12. Ceza Dairesi 2018/3438 E. , 2018/5843 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Hâkimliği
Karar Tarihi : 28/12/2017
Bilişim sistemine girme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından şüpheliler...... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.10.2017 tarihli ve 2017/160394 soruşturma, 2017/80438 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/6791 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun"un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun"un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun"un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun"un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda müşteki vekilinin Ankara İl Sağlık Müdürlüğünde denetçi olarak görev yapan şüphelilerin müvekkiline ait akupunktur merkezine inceleme amacıyla geldiklerini, müvekkilinin o esnada muayanehanede bulunmamasına rağmen ona ait şahsi çalışma odasının kapısını açtırarak içeri girip müvekkiline ait özel evraklar, hususi bilgisayarlar ve mahrem eşyalarının bulunduğu kasanın incelendiğini, tüm hastalara ait şahsi bilgilerin kopyalanarak alındığını ve denetleme sırasında usulsüzlük yapıldığını belirterek verilen şikâyet dilekçesi üzerine, herhangi bir araştırma yapılmaksızın şikâyete konu suç oluşturan bir eylem olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Denetim Biriminde görevli şüpheli denetçiler E. Arzu Altınışık, E. Meltem Şahin ve Özlem Gündüz"ün, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkına Kanun Hükmünde Kararnamenin 42. maddesine göre kamu görevlisi olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu"na tâbi oldukları, görevle ilgili iddialar kapsamında soruşturmanın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun hükümlerine göre merciinden izin alınmak suretiyle yapılması gerektiği,
2- Kabule göre de; denetçilerin yetki, görev ve sorumluluklarının, Sağlık Bakanlığı Denetim Hizmetleri Başkanlığı Yönetmeliğinin 10. maddesinde düzenlendiği, şüphelilerin müşteki vekilinin şikâyet dilekçesine konu müştekiye ait olup onun bulunmadığı esnada özel evrak, şahsi bilgisayar ve mahrem eşyalarını inceleme ve kopyalarının alınması eylemlerinin yaptıkları denetim göreviyle ilgisinin bulunmadığı, böylece denetim görevinin dışına çıktıkları ve üzerlerine atılı suçları işledikleri anlaşılmakla,
İtirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 14.03.2018 gün ve 94660652-105-06-2051-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2018 gün ve 2018/25212 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve soruşturma evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun kapsamındaki bir suçu işleyen memur veya kamu görevlisi hakkında Cumhuriyet savcılarının re"sen soruşturma yapma yetkileri bulunmamaktadır. 4483 sayılı Kanun"a göre, soruşturmanın başlaması yetkili merci tarafından izin verilmesi koşuluna bağlıdır. Yetkili merci izin vermedikçe soruşturma evresine geçilemeyeceğinden şüpheli kişi veya kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi de olanaklı olmayacaktır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ancak yetkili merci tarafından soruşturma şartı niteliğindeki izin verildikten sonra yapılacak soruşturma sonunda verilebilecektir.
İncelenen dosyada; Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Denetim Biriminde denetçi olarak görev yapan şüphelilerin, doktor olan şikayetçiye ait akupunktur tedavi uygulama merkezinde yaptıkları denetim esnasında, şikayetçinin çalışanlarının itirazına rağmen özel odasına girerek, şikayetçiye ait kişisel evrakları, bilgisayarı ve mahrem eşyaları inceleyip, hastalara ait şahsi bilgileri kopyalayarak ele geçirmek ve görevlerini kötüye kullanmak suretiyle bilişim sistemine girme, özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarını işlediklerinin iddia edilmiş olması ve şüphelilerin 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkına Kanun Hükmünde Kararnamenin 42. maddesine göre kamu görevlisi olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu"na tâbi olmaları karşısında, şüpheliler hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun hükümlerine göre merciinden izin alınması gerektiği gözetilmeksizin verilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2017 tarihli, 2017/160394 soruşturma, 2017/80438 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında ve anılan karara yönelik itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine ilişkin mercii Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.12.2017 tarihli, 2017/6791 değişik iş sayılı kararında isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/6791 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, bozma nedenine göre 2 numaralı kanun yararına bozma istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.