12. Ceza Dairesi 2017/6842 E. , 2018/5298 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma, Kasten Yaralama
Hüküm : 1-Katılan sanık ... hakkında; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan CMK"nın 223/2-a maddesi gereğince Beraat
2-Katılan sanık ... hakkında; kasten yaralama suçundan TCK"nın 86/2, 86/3-a, 29, 62, 53/1-3, 58/6-7. maddeleri gereğince mahkumiyet
3-Katılan sanık ... hakkında; kasten yaralama suçundan TCK"nın 86/2, 86/3-a, 29, 62, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan katılan sanık ...’ın beraatine, kasten yaralama suçundan katılan sanıklar ... ve Mevlüt Duysak’ın mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan sanıklar ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK"nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı doğrultusunda TCK"nın 53.maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilebilmesi mümkün görülmüştür.
05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle CMK"nın 324/4. maddesinde eklenen “Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.” şeklindeki cümle ile yargılama giderlerinin tahsili bakımından 6183 sayılı Kanunun 106. maddesