12. Ceza Dairesi 2017/12077 E. , 2018/5841 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
Hükümler : TCK"nın 134/1, 134/1-2, 43/1, 62/1, 53/1-2-3, 54/1. maddeleri gereğince mağdur sayısınca iki kez mahkumiyet Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Sanık hakkında mağdur ..."ye yönelik görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
TCK"nın 134/1. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanun"un 139/1. madde ve fıkrası uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olup, mağdurun, hüküm mahkemesine sunduğu 10.09.2015 hakim havale tarihli ve kimlik tespiti içeren dilekçesinde sanığa yönelik şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi, sanığın 17.10.2014 tarihli duruşmada şikayetten vazgeçildiği takdirde vazgeçmeyi kabul ettiğini ifade etmesi, mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine dair ibarelerin yazılı olduğu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ait 26.11.2017 tarihli tebliğname sanık müdafiine tebliğ edildikten sonra vazgeçmeye açıkça karşı çıkılmaması, dosya kapsamı itibariyle CMK"nın 223/9. madde ve fıkrası kapsamında derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller de bulunmaması karşısında, kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık hakkındaki davanın TCK"nın 134/1, 139/1, 73/4, 73/6 ve CMK"nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
B) Sanık hakkında mağdur ..."ya yönelik görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 254. maddesinin 1. fıkrası gereğince uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun"un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmek suretiyle hükmün bozulmasını öneren tebliğnamedeki görüşe, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun hüküm tarihinden önce de uzlaşma kapsamında olduğu, soruşturma evresinde mağdurun uzlaşmak istemediğini ifade ettiği ve taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı, hüküm tarihine kadar geçen süre içerisinde gerek sanığın gerek şikayetini devam ettiren mağdurun uzlaşma konusunda bir çabaları ve dosyaya yansıyan bir iradelerinin bulunmadığı dikkate alındığında, bir fayda sağlamayacağı ve yargılamayı gereksiz yere uzatacağı gelinen aşama itibariyle açıkça anlaşıldığından iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ..."ın, mağdur ..."nın sekreter olarak çalıştığı rehabilitasyon merkezine veli sıfatıyla gelip, kamera fonksiyonunu açık halde bıraktığı cep telefonunun çekim yönünü, mağdura doğru odaklayarak, onun erojen bölgelerinin görüntülerini kaydettiği ve sanığa ait cep telefonunda mağdurun biri 3 dakika, diğeri 59 saniye süren gizlice çekilmiş iki adet video görüntüsünün tespit edildiği olayda;
TCK"nın 61/1. madde ve fıkrasında yer alan ölçütlerden suçun işleniş biçimi ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak, aynı Kanun"un 3/1. madde ve fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi,
2- Dosyada mevcut CD içeriğine, kolluk görevlilerince düzenlenen araştırma ve CD inceleme tutanağına, iddia ve savunmanın kapsamına göre; sanık ..."ın, mağdur ..."nın ayakta masaya yaslandığı esnada ve arkası dönük iken cep telefonu ile gizlice çektiği iki adet video görüntüsünün oluşturulma zamanı “23 Ocak 2014 Perşembe, 15:06:23” ve “23 Ocak 2014 Perşembe, 15:08:17” olup, gerek mağdurun bulunduğu mekan ile üzerindeki kıyafetler gerek çekim açısı dikkate alındığında, söz konusu görüntülerin yaklaşık iki dakika arayla oluşturulmuş olması karşısında, sanığın kastı yenilenmeyecek şekilde birbiri ardına yaptığı çekimin tek suça sebebiyet vereceği, değişik zamanlarda işlenmiş birden fazla suç bulunmaması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin, hükmedilen cezada TCK"nın 43/1. madde ve fıkrası gereğince ¼ oranında artırım yapılarak sanığa fazla ceza verilmesi,
3- Sanık hakkında TCK"nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun"un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.