Abaküs Yazılım
20. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/4190
Karar No: 2020/699
Karar Tarihi: 21.01.2020

Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma - Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2019/4190 Esas 2020/699 Karar Sayılı İlamı

20. Ceza Dairesi         2019/4190 E.  ,  2020/699 K.

    "İçtihat Metni"

    İtiraz Yazısının Tarihi-Sayısı : 10/10/2019 - KYB -2019/96992
    İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : İZMİR 8. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 22/09/2011- 2011/442 esas ve 2011/1543 karar sayılı ilamı
    Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

    İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
    A)KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER:
    Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 22/09/2011 tarihli ve 2011/442 esas, 2011/1543 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 10/10/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede:
    1-) Şüpheli ... hakkında 13/10/2007 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı"nca yürütülen soruşturma sonucunda, 07/03/2008 tarihli, 2008/20587 soruşturma, 2008/7916 esas ve 2008/3418 sayılı iddianame ile TCK’nın 191/1 ve 53.maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
    2-)İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 17/12/2008 tarihli, 2008/1526 esas ve 2008/1286 sayılı kararı ile sanık hakkında TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 13/02/2009 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği ve infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"ne gönderildiği,
    3-)İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"nün sanığın yurt içi ikamet adresine çıkarılan çağrı yazısı tebligatının 23.07.2010 tarihinde bila iade dönmesinden sonra aynı adrese çıkarılan çağrı yazısının 27/01/2011 tarihinde sanığa Tebligat Kanunu 35. maddesi gereğince tebliğ edildiği, 10 günlük süre içerisinde müdürlüğe başvurmaması nedeniyle evrakın kapatılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği,
    4-) Kanun yararına bozma istemine konu İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 22/09/2011 tarihli, 2011/442 esas ve 2011/1543 sayılı kararı ile, TCK"nın 191/1, 62/1 maddeleri uyarınca belirlenen 10 ay hapis cezasının TCK"nın 50/1-f maddesi uyarınca 5 ay süre ile kamuya yararlı bir iş kolunda çalıştırılması şeklinde seçenek yaptırıma dönüştürülmesine karar verildiği, bu kararın sanığın yüzüne karşı tefhim edildiği ve 30.09.2011 tarihinde kanun yoluna gidilmeden kesinleştiği ve infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"ne gönderildiği,
    5-)İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"nün sanığın yurt içi ikamet adresine çıkarılan çağrı yazısı tebligatının 09/12/2011 tarihinde "muhatabın adresten taşınması ve mahalle muhtarının kayıtlarında adresine rastlanmaması nedeniyle " bila iade dönmesinden
    sonra aynı adrese çıkarılan çağrı yazısının 14/01/2012 tarihinde sanığa tebliğ Tebligat Kanunu 35. maddesi gereğince tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi içerisinde müdürlüğe başvurmaması nedeniyle evrakın kapatılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği,
    6-) İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 10/09/2012 tarihli, 2012/652 esas ve 2012/1485 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında TCK"nın 191/1, 62/1, 50/1-a , 52/4 maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezasına hükmedildiği, bu kararın sanığın yüzüne karşı tefhim edildiği ve sanığın 13/09/2012 tarihli dilekçesi ile Yargıtay"aa temyiz yoluna başvurduğu,
    7-) Dairemizin 31.10.2017 tarihli, 2017/4629 esas ve 2017/5650 karar sayılı ilamı ile; “17.12.2008 tarihli kararla uyuşturucu madde kullanan sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlîkledbirine uymadığının belirlenmesi nedeniyle yargılamaya devam edilerek bu kez 22.09.2011 tarihli karar ile T.C.K. nın 191/1, 62. ve 50/1 -f. maddeleri uyarınca hakkında iayin olunan 10 ay hapis cezasının seçenek yaptırıma dönüştürüldüğü, bu hükmün infazı aşamasında seçenek yaptırıma da uymadığı saptanan sanık hakkında sözü edilen hükümde yer alan 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine yeniden yargılama yapılarak kurulan hükmün hukuki değeri bulunmadığı anlaşılmakla; dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,” karar verildiği,
    8-) İzmir (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 05/12/2017 tarihli, 2012/652 esas ve 2012/1485 karar sayılı ilamı ile; " Hükümlü hakkında izmir (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 22/09/2011 tarih 2011/442-1543 esas ve karar sayılı ilama konu 10 AY HAPİS cezasının TCK.nun 50/6 maddesi uyarınca AYNEN İNFAZINA" dair evrak üzerinde verilen kararın, sanığın MERNİS adresine, 28/12/2017 tarihinde tebliğ ediliği ve 05.01.2018 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
