Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/8023
Karar No: 2018/5819
Karar Tarihi: 22.05.2018

Taksirle yaralama - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2016/8023 Esas 2018/5819 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2016/8023 E.  ,  2018/5819 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle yaralama
    Hüküm :Sanık ... hakkında TCK"nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
    Sanık ... hakkında TCK"nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet


    Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler mağdur küçük Utku zorunlu müdafii ve sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Meydana gelen kazada yaralanan yaşı küçük mağdur ..."e CMK"nın 234/2. maddesi uyarınca Baro tarafından atanan zorunlu müdafiin, CMK"nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
    (I)Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
    Sanığın idaresindeki kamyonetle geceleyin aydınlatması bulunan çift yönlü yolda seyri sırasında kaza mahalli olan kontrolsüz T kavşağa geldiğinde solundan ve sağından akan trafiğe aldırmadan araçların hızını ve yol durumunu gözeterek en uygun zamanda geçmesi gerekirken kontrolsüzce kavşaktan sola dönmek suretiyle ana yola çıkması sebebiyle sağ taraftan seyir halinde olan ve sanığın dönüş yaptığı yöne doğru seyretmekte olan katılan sanık ..."ın idaresindeki aracın önüne çıkarak katılan sanığın kendisine çarpmamak için sola doğru yaptığı manevra sebebiyle karşı yönden gelen katılan ..."ın idaresindeki araçla çarpışmaları neticesinde 4 kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, sanığın olay yerinden kaçtığı, plakasının tespiti üzerine yakalanabildiği olayda, görgü tanığı ve katılan sanık ..."ın beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanığın kontrolsüzce yola çıkması sebebiyle solundan seyreden bir aracın kendisine çarpmamak için sağa doğru manevra yaparak frene basması sebebiyle, karşı yönden yani sağından seyreden başka iki aracın da yine sağa-sola kaçarak veya fren tedbirine başvurarak kazadan son anda kurtuldukları da değerlendirildiğinde, kazanın oluş biçimi, trafik akışını umursamaz tavırları nedeniyle sanığın kusurun ağırlığı, sanığın kazadan sonraki tutum ve davranışları dikkate alındığında verilen cezanın hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu anlaşıldığından sanık hakkında verilen cezanın fazla olduğundan bahisle bozma öneren tebliğnamedeki (3) numaralı düşünceye ve 11.12.2014 tarihinde yapılan keşfe katılarak hükme dayanak teşkil eden raporu tanzim eden bilirkişi Osman Bülbül"ün 2014 yılı Kocaeli Adli Yargı ve İlk Derece Komisyonunca yayınlanan bilirkişi listesinde yer alması, komisyon tarafından yeminin yaptırılmış olması dolayısıyla keşif sırasında yeminin yaptırılmaması sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mağdur küçük zorunlu müdafiinin cezanın az olduğuna, sanık ..."in ise cezanın fazla olduğuna yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    1-Sanık hakkında temel ceza belirlenirken taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. maddesinin (f-g) bentlerinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmeyerek, kısa kararda “sanığın kasta dayalı kusuru” gerekçesinin gösterilmesi
    2-Sanık hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin TCK"nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi gerekirken TCK"nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi ve adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının belirtilmemesi suretiyle TCK"nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
    Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden kısa kararın (3) ile numaralandırılan bölümünün 1. fıkrasındaki “sanığın kasta dayalı kusuru” ibaresinin “sanığın kusurunun ağırlığı” ibaresiyle değiştirilmek, yine hükmün (3) ile numaralandırılan bölümünün 3. fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK"nın 50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, adli para cezasının TCK"nın 52/3 maddesi gereğince 605 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK"nın 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla sanığın, 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    (II)Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mağdur küçük zorunlu müdafiinin sanık hakkında TCK"nın 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Katılanlar ... ve ..."ün soruşturması sırasında tespit edilen 04/03/2014 tarihli ifadelerinde açıkça sanık ..."tan şikayetçi olduklarını belirttikleri ve katılan sanık ..."dan şikayetçi olduklarına dair bir beyanlarının olmadığı, uzlaşma işlemlerinin dahi katılanlar ile sanık ... arasında yürütüldüğü, katılanlardan Meryem"in yargılama aşamasında alınan beyanında sanık ..."tan şikayetçi olmadığı, Tarık"ın ise kazaya sebebiyet verenden şikayetçi olduğunu beyan ettiği yine açıkça sanık ..."tan şikayetçi olduğuna yönelik bir söylemi bulunmamakla birlikte, bu beyanın şikayete yönelik olduğunun kabulü halinde dahi, 17/09/2014 tarihinde alınan beyanın TCK"nın 73/1. maddesinde belirtilen 6 aylık şikayet süresinden sonra yapıldığının kabulü gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanık ... hakkındaki kamu davasının şikayet yokluğundan TCK"nın 73/1. ve CMK"nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi gerekirken, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına dair yazılı şekilde hüküm kurulması,

    Kanuna aykırı olup, sanık ..."ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi