Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2016/547
Karar No: 2017/444

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/547 Esas 2017/444 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2016/547 E.  ,  2017/444 K.

    "İçtihat Metni"



    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Günü : 27.02.2015
    Sayısı : 69-80

    Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ..."nun TCK"nun 188/3, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis ve 33.320 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluğuna ilişkin Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.02.2015 gün ve 69-80 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 30.09.2015 gün ve 4151-32352 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 14.01.2016 gün ve 407229 sayı ile;
    "...Cumhuriyet Başsavcılığımızın 15.06.2015 tarihli tebliğnamesi ile;
    "Sorgusunun yapıldığı duruşmada kimlik tespiti sırasında hamal olduğunu, Siverek"te oturduğunu belirten ve savunmasında da yük taşıması esnasında poşetlerde parmak izinin çıkmış olabileceğini savunan sanığı, samimi beyanlarda bulunup olayın aydınlatılmasına yardım eden ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan sanıklar dahil hiçbir sanığın tanımadığını belirterek suçlamaması ve sanığın parmak izinin nereden alındığının, bandın içinde mi üstünde mi olduğunun uzmanlık raporunda belirtilmemesi, sanığın da diğer sanıkları tanımadığını iddia etmesi ve mahkemenin kabulünün uyuşturucu madde taşınan aracın Siverek"e uğradığı yönünde olması karşısında; savunmalar ve raporun ayrıntısızlığı sebebiyle ispat gücü zayıflatılmış parmak izi raporuyla yetinilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
    Yasaya aykırı bulunduğundan hükmün CMUK’nun 321. maddesi uyarınca bozulması" şeklinde görüş bildirilmiştir.
    Bu şekilde kesinleşen karar infaza verilmiş, daha sonra o yer Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın suç tarihindeki yaşı sebebiyle TCK"nun 31/3. maddesinin uygulanmaması suretiyle sanığa fazla ceza verildiği gerekçesiyle itiraz yoluna gidilmesi gerektiği belirtilerek talepte bulunulmuştur. Sanığın nüfus kaydından suç tarihinde 17 yaşından büyük 18 yaşından küçük olduğu ve tebliğnamemizde "sanığın beraatine dair görüş bildirildiği" anlaşılmıştır.
    Tebliğnamemizde zikredilen ve yukarılarda bahsedilen hususlar ve sanığın suç tarihindeki yaşı gözetildiğinde; Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2015 gün 69-80 sayılı sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün onanmasına ilişkin ilamına itiraz etme gereği hasıl olmuştur.
    Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkındaki onama kararının kaldırılmasına ve sanığın sabit olmayan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine, aksinin kabulü halinde ise sanık hakkında TCK"nun 31/3. maddesi uygulanmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi..." görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
    CMK"nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince, 07.03.2016 gün ve 400-657 sayı ile,
    "...
    1- Kayden 16.02.1995 doğumlu olan ve suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan sanığın cezasından TCK"nın 31. maddenin 3. fıkrası gereğince indirim yapılmaması, yasaya aykırı olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bu konuya yönelik itirazı yerinde görülmüştür.
    2- Hakkındaki mahkûmiyet hükmü Dairemizce onanarak kesinleşen diğer sanık ..."nın sürücülüğünü yaptığı aracın uygulama noktasına gelmeden önce bir müddet bekleme yaptığı yerde, yolun kenarında 2 adet mavi siyah renkli, 2 adet siyah renkli, 1 adet bordo siyah renkli çanta ve 1 adet telis torba içerisinde streçe sarılı vaziyette toplam 48 ayrı pakette esrarların ele geçirildiği, esrarların sarılı olduğu materyallerden bir adet şeffaf koli bantlı mavi renkli poşet, doksan beş adet mavi renkli poşet, elli iki adet üzerinde şeffaf koli bantı parçaları bulunan streç film ve gazete sayfa parçaları üzerinde yapılan incelemede Adana Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğünün 10.12.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre parmak izlerinden 8 adetinin sanığa ait olduğu, 06.12.2012 tarihli iz inceleme ve değerlendirme raporuna göre ise sanığa ait bu parmak izlerinden üç adedinin gazete sayfa parçalarının yüzeyinden, beş adetinin ise mavi renkli poşetlerin dış yüzeyinden tespit edildiği, sanığın kollukta mesleğinin emlakçılık, Mahkemede ise hamallık olduğuna ilişkin çelişkili beyanları ve haklarındaki mahkûmiyet hükmü Dairemizce onanarak kesinleşen diğer sanıklar ... ve ..."in esrarların araca yükleme işinin kendileri tarafından yapıldığına ilişkin beyanları dikkate alındığında sanık hakkında mahkûmiyet hükmü yerinde olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bu konudaki itirazı yerinde görülmemiştir.
    E) Karar: Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sanığın suç tarihindeki yaşı sebebiyle TCK"nın 31. maddesinin 3. fıkrasının uygulanmayarak sanığa fazla ceza verildiğine ilişkin itirazının yerinde olduğuna; bu nedenle Dairemizin 30.09.2015 tarihli 2015/4151 esas ve 2015/32352 karar sayılı sanık ... hakkındaki onama kararının kaldırılmasına,
    2- Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesi:
    Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanığın cezasından TCK"nın 31. maddenin 3. fıkrası gereğince indirim yapılmaması,
    Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün bozulmasına; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının sanıkla ilgili 2. bölümündeki 1. paragraftan sonra gelmek üzere "Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık ..."nun cezasından TCK"nın 31. maddenin 3. fıkrası gereğince (1/3) oranında indirim yapılarak 6 yıl hapis ve 1333 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına", 2. paragraftan sonra gelmek üzere "Sanık ..."nun cezasından TCK"nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 5 yıl hapis ve 1110 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ve 4. paragraftan sonra gelmek üzere "Sanık ... hakkında verilen 1110 gün adli para cezasının TCK"nın 52. maddesinin 2. fıkrası gereğince günlüğü takdiren 20 TL"den olmak üzere toplam 22.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve TCK"nın 52. maddesinin 4. fıkrası gereğince adli para cezasının birer ay arayla takdiren 24 eşit taksitte sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ihtarına", 5. paragrafındaki "5237 sayılı TCK"nın 53/1. maddesi uyarınca sanıkların" ibaresindeki "sanıkların" ibaresi yerine "sanıklar Ramazan ve Sedat"ın" ibaresinin yazılması,
    Suretiyle, hükmün düzeltilerek onanmasına" şeklinde değiştirilmesine,
    3- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin itirazı yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu konuya ilişkin itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine" karar verilerek Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Sanık Mehmet Çınar hakkında işlediği iddia edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasının ayrılmasına karar verilmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ise Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Adana Narkotik Suçlar Büro Amirliği görevlilerince yapılan istihbari çalışmalar neticesinde; Adana"ya doğu illerinden getirilen uyuşturucu maddelerin torbacı olarak tabir edilen kişilere satıldığı bilgisinin elde edilmesi üzerine, Adana 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.07.2012 gün ve 2012/1510 sayılı önleme arama kararına istinaden, 31.07.2012 tarihinde Adana ili girişi İncirlik Park alanında görevlilerce uygulama noktası oluşturulduğu, saat 01.40 sıralarında uygulama noktasının yaklaşık beş yüz metre uzağında, sürücülüğünü inceleme dışı sanık ..."nın yaptığı 34 EH .... plakalı aracın çalışır halde beklediğinin görüldüğü, görevlilerce söz konusu aracın yanına yaklaşıldığında aracın hareket etmesi üzerine uygulama noktasındaki diğer görevlilerin uyarıldığı, ardından inceleme dışı sanık ..."ın yönetimindeki aracın görevlilerce kontrol noktasında durdurulduğu, adı geçen sanığın üzerinde yapılan üst aramasında herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, araçta yapılan aramada ise narkotik büroya ait köpeğin aracın bagajına tepki vermesi üzerine bagaj açıldığında yoğun bir esrar kokusu geldiğinin ve stepnenin bulunmadığının fark edildiği, görevlilerce aracın uygulama noktasına gelmeden önce bir süre durduğu yere gidilip çevrede yapılan kontrolde yolun kenarındaki iki adet mavi siyah, bir adet bordo siyah, iki adet siyah renkli çantalar ile bir adet telis torba içerisinde streçe sarılı toplam kırk sekiz paket uyuşturucu maddenin ele geçirildiği ve konu hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği,
    Adana Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen 29.08.2012 tarihli raporuna göre; ele geçirilen toplam net 12.070 gram ağırlığındaki maddenin esrar olduğu,
    Adana Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğünce uyuşturucu maddelerin içinde bulunduğu materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucunda üç ayrı uzmanlık raporunun düzenlendiği, 10.08.2012 tarihli raporda; doksan beş adet mavi renkli poşetin otuz dokuz adedinin dış yüzeyinden doksan iki, şeffaf koli bantlı mavi renkli poşetin dış yüzeyinden bir, şeffaf koli bandı dış yüzeyinden bir ve gazete sayfa parçalarının on üç tanesinin yüzeyinden on sekiz adet vücut izinin tespit edildiğinin, 06.12.2012 tarihli raporda; otuz dokuz adet mavi renkli poşetin dış yüzeyinden tespit edilen izlerden iki tanesinin inceleme dışı sanık ..."in sol el baş parmak izleri ile aynı olduğunun, 10.12.2013 tarihli raporda ise; gazete sayfa parçalarının on üç adedinin yüzeyinden elde edilen izlerden üç, mavi renkli poşetin dış yüzeyinden tespit edilen izlerden beş adedinin sanık ..."nun sağ ve sol el parmak izleri ile aynı olduğunun belirtildiği,
    Uyuşturucu maddelerin naklinde kullanılan 34 EH .... plakalı aracın inceleme dışı sanık ... tarafından 28.07.2012 tarihinde kiralandığı,
    Anlaşılmıştır.
    Tanık Cihat Canpolat kollukta; inceleme dışı sanık ..."ın 28.07.2012 tarihinde saat 14.30 sıralarında iş yerine gelip araç kiralamak istemesi üzerine 34 EH .... plakalı aracı kiraladığını, kiralama işlemi sırasında adı geçen sanığın yanında iki kişinin daha bulunduğunu ancak bu kişilerin kimlik bilgilerini bilmediğini, 31.07.2012 tarihinde söz konusu araçta uyuşturucu madde ele geçirildiğini öğrendiğini, GPS cihazına ilişkin kayıtlardan aracın, 28.07.2012 tarihinde İstanbul"dan hareket edip sırasıyla Kocaeli, Sakarya, Bolu, Ankara, Aksaray, Adana, Mersin, Gaziantep, Şanlıurfa ve Siverek"e gittiğini, 29.07.2012 ve 30.07.2012 tarihlerinde Siverek"te bulunduğunu, 30.07.2012 tarihinde ise Şanlıurfa-Diyarbakır yoluna çıktığını tespit ettiğini,
    Tanıklar Mesut Pehniklioğlu, İbrahim Temel, Süleyman Sefa, Halil Demirci, Mevlüt Selcik, Mehmet Ali Karataş, Salih Ateşoğlu, Selami Tamer Duygun ve Alper Zengin; olay günü uygulama noktasında görevli olduklarını, olay tutanağının içeriğinin doğru olduğunu, tutanak altındaki imzaların kendilerine ait olduğunu,
    İnceleme dışı sanık ... aşamalarda; Siverek"li olduğunu, ancak uzun yıllardır İstanbul"da ikamet ettiğini, diğer sanıkların hiçbirini tanımadığını, suçlamayı kabul etmediğini, imal ettiği kumaşları tanıtmak için araç kiralayıp doğu illerine gittiğini, Siverek"te ise kız kardeşi ve çocukluk arkadaşının yanına uğradığını,
    İnceleme dışı sanık ... savcılıkta; Siverek mezarlığında bulunduğu sırada yanına inceleme dışı sanıklar Mehmet ve Sedat"ın geldiğini, inceleme dışı sanık Mehmet"in bir konuda kendisinden yardım talep ettiğini ancak konunun ne olduğunu söylemediğini, hep birlikte inceleme dışı sanık ..."in Siverek"teki evine gittiklerini, eve girdiklerinde inceleme dışı sanık ..."in kendilerini bir odaya götürüp içinde esrar bulunan büyük saman torbalarını gösterdiğini, birlikte esrarları torbalardan çıkartıp havalandırdıklarını, ardından inceleme dışı sanık Mehmet"in ilçe merkezine giderek büyük boy siyah naylon poşetleri getirdiğini, esrarları bu poşetlere yerleştirip paketlediklerini ve daha sonra markasını ve kime ait olduğunu bilmediğini bir araca yüklediklerini, uyuşturucu maddeyi paketlediği için poşetlerde parmak izinin çıkmış olabileceğini, inceleme dışı sanıklar Mehmet ve Sedat"ın paketleme esnasında ellerine çorap taktıklarını, inceleme dışı sanık ..."ı tanımadığını, mahkemede benzer anlatımlarına ek olarak; sanık ..."yu tanımadığını,
    İnceleme dışı sanık ... aşamalarda; inceleme dışı sanıklar ..., Mehmet ve Sedat"ı tanıdığını, inceleme dışı sanık ..."ı ise tanımadığını, kahvede oturduğu sırada yanına gelen inceleme dışı sanıklar Mehmet ve Sedat ile birlikte Siverek"teki evine gittiklerini, bir süre sonra inceleme dışı sanık ..."ın dışarı çıkıp esrar dolu çuvalları eve getirdiğini, inceleme dışı Sedat"ın telefon ile araması üzerine inceleme dışı sanık ..."in de yanlarına geldiğini, hep birlikte esrarları bölüp poşetlere yerleştirdiklerini, paketleme sırasında inceleme dışı sanık ..."ın eline çorap taktığını,
    İnceleme dışı sanık ... aşamalarda; komşusu olan inceleme dışı sanık Mehmet dışındaki diğer sanıkları tanımadığını, suçlamayı kabul etmediğini, suç konusu esrarı paketlemediğini,
    Beyan etmişlerdir.
