Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/17581
Karar No: 2017/3828
Karar Tarihi: 27.03.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/17581 Esas 2017/3828 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2015/17581 E.  ,  2017/3828 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı, davalının, babasından kalan, 3 saatlik sulama suyu hissesinden 1 saatlik kısmını tüm mirasçılar adına 22.08.2000 tarihli sözleşme ile 950 TL bedelle kendisine sattığını ve zilyetliğini de devrettiğini, sözleşme gereği davacıya 950 TL ödediğini, bu suyu 2012 yılı kadar fiilen kullandığını, daha sonra davalının annesinin (diğer mirasçısı sıfatı ile) kendisine karşı .... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2012/61 esas sayılı dosyası ile müdahalenin meni ve ecrimisil davası açarak bu davayı kazandığını ve dava sonucunda suyu kullanmasının engellendiğini, bu durumda ödemiş olduğu satış bedeli ile su hattını yenilenmesi sırasında yapmış olduğu masrafların kendisine iadesi gerektiğini belirterek, 950 TL satış bedelinin dava tarihine kadar güncelleştirilmesi sureti ile tespit edilecek bedelinin ve yine 2.000 TL zorunlu masraf bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 08.04.2013 tarihli dilekçesi ile satış bedelinin iadesi talebini 4.000 TL olarak belirlemiştir.
    Davalı, murisi (babası) Kadir Akça"ya ait 3 saatlik sulama suyu hissesinin 1 saatlik kısmını tüm mirasçıları adına değil yalnızca kendi adına ve kendi hissesine düşen kısmını sattığını, 950 TL satış bedelinin iadesi istemini kabul ettiğini, ancak davacının diğer taleplerinin yerinde olmadığını, öyle ki davacının sözleşme tarihinden itibaren bu suyu kullandığını ve bu nedenle diğer masfarlara davanın katlanmak durumunda olduğunu ileri sürerek, davanın satış bedeli olan 950 TL"lik kısı hariç diğer talepler yönğnden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, toplam 1.126,15-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
    1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-) Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 22.08.2000 tarihli sözleşme ile, davalını murisine ait sulama suyu hissesinin 1 saatlik kullanım hakkını tüm mirasçılar adına davacıya 950 TL bedel ile sattığı ve kullanım hakkının davacıya devredildiği açıktır. Taraflar


    arasındaki sözleşme, TMK"nın 701. maddesinde düzenlenen elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre, tüm mirasçıların katılımı olmaksızın tek bir mirasçı tarafından (temsil yetkisi olmadan) yapılmış olması nedeniyle geçersizdir. Bu nedenle, geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda davacı; bu geçersiz sözleşme nedeniyle, davalıya verdiği bedeli ancak, sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri isteyebilir.
    Geçersiz satış sözleşmesi gereğince; diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesi "Denkleştirici Adalet" düşüncesine dayanmaktadır. Denkleştirici Adalet İlkesi ise, haklı bir sebebe dayanmadan başkasının mal varlığından istifade ederek, kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğünü ifade eder.
    Bu bakımdan, sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, taşınmazın satış bedelinin alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekir.
    Bu güncelleme yapılırken, güncellemeye esas alınan somut verileri tek tek uygulanarak, ödeme tarihinden ifanın imkânsız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değer her bir dönem için hesaplanmalı, sonra bunların ortalaması alınmalıdır.
    Buna göre mahkemece, 22.08.2000 tarihinde ödenen satış bedelinin, ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle (çeşitli ekonomik etkenlerin TEFE-TÜFE artış oranları, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar, faiz ve benzeri ekonomik göstergelerin ortalamaları alınmak suretiyle) ulaşacağı alım gücü, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde, uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, su kulanım hakkının (zilyetliğin) davacıya devredilmiş olduğu gerekçesi ile ödenen satış bedeli güncellenmeksizin davacıya iadesi gerektiğine dair hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi