11. Hukuk Dairesi 2015/14409 E. , 2016/4945 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/05/2015 tarih ve 2013/123-2015/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, .... Noterliği"nin 04/07/2013 tarih .... yevmiye numaralı temliknamesine istinaden temlik veren ..."nin davalı ..."na bağlı temlik borçlusu ... bünyesindeki .... İç Tedarik Bölge Başkanlığı"ndan olan alacaklarına yönelik davacının temlik alacaklısı olması sebebiyle davalı kurum tarafından yapılacak olan ödemelerin öncelikle davacıya yapılması gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, .... ile .... arasında imzalanan ihale sözleşmesinde 12. madde 3. bendinde taraflar arasında doğacak alacağın temlik edilemeyeceği edilse dahi idarenin izninin alınacağının belirtildiği, davacının aldığı çekin karşılıksız çıkması üzerine, ... tarafından ihaleden kaynaklı alacağının olduğunu beyanla ... Noterliği"nde 04/07/2013 tarihinde alacağın davacıya temlik edildiği ve devraldığı, davacı tarafça idareye başvurulduğu, idare tarafından ..."in alacaklarından dolayı öncelikli olan borçlara ödeme yapılacağını arta kalırsa kendisine ödeme yapılacağının belirtildiği, davacının ... ile söz konusu idare arasındaki devir yasağını bilmediği ve iyi niyetli olduğu, davacı ile ... şirketi arasında yapılan temlik sözleşmesinin geçerli olduğu, idarenin yetkililerince herhangi bir devir yasağı belirtilmeden ödeme yapamayacaklarının söylendiği, temliknamenin davalıya tebliğ tarihinin 05/07/2013 olduğu, haciz ihbarnamesinin davalıya tebliğ tarihinin 24/06/2013 tarihi olduğu, 15/07/2013 tarihi ile 17/09/2013 tarihinde yapılan ödemelerin tebliğ tarihinden sonraki tarihlere tekabül ettiği, 05/07/2013 tarihinden sonraki ödemelerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, temlik alınan alacağın davacıya ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK"nın 106. maddesinin 1. fıkrası gereğince bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı ya da yokluğu tespit davası yoluyla talşep edilebilir ise de, tespit davası açanın kanundaki istisnalar dışında bu davayı açmkata hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Somut uyuşmazlıkta; davacı, dava dışı üçüncü kişiden davalıdan olan alacağının 100.000 TL"sini devralmış, temlik belgesini davalıya tebliğ etmiş, bu davanın açılmasından önce temlik alınan para, temlik edenin borçlarından dolayı icra veznesine ödenmiştir. Davacı bu paranın kendisine ödenmesi gerektiği iddiasında olduğu takdirde, eda davası açmak suretiyle bu parayı davalıdan talep edebilir. Ayrıca davacı, tespit davası açmakta hukuken korunmaya değer güncel yararını da ispat etmiş değildir. Bu durumda, davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı için davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, 02/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.