13. Ceza Dairesi 2014/37968 E. , 2016/3197 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2014/13921
MAHKEMESİ : Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/10/2013
NUMARASI : 2013/120 (E) ve 2013/95 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, iftira
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A)Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Karar başlığındaki suç tarihinin "19.07.2013" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, suçun birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, TCK"nın 119/1-c maddesinin tatbik edilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmememesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ..."ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine “Kasten
../.
işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B)Sanık hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve iftira suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-22.07.2013 tarihli CD çözüm tutanağında, işyerinin ana giriş kapısı ve yakın çevresini gösteren kamera görüntülerinde, eylemi gerçekleştirenlerin birden fazla kişi olduklarının açıklanması ve sanığın savunmasında, haklarında kamu davası açılmayan ... ... ve ... ... ile birlikte suçu işlediklerini beyan etmesi karşısında, ... ... ve ... ... isimli şahısların sanıkla birlikte suça katıldıklarına dair delil bulunmamakla birlikte, sanığın eyleminin işlemediğini bildiği halde, ... ... ve ... ... hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak için hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi şeklinde olmadığı gözetilmeden yasal unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Müştekinin işyerinden çalınan sigaraların bir kısmının kolluk tarafından yapılan aramada sanığın evinde ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçu nedeniyle tam iadeden söz edilemez ise de, sanık savunmasında müştekinin zararını gidermek istediğini, hükmün verildiği son celsede ise "karşı tarafın zararının babası tarafından karşılandığını" beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, müştekiden zararının giderilip giderilmediği sorulup, zararın giderildiğinin anlaşılması halinde mala zarar vermek suçundan 168/2. maddesinin, hırsızlık suçunda ise müştekinin kısmi iade nedeniyle cezadan indirim yapılmasına rızası olup olmadığı sorulup, sonucuna göre sanık hakkında 168/4. maddesinin yollamasıyla aynı yasanın 168/2. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmememesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ..."ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 29.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.