    9-) İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Asliye Ceza Masası adına Cumhuriyet Savcısı Sertaç Kaplan"ın (36003), İzmir Kapatılan 8. Sulh Ceza Mahkemesi"ne 25/02/2018 tarihli yazısı ile; "kanun yararına bozma yoluna gidilecek olduğundan infazın 5275 sayılı yasanın 98. Maddesi gereği durdurulması kararı verilmesi. " isteminde bulunduğu, İzmir (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 09/03/2018 tarihli, 2012/652 esas ve 2012/1485 karar sayılı ek kararı ile; "İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin KABULÜNE, hükümlü hakkında İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesi"nce verilen 10/09/2012 tarih 2012/652 Esas 2012/1485 Karar sayılı ilamın İNFAZININ DURDURULMASINA" karar verildiği, anlaşılmıştır.
    B)İTİRAZ NEDENLERİ:
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itiraz yazısında özetle;
    “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama neticesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İzmir (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/12/2008 tarihli ve 2008/1526 esas, 2008/1286 sayılı kararını müteakip. İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 02/03/2011 tarihli ve 2009/5724 DS sayılı kararı ile sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle dosyanın kapatılarak iade edilmesi üzerine, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun"un 50/1-f maddesi uyarınca 5 ay süre ile kamuya yararlı bir iş kolunda çalıştırılmasına dair İzmir (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/09/2011 tarihli ve 2011/442 esas, 2011/1542 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    İzmir (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/09/2011 tarihli ve 2011/442 esas, 2011/1542 sayılı kararının bozulması durumunda, aynen infaza ilişkin İzmir (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/12/2017 tarihli ve 2012/652 esas, 2012/1485 sayılı ek kararı ile sonradan verilen İzmir 8. Sulh Ceza Mahkeesinin 10/09/2012 tarihli ve 2012/652 esas, 2012/1485 sayılı kararının yok hükmünde olacağı düşünülerek yapılan incelemede;
    Dosya kapsamına göre. sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı kağıdının 27/01/2011 tarihinde sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği ve sanığın başvuru yapmaması üzerine başkaca bir işlem yapmadan denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı anlaşılmakla, kendisine daha önce kanunî usullere göre tebligat yapılmış olmayan bir adrese anılan Kanun"un 35. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve dolayısıyla denetimli serbestlik dosyasının kapatılarak sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden; yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
    5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 30/09/2019 gün ve 94660652-105-35-7475-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunur.” gerekçesiyle Dairemizin bozma ilamına itiraz edilmiştir.
    C) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ:
    Dosya kapsamına göre, İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesi"nin 17/12/2008 tarihli, 2008/1526 esas ve 2008/1286 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin ilamın infazı aşamasında, İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"nce sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği,sanığın tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağına" yönelik uyarılı davetname sanığa tebliğ edilmeden evrakın kapatılarak İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesi"ne iade edildiği anlaşılmıştır.
    6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 10. maddesinde yer alan, ""(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, somut olayda sanığın savunmasında bildirdiği en son adresine çıkarılan tebligatın iade gelmesi üzerine adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olarak belirlenen aynı adrese 35. maddeye göre tebliğ işlemi yapıldığı, ancak anılan Kanun"un 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatların, adli mercilerce bu adrese daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılmaması nedeniyle usulsüz olduğu anlaşılmış olduğundan verilen karar, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
    KARAR: Açıklanan nedenlerle;
    Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesi"nin, 22/09/2011 tarihli, 2011/442 esas ve 2011/1543 karar karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine, 21/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi