Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2185
Karar No: 2019/4849
Karar Tarihi: 21.10.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/2185 Esas 2019/4849 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı şirket, bir taşınmaz üzerinde intifa hakkına sahip olduklarını ve bu hakla ilgili ödemelerin yapılmadığını, ayrıca akaryakıt istasyonu için yapılan yatırımların bedelini talep etti. Mahkeme, intifa hakkının terkin edilmediği için bu konuda davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddetti. Davacının kalıcı yatırımlar konusunda talebi ise usulüne uygun keşif yapılması gerektiği gerekçesiyle bozuldu. Ancak yapılan keşif sonrası bilirkişi raporları yeterli değildi ve davalıların durumları ayrı ayrı ele alınmadı. Sonuç olarak hüküm taraflar lehine bozuldu. Kararda geçen kanun maddeleri ve detaylı açıklamaları bulunmamaktadır.
19. Hukuk Dairesi         2018/2185 E.  ,  2019/4849 K.

    "İçtihat Metni"

    TEMYİZ İNCELEMESİ YAPILAN KARARIN


    Taraflar arasındaki alacak davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
    - K A R A R -
    Davacı vekili, davalılardan ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde 30.10.2007 tarihinden başlamak üzere 20 yıl süre ile intifa hakkı tanındığını, diğer davalı şirket ile 27.09.2003 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, Rekabet Kurulu kararıyla sözleşmenin süresinden önce feshi sebebiyle 18.09.2010 tarihinden sonraki süreye tekabül eden ve sözleşmenin feshi tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte, akaryakıt istasyonu için yapılan yatırım bedelleri, yatırım teşvik desteği, duran varlık- inşaat bedelleri ile sair ödemelerin işlemiş faiziyle birlikte bakiyesi toplamı olan 324.391,31 TL’nin 18.09.2010 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini ve intifa bedeli olarak ödenen ve bakiye süreye tekabül eden işlemiş faiziyle 43.258,39 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte malikten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalılar vekili, Rekabet Kurulu tarafından verilen karar neticesinde 18.09.2010 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini, ancak davacı şirket tarafından vadeli ve peşin akaryakıt ikmali yapılmadığı için akaryakıt istasyonunun faaliyetinin 20.03.2009 tarihinde sona erdiğini, intifa hakkı için 40.000 TL tutarında bir ödeme yapılmadığını, işletme yatırım desteği olarak belirtilen 200.000,00 TL‘nin şirkete bağış olarak verildiğini, akaryakıt istasyonunun inşası için duran varlık-inşaat bedeli olarak gösterilen ödemenin davalı taraflara yapılmadığını, inşa masraflarının davalılarca karşılandığını, otomasyon sistemlerinin davacı tarafından satın alındığını, yapılan sözleşme çerçevesinde davacı şirketin hiçbir yatırım almadığı gibi kazandırdıkları ortadayken intifa ve yatırım bedelinin istenmesinin gerçek dışı olduğunu, cari bakiyenin 76.304,00 TL olduğunu, bu bakiyeyi yasal faiziyle ödemeyi kabul ettiklerini, şirketin faaliyette bulunduğu akaryakıt istasyonunun 18 ay kapalı kaldığını bu nedenle 18.09.2010 tarihinden sonra başka bir dağıtım şirketinin ürünlerinin satımına başlanmamış olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin mevcut olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davacının 2007 yılında tesis edilen intifa hakkı ile bağlantılı olarak yapılan ödemenin iadesini talep ettiği, intifa hakkının 18.09.2010 tarihinde Rekabet Kurulu kararı ile sona erdiği, bakiye süreye isabet eden ödemenin 34.231,33 TL olduğu, akaryakıt istasyonu için yapılan yatırım bedelleri, yatırım teşvik desteği, duran varlık inşaat bedelleri ile sair ödemelerin, sözleşme süresine bakılmaksızın yapılması gereken doğal yatırımlar kapsamında bulunduğundan iadesinin talep edilemeyeceği, davalının sözleşmenin sona ermesi üzerine zenginleştiğine dair bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 34.231,33 TL intifa bedelinin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 2014/17471 esas ve 2015/8137 karar sayılı ve 02/06/2015 tarihli bozma ilamında yer alan “1) Dava konusu intifa hakkının dava tarihi itibariyle terkin edilmediği dosyada mevcut tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda, intifa hakkı terkin edilmeden bakiye intifa bedeli yönünden dava açılamayacağı gözetilerek davacının bu talebi yönünden erken açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 2) Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshedildiği tarafların kabulünde olup, davacı yan, bayilik sözleşmesinin sözleşme süresince süreceği düşüncesiyle yapılan ve davalı tarafa ödenen ve Rekabet Kurulu kararı gereğince sözleşmenin süresinden önce feshinden sonra da davalı yanca kullanılmaya devam edilen kalıcı yatırım bedelleri ile yatırım teşvik desteğinden kalan sözleşme süresine tekabül eden bakiye bedelin tahsilini istemiş, replik dilekçesinde taleplerinin ve kalıcı yatırım bedellerinin nelere ilişkin olduğunu ayrıntılı olarak belirtmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece mahallinde yapılacak keşif ile davacı yanca iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımların taşınmaza değer kattığının tespit edilmesi halinde bunun davacı yanca talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle (1) nolu bent yönünden davalılar yararına (2) nolu bent yönünden davacı yararına bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada kalıcı yaptırımları taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti bakımından mahallinde yapılan keşif sonrası tanzim edilen bilirkişi raporuna göre tespit edilen değerlerin 32.830,20 TL olduğu gerekçesiyle davacının talebinin bu miktar yönünden kabulüne ve davacının intifa bedeli talebi yönünden ise davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    Davacı davalı ...’dan erken terkin edilen intifanın bedelini, diğer davalı ... Ltd. Şti.’den ise bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle davalı bayii nezdinde kalan kalıcı yatırımların bedelini talep etmiştir. Mahkemece verilen ilk karar; intifa hakkı terkin edilmeden dava açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, kalıcı yatırım bedelleri yönünden usulüne uygun keşif yaptırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş ancak bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece bozma kararı gereğince keşif yaptırılmışsa da üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından müşterek rapor verilmesi gerekirken her birinin ayrı ayrı rapor verdiği bu raporların birlikte değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gibi ayrıca bu raporların hiçbirinde bayiilik sözleşmesinin feshinden sonra davalı bayinin davacının yaptığı sabit yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği bir başka deyişle bu yatırımların bayiinin kullandığı taşınmaza değer katıp katmadığı ve katmışsa miktarı yönünden bir değerlendirme taşımamaktadır. Açıklanan nedenlerle mahkemece bu bilirkişi raporunun benimsenmesi ve hükme esas alınması ve buna göre karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    Kabule göre de davacının her bir davalıdan talebi ayrı ayrı olmasına rağmen hüküm kurulurken buna dikkat edilmemiş ve infaz edilebilir bir karar verilmemiştir. Mahkemece davacının davalı ...’dan talep ettiği intifa bedeli yönünden davanın reddine ayrıca karar verilmelidir. Yine davalı ... Ltd. Şti.’ye yönelik sebepsiz zenginleşme tespit edilirse bunun da davalı ... Ltd. Şti’den tahsiline karar verilmelidir. Mahkemece davalıların durumu ayrılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar lehine BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 21/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi