13. Hukuk Dairesi 2019/2000 E. , 2019/8779 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki murazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve bir. davada davalı-... ... Çevre Yönetimi ve Tic. A.Ş. Avukatınca ve asıl ve bir. davada davalı-... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, ... Belediye Başkanlığı ve ... A.Ş ile arasında 16/10/2006 tanzim günlü "Ambalaj atıklarının ... Belediyesi’nde kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımı projesi uygulama protokolü’ başlıklı ve 5 yıl süreli bir protokol imzalandığını, protokol gereklerinin yerine getirildiğini ancak davalılardan ... Belediyesi"nce tebliğ edilen 27/7/2009 günlü fesih ihbarnamesinde ... belde belediyesinin 29/3/2009 günü tüzel kişiliğinin sona ermesi gerekçesi ile ilgili protokolün 8. maddesine istinaden sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, aslında bu belediyelerin mal varlıkları, hak, alacak ve borçları ile devrolduğunu ve sözleşmenin devamı gerektiğini ileri sürerek değişik iş üzerinden kaydedilen asıl davasında ... Belediyesi"nin 22/7/2009 günlü fesih işleminin geçersiz olduğunun tespiti ile taraflar arasında tanzim edilen 16/10/2006 günlü sözleşmenin geçerliliği ve yürürlüğünün tespitine karar verilmesini istemiş, esas dava kaydı alan birleşen davasında ise; liste halindeki zararlarını göstererek şimdilik 20.000,00 TL zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçeleri ile davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, asıl dava olan 2009/20 Değişik İş dosyasında, davanın kabulüne taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğunun tespitine, birleşen dava olan 2010/426 Esas sayılı dava dosyasında, davanın kabulü ile 437.447,00 TL zararın dava tarihinden yasal faizi ile davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı şirket, davalıların taraf olduğu sözleşmenin haksız feshi nedeni ile değişik iş üzerinden kaydedilen asıl davasında, fesih işleminin geçersiz olduğunun tespiti ile taraflar arasında tanzim edilen 16/10/2006 günlü sözleşmenin geçerliliği ve yürürlüğünün tespitine karar verilmesini istemiş, esas dava kaydı alan birleşen davasında ise liste halindeki zararlarını göstererek şimdilik 20.000,00 TL zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
6100 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesinde ‘Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir...‘ hükmü düzenlenmiştir. Madde lafzından anlaşılacağı üzere birleştirme kararı verilebilmesi için her iki dosyanın ‘dava’ niteliğinde olması gerekmektedir. Değişik İş üzerinden tutulan kayıtlar dava olarak kabul edilip birleştirme kararı verilemez.
06.08.2015 tarihli Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 172. maddesinde; Mahkemelerin Esas kaydı, 177. maddesinde ise Değişik İşler kaydı düzenlenmiş bulunmaktadır. Yönetmelikte Değişik işler kaydı, ihtiyati tedbir, delil tespiti gibi karar ve işlemlerin tutulduğu kayıt olarak tanımlanmıştır. Hal böyle olunca asıl davada talep olunduğu gibi sözleşmenin feshinin geçersizliğine ilişkin kabul veya red hükmü değişik iş üzerinden verilebilecek bir karar olmadığı gibi esas sırasına kayıtlı bir dava, değişik işler kaydındaki bir dosya ile birleştirilemez. Bu husus en başta Temel Yargılama usullerine aykırılık ihtiva eder.
Bu durumda mahkemece Değişik İş kaydı kapatılarak daha sonra açılacak esas kaydında birleştirme ve nihai kararın verilmesi icap ederken, yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerine ve yargılama usullerine aykırı olarak verilen kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalıların temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: yukarıda açıklanan birinci bent gereğince hükmün BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davalıların temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 7.497,70 TL harcın davalılara ayrı ayrı iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.