Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/18144
Karar No: 2017/3810
Karar Tarihi: 23.03.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/18144 Esas 2017/3810 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2015/18144 E.  ,  2017/3810 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    YARGITAY KARARI

    Davacı, davalıya ait taşınmazda kiracı iken taşınmazı 1986 yılı başında tahliye ettiğini, adına olan elektrik aboneliğinin iptal edilmediği ve uzun yıllar davalı tarafından kullanıldığını, 31.02.2002-09.05.2007 tarihleri arasındaki döneme ait elektrik tüketim borcunu dava dışı Gediz Edaş"a ödediğini, kendisi tarafından tüketilmeyen bahse konu elektrik bedelinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 27.763 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı, davacıya ait elektrik aboneliğinin bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ancak taşınmazı fiilen kullanmadığını, kiraya verdiğini, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının hiç bir itirazda bulunmayarak dava konusu borcu yapılandırarak dava dışı Gediz Edaş"a ödediğini, sebepsiz zenginleşmesinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece,""...davacının kullanıcılık sıfatı 01/03/1986 tarihinde sona erdiğinden bu tarihten sonraki döneme ait enerji tüketim bedellerinden mülkiyet hakkına sahip olan davalının sorumlu olması gerekir... davaya konu enerji tüketim bedelinin aboneliği iptal etmeyen davacı adına tahakkuk ettirilmesinin ve davacının bu tahakkuk bedelini ödeyerek tahakkuka esas olan tahliye tarihinden sonraki döneme ait kullanıcılara ve olayımızda olduğu gibi mülkiyet hakkına sahip olan davalıya rücu etmesinin mevzuata ve Yargıtay uygulamalarına uygun bulunduğu..."" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, davaya konu adreste kiracı ve elektrik abonesi olan davacının, adresi tahliye etmesine rağmen aboneliğini iptal ettirmemesi nedeniyle, tahliye sonrasındaki döneme ait borcu,abone olması nedeniyle, ödemesi sonrasında, ödenen bedelin davalı malikten tahsiline ilişkindir.
    Uyuşmazlık; fiili kullanıcı olmayan davacı abonenin, hakkında tahakkuk ettirilen elektrik tüketim bedelini ödemesi nedeniyle, söz konusu tüketim bedelinden malik olan davalının sorumlu olup olmadığına ilişkindir.


    Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur.
    Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının aboneliğinin bulunduğu adresi 1986 yılında tahliye ettiği, aboneliğini iptal ettirmemesi nedeniyle tahliye tarihinden sonra 31.02.2002-09.05.2007 dönemleri arasında tahakkuk ettirilen elektrik tüketim bedelini ödediği, Gaziemir Vergi Dairesinin 19.04.2013 tarihli yazısı ve eklerinden anlaşıldığı üzere, davalı malikin söz konusu adresi, davaya konu dönemde, dava dışı üçüncü kişilere kiraladığı anlaşılmaktadır.
    Dava konusu dönem ve tüketilen elektrik bedelinden, aboneliğin bulunduğu adresi kiralayarak kullanan dava dışı üçüncü kişi abone olan davacı ile birlikte müteselsilen sorumludur.
    Hal böyle olunca, mahkemece; dava konusu adreste fiili kullanımı mevcut olmayan davalıya, sadece mülkiyet hakkına sahip olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi