3. Hukuk Dairesi 2016/15588 E. , 2017/3839 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı ile ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2014/479 esas, 2014/509 karar sayılı ilamı ile anlaşmalı boşandıklarını, müşterek çocuk Cemre Hazar"ın velayetinin davacı anneye verildiğini, söz konusu karar ile küçüğe iştirak nafakası takdir edilmediğini ancak aradan geçen sürede müşterek çocuğun ihtiyaçlarının artığını ve bu giderleri karşılamakta zorlandığını belirterek, müşterek çocuk için aylık 500,00 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, talep dilen nafakayı ödeme gücü olmadığını, çocuğu için ancak aylık 150 TL nafaka verebileceğini belirtmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, müşterek çocuk Cemre için dava tarihinden itibaren aylık 200.-TL katılım nafakasının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava iştirak nafakası istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu"nun 327/1.maddesinde; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı yasanın 328/1. maddesi hükmü gereğince ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.( TMK. nun 329/1. maddesi)
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur. ( TMK. nun 330/1. maddesi)
TMK."nun 331. maddesine göre; durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler.
Somut olayda; tarafların ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2014/479 esas, 2014/509 karar sayılı ve 26.11.2014 tarihinde kesinleşen ilamı ile boşandıkları, tarafların anlaşmaları doğrultusunda bu karar ile müşterek çocuk Cemre Hazar için iştirak nafakası takdir edilmediği, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile sosyal ekonomik durum araştırmasına göre, davacı annenin ev hanımı olduğu, davalı babanın günlük yevmiyeli olarak ağaç kesim işinde çalıştığı, aylık ortalama 1.000 TL geliri olduğu, yeniden evlendiği, müşterek çocuk Cemre Hazar"ın 2012 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun ihtiyaçları nazara alındığında, takdir edilen nafaka miktarı biraz az olup, Türk Medeni Kanunu"nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun görülmemiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; çocukların ihtiyaçlarının karşılanması için nafaka yükümlüsü babanın geliriyle orantılı şekilde, hakkaniyet ilkesi de gözetilerek, biraz daha fazla miktara hükmetmek olmalıdır.
Bunun yanında kabule göre de, mahkemece, tensip ara kararıyla hükmedilen aylık 300,00 TL tedbir nafakası ile, hükümde takdir edilen 200 TL iştirak nafakasının, tahsilde tekerrür oluşturacak şekilde her iki nafakanın da dava tarihinden itibaren hükmedilmiş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.03.2017 günü oybirliğiyle karar verildi.