10. Hukuk Dairesi 2016/9488 E. , 2018/7906 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 21.07.2003 tarihli iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan masraf ve ödemeler ile bağlanan peşin sermaye değerli gelirden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir.
Rücu davaları, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusuru olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığında sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, bu davalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 506 sayılı Kanunun 26. maddesi, 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir.
Sigortalı veya hak sahipleri tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılan tazminat davalarında alınan kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporları ile ulaşılan sonuçlar, rücu davasında Kurumun taraf olmaması nedeniyle bağlayıcı nitelikte bulunmamakta, işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları yönünden ayrıntılı irdeleme içermesi halinde güçlü delil olarak kabul edilebilmektedir.
Dosya kapsamından, bu davada alınan kusur raporlarında davalılardan ...’un işveren olmadığı tespiti ile kusursuz kabul edilerek hakkındaki davanın reddine karar verildiği, ancak iş kazası nedeniyle sigortalı tarafından ... 2. İş Mahkemesinin 2004/275 Esas sayılı dosyasında ... İnşaat San. Tic. Paz. Ltd. Şti. aleyhine açılan “maddi ve manevi tazminat” talepli davada ...’un %25 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca tazminat dosyasından olay nedeni ile ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/929 Esas sayılı dosyasında sanık Yunus Karabulut hakkında “tedbirsizlik ve dikkatsizlikle yaralamaya neden olma” suçundan yapılan yargılamada sanığın 2/8, müşteki sigortalı ...’ un 6/8 oranında kusurlu bulunduğu UYAP üzerinden yapılan incelemede tespit edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında mahkemece, davalı ...’un ilgili tazminat ve ceza dosyaları celp edilerek işverenlik durumu irdelenmeli, işveren olduğunun belirlenmesi ve kesinleşen tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu ile ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle davalılar ve dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri; iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile iş güvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan kusur raporu aldırılmak suretiyle maddi oluşa ve kanuna uygun olarak belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.