12. Ceza Dairesi 2018/2850 E. , 2018/5880 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 09/02/2017
Taksirle yaralama suçundan sanık ..."in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 89/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2016 tarihli ve 2016/63 esas, 2016/546 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2017/76 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/6-c maddesinde, “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.” şeklinde düzenleme getirildiği, İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesince katılan tarafından zarar talep edilmediğinden bahisle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine karşın, katılanın 30/11/2016 tarihli 3. celsedeki beyanında yargılama konusu olay nedeniyle 10.000,00 Türk lirası zararının olduğu ve zararının karşılanmadığını beyan ettiği nazara alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunmadığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2- Sanık ..."in taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi karşısında kendini vekil ile temsil eden katılan ... lehine yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücreti tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 27/02/2018 gün ve 94660652-105-31-13091-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/03/2018 gün ve 2018/18035 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kurulan hükmün hukuki bir sonuç doğurmamasına imkan veren ve bu yönüyle sanık lehine olduğunda şüphe bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanabilmesi için, diğer koşulların varlığının yanında, “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” gerektiği, incelenen dosyada; sanığın, taksirli eyleminden dolayı katılanın basit tıbbi müdalale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı olayla ilgili olarak duruşmanın 30.11.2016 tarihli oturumunda ifadesi alınan katılanın; “...Olay günü aynı şekilde kontrol yapmak üzere servis aracındaydım. İkinci basamağa indiğim an henüz herhangi bir düdük çalmadığım halde servis hareket etti ve ben yere düştüm. Son anda kendimi geriye doğru ittirdim. Bundan sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda hastanedeydim. Elimi dönmüş bir vaziyette gördüm. Bunu düzeltmek için gerekli işlemeri yaptılar. Yaklaşık beş ay buna yönelik tedavi sürecim devam etti. Antakya Eğitim Araştırma Hastanesinde tedavi gördüm. Sanıklar benimle hiç ilgilenmedikleri gibi çalışmış olduğum şirket yıldırma politikası gütmüştür. Ben şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Zararım karşılanmamıştır, zararım 10000 TL dir.” şeklinde beyanda bulunarak sanık hakkındaki şikayetini devam ettirdiği, sanığın ise zararı karşılamak için girişimde bulunduğuna ya da zararı giderdiğine dair herhangi bir savunmada bulunmadığı gibi, dosya içerisinde zararın giderildiğine dair bir bilgi ve belge bulunmadığı da nazara alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi koşulunun yerine getirilmediği,
Ayrıca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda, 1136 Avukatlık Kanunu"nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Ceza Davalarında Ücret” başlıklı 14/1. maddesinin, “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” hükmü gereğince, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmediği ve katılan vekili tarafından katılanın zararının giderilmediğinin yanı sıra katılan lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinden dolayı itiraz yasa yoluna başvurulduğu nazara alındığında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 22.01.2013 gün ve 2012/534 esas, 2013/15 sayılı kararında vurgulandığı üzere, itiraz merciince, CMK"nın 231. maddesinde sayılan koşulların bulunup bulunmadığının tespiti yanında, itiraza konu karar hem maddi hem de hukuki yönden değerlendirilerek, hukuka aykırılık saptanması halinde gerekçesi de gösterilmek suretiyle itiraz kabul edilip, yeniden karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, maddi olay ve hukuki yönden irdelemeye yer vermeyen “Sanık ve katılan vekilinini itirazı yerinde görülmediğinden ve HAGB kararı usul ve yasaya uygun olduğundan itirazın reddine karar verilmiştir.” biçimindeki gerekçeden yoksun ibarelere dayalı olarak itirazın reddedildiği anlaşılmakla,
Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2016 tarihli ve 2016/63 esas, 2016/546 sayılı kararına karşı yapılan itirazın açıklanan nedenlerle kabulü yerine yazılı şekilde reddine ilişkin İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2017/76 değişik iş sayılı kararında isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2017/76 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.