaline karar verilmesi gerekirken, davalı bankanın kötüniyetinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29.04.2015(Çrş.)