12. Ceza Dairesi 2016/4428 E. , 2018/5310 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 15.01.2015
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK"nın 85/1, 62, 50/1-a, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1943 doğumlu ..."un hipertansiyon ve glokom hastalığı hikayesi olduğu, 22.06.2011 tarihinde 2 gündür şiddetli sol kasık ağrısı şikayeti ile başvurduğu Özel Düztepe Yaşam Hastanesi"nde Üroloji uzmanı Dr. ... tarafından yapılan muayenesinde solda g+ ektazi ve sol üreter alt uç taşı saptandığı, İntravenöz Ürografide kontrast sonrası sol böbrekte nefrogram fazı oluştuğu, ancak 45.dk grafıde ürogram saptanmadığı, bilgisayarlı tomografide sol böbrek pelvikaliksiyel sistem-proksimal üreterde L2 vertebra düzeyinde minimal ektazi mevcut olup üreter içi yaklaşık 0.8 cm boyutunda taş imajı, sol üreter alt uçta yaklaşık 4 mm çapında şüpheli taş imajı dikkati çektiği, renal kolik ve üreter taşı tanısı konularak ilaç kullanımı önerildiği, 25.06.2011 tarihinde hastanın 2 gündür kıvrandırıcı şiddetli sol yan ağrısı şikayeti ile tekrar hastaneye başvurduğu, Dr. ... tarafından yapılan muayenesinde solda g+ ektazi ve sol üreter alt uç taşı saptandığı, kan tetkikleri yapılarak sol üreter taşı tanısıyla yatış verildiği, üreterorenoskopi ameliyatı bilgilendirme ve onam formu imzalı olarak spinal anestezi altında üreterorenoskop ile üretral yoldan mesaneye ve üretere girildiği, sol üreter alt uçta gözlemlenen 1 adet taşın basket kateter yardımıyla alındığı, postoperatif hastanın rahatladığı, aynı gün 01.07.2011 tarihinde kontrole gelmek üzere şifa ile taburcu edildiği, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu"nun 26.11.2014 tarihli raporuna göre; taburculuk sonrasında hastaya Parol 3x1 ilaç önerildiği, antibiyotik önerilmediği, Medula sisteminde yapılan incelemede ise aynı hastanenin 02.07.2011 tarihli Üroloji Dr. Nazım Özduyar tarafından Roxin 750 mg 14 film tb. antibiyotik reçete edildiği, yine 06.07.2011 tarihli Üroloji Dr. Nazım Özduyar tarafından Hippurin 1 gr 28 ftb. antibiyotik reçete edildiği, mevcut tıbbi belgelerde normal bir kontrole çağrılıp çağrılmadığı hususunda kayıt bulunmadığı, ancak kontrole çağrılma durumlarının her zaman yazılı kayıt altına alınmadığı, sözlü öneri şeklinde de yapılabildiği, müteveffanın 25.06.2014 tarihinden 1 hafta sonrasında 02.07.2014 tarihinde ve bu tarihten 4 gün sonrasında 06.07.2014 tarihinde üroloji polikliniğinde Üroloji Dr. Nazım Özduyar tarafından antibiyotik yazıldığının anlaşıldığı; ölenin rahatsızlanması üzerine 11.07.2011 tarihinde Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi acil polikliniğine başvurduğu, muayene edilip, intravenöz ilaç infüzyonu yapıldığı, aynı gün rahatsızlıklarının geçmemesi üzerine karın ve kasık ağrısı ile halsizlik şikayetleri ile Özel Düztepe Yaşam Hastanesi Acil Servisine başvurduğu, burada pratisyen hekim sanık Dr. ... tarafından yapılan muayenesinde inguinalde hassasiyet saptandığı, ateş ve titremesi olduğu, kan basıncı: 190/100 mmhg, ateş:39°C saptandığı, idrar yolu enfeksiyonu, hipertansiyon ve ateş etyolojisi tanısıyla gözleme alındığı, kan ve idrar tetkikleri yapılarak şikayeti azalan hastanın 12.07.2011 tarihinde önerilerle ilaç kullanımı uygun görülerek evine gönderildiği, aynı gün evinde vefat eden hastanın ölümünün böbrek taşı (Nefrolitiazis) nedeniyle yapılan ameliyat ve gelişen komplikasyonlar (seftisemi) sonucu meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği,
Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu"nun 26.11.2014 tarihli raporunda; yukarıda belirtilen sebeplerle temyize gelmeyen sanık ..."ın kusursuz olduğunun belirtildiği, dosyada mevcut Yüksek Sağlık Şurası"nın 09-10 Ocak 2014 tarihli raporunda; 11.07.2011 tarihinde karın ve kasık ağrısı ile halsizlik şikayeti ile başvuran, aynı hastanede Dr. ... tarafından yapılan muayenesinde inguinalde hassasiyet, yüksek ateş, titremesi ve hipertansiyonu olduğu, tam idrar tetkikinde lökosit +, idrar mikroskopide lökosit 10-12, epitel 7-8, eritrosit 3-4 olduğu tespit edilen ve bu bulgularla daha önce taş alınması işlemi geçirmiş olan hastada üriner sepsis düşünülerek yatırılması ve üroloji konsültasyonu ile üroloji doktorunun davet edilmesi gerektiği halde, Dr. ..."nın postoperatif dönemdeki üriner sepsisli hastayı üroloji polikliniğine başvurmak üzere evine göndermesinin tıp kurallarına uygun olmadığı cihetle kusurlu olduğunun belirtildiği; Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu"nun 06.06.2012 tarihli raporunda ise; 12/07/2011 tarihinde Özel Yaşam Hastanesine başvuran hastanın 20 gün önce ameliyat olması, ateşinin 39 derece olması, idrar tetkikinde lökosit olması tespitlerinin enfeksiyon düşündüreceğinden kişinin yatırılarak, ilgili branştan konsültasyon istenmesinin gerekli olduğu, ancak yatırılmadan ve konsültasyon istenmeden gönderilmesinin eksiklik olduğu, ameliyat sonrası ilk tetkiklerinin yapıldığı 12/07/2011 tarihinde enfeksiyon bulgularının olması, ateşinin yüksek olması, yapılan otopsisinde makroskopik incelemede üreter içinde ve mesanede püy olduğu, histopatoloji incelemede, sol böbrekte kronik iltihap, mikro abse odakları, iltihabi eksüda, perinefritik yağ dokusunda ve damarlar çevresinde aktif kronik iltihap, sol üreterde tüm katlarda aktif kronik iltihap, sağ böbrekte kronik pyelonefrit ile uyumlu bulgular izlendiği, kişinin hastaneye başvurduğu saat ile ölüm olayı arasında kısa bir zaman geçmiş ve enfeksiyon tablosunun ilerlemiş olduğu dikkate alındığında, kişiye 12/07/2011 tarihinde tanı konulup tedaviye başlanılması halinde de kurtulmasının kesin olmadığı görüşlerine yer verildiği,
Tüm bu belirlemeler karşısında; daha önce taş alınması işlemi geçirmiş olan hastada üriner sepsis düşünerek yatırması ve üroloji konsültasyonu ile üroloji doktorunu davet etmesi gerekirken, bu işlemleri yapmayan sanık ..."nın tıp kurallarına aykırı ve kusurlu davranışının bulunduğu Yüksek Sağlık Şurası"nın ve Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu"nun raporları ile de sabit olmakla birlikte, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu"nın 06.06.2012 tarihli raporunda, kişinin hastaneye başvurduğu saat ile ölüm olayı arasında kısa bir zaman geçmiş ve enfeksiyon tablosunun ilerlemiş olduğu dikkate alındığında kişiye 12/07/2011 tarihinde tanı konulup tedavi başlanılması halinde de kurtulmasının kesin olmadığının belirtilmesi karşısında, sanık ..."nın tetkik sonuçları ile daha önce taş alınması işlemi geçirmiş olan hastada üriner sepsis düşünerek yatırması ve üroloji konsültasyonu ile üroloji doktorunu davet etmesi gerektiği halde hastayı üroloji polikliniğine başvurmak üzere evine göndermesinin tıp kurallarına uygun olmadığı cihetle kusurlu olduğu tespit edilmekle birlikte, sanığın tıp kurallarına aykırı bu davranışı gerçekleştirmeyip hastaya 12.07.2011 tarihinde gerekli tanıyı koyarak tedaviye başlaması halinde de kurtulmasının kesin olup olmadığının, sanığın tıp kurallarına aykırı eylemi ile ölüm olayı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi açısından bir kez de Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu"ndan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.