    Sanık ... kollukta; Siverek"te ikamet ettiğini, babasının yanında emlakçılık yaparak geçimini sağladığını, inceleme dışı sanık ..."ı tanımadığını, ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisinin bulunmadığını, uyuşturucu maddelerin bulunduğu materyaller üzerinde parmak izlerinin nasıl tespit edildiğini bilmediğini,
    Mahkemede ise farklı olarak; inceleme dışı sanıkların hiçbirini tanımadığını, Siverek"te hamallık yaptığını, bu nedenle suç konusu uyuşturucu maddeyi bilmeden taşımış ve parmak izlerinin çıkmış olabileceğini, uyuşturucu madde paketlemediğini,
    Savunmuştur.
    Konumuza ilişkin 5237 sayılı TCK"nun "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" başlıklı 188. maddesinin üçüncü fıkrası suç tarihi itibarıyla;
    “(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklindedir.
    Üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, sevki, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, bir ve ikinci fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır. Fıkradaki suçun oluşması için bu seçimlik hareketlerden herhangi birisinin yapılmış olması gerekir.
    Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
    Adana"ya doğu illerinden uyuşturucu madde getirileceği bilgisinin elde edilmesi üzerine, Adana ili girişi İncirlik Park alanında görevlilerce uygulama noktası oluşturulduğu, yapılan kontroller sırasında uygulama noktasının yaklaşık beş yüz metre uzağında, sürücülüğünü inceleme dışı sanık ..."ın yaptığı aracın çalışır halde beklediğinin görüldüğü, görevlilerce yanına yaklaşıldığında aracın hareket etmesi üzerine uygulama noktasındaki diğer görevlilere bilgi verildiği, uygulama noktasında durdurulan araçta yapılan aramada bagajdan yoğun bir esrar kokusu geldiğinin ve stepnesinin bulunmadığının anlaşıldığı, bunun üzerine görevlilerce aracın uygulama noktasına gelmeden önce bir süre beklediği yere gidilip çevrede yapılan araştırmada, toplam beş adet çanta ile bir adet torba içerisindeki poşetlerde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; suç konusu uyuşturucu maddelerin bulunduğu mavi renkli poşetlerin dış yüzeyindeki beş, gazete sayfaları yüzeyindeki üç adet parmak izinin sanığın sağ ve sol el parmak izleri ile aynı ve uyumlu olduğunun Adana Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğünün raporu ile tespit edilmesi, sanığa ait birden fazla parmak izinin iki farklı materyal üzerinde bulunması, kollukta emlakçılık işi ile uğraştığını ve materyaller üzerindeki parmak izlerinin nasıl tespit edildiğini bilmediğini beyan eden sanığın mahkemede, hamallık yaptığı için uyuşturucu maddelerin bulunduğu materyaller üzerinde parmak izlerinin çıkabileceğini söyleyerek ilk beyanıyla çelişir nitelikte farklı bir savunma ileri sürmesi karşısında; sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkin savunması hayatın olağan akışına uygun düşmeyip kendisini suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu ve atılı suçu işlediği kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü düzelterek onayan Özel Daire kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
    2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi