20. Hukuk Dairesi 2016/13380 E. , 2017/10200 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan Hazine ve davalılardan ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1970 yılında yapılan kadastro sırasında 4549 parsel sayılı 58.275 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka ve paylaşmaya dayanılarak ölü ... kızı ... mirasçıları ile davalı ... Koyuncu ve müşterekleri adına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacılar ... ... ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlar, Hazine ise dava konusu taşınmazın fundalıktan açma bir yer olup Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 4549 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaret edilen 23.375 m2 yüzölçümündeki kesiminin davacılar adına, geriye kalan kesiminin ise tespit malikleri adına paylı olarak tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 17/11/2009 tarih 2008/4275 E. - 2009/5299 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Dosya içeriğine göre dava ve temyize konu taşınmazın tespit maliklerinden...kızı ... (...)"in 01.03.1963, ... kızı ... ...’ın 10.06.1982 ve ... oğlu Şahali ...’ın 09.01.1992 tarihinde vefat ettikleri saptanmıştır. Ne var ki, adı geçen tespit maliklerinin mirasçıları sağlıklı biçimde belirlenip saptanan mirasçılara dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun biçimde tebliğ edilerek davada taraf koşulu oluşturulmamış, tespit tutanağında da ölü olduğu belirtilen...kızı ...’ın bir kısım mirasçıları davaya dahil edilmekle yetinilmiştir. Kaldı ki, adı geçenler yönünden getirtilen kayıtlarda yetersizdir. ” denilerek taraf teşkili açısından gereğinin yapılması için bozulmuştur
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, dava konusu 4549 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 04/02/1997 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaret edilen 23.375 m2 yüzölçümündeki kesiminin davacılar adına, geriye kalan kesiminin ise tespit maliklerinin kök murisi ... adına paylı olarak tesciline karar verilmiş, hüküm katılan Hazine, davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 09/04/1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
1)Mahkemece yapılan ilk yargılama sonrası çekişmeli 4549 sayılı parselin bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 23.375 m2 miktarındaki bölümünün davacılar adına, geriye kalan bölümünün de tespit malikleri adına tesciline yönelik olarak verilen ilk karar, katılan Hazine tarafından temyiz edilmemiş, davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesi tarafından taraf teşkiline yönelik olarak bozulmuştur. Bir başka deyişle, Hazine aleyhine verilen bu ilk karar Hazine tarafından temyiz edilmediğinden artık onun aleyhine kesinleşmiş olup katılan Hazinenin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2)İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmasına bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dava kısmen kabul kısmen reddedilmiş olup, reddedilen kısım yönünden, ret sebebi ortak olan ve kendisini ayrı vekille temsil ettiren davalılardan ... ve ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, sadece ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemişse de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hüküm fıkrasının 12 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Davalılardan ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden 3402 sayılı Kanunun 31. maddesine göre takdir edilen 1320 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılar ... ve ..."a verilmesine” cümlesinin yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK"nın 438/7 maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle katılan Hazinenin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün düzeltilerek ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 06/12/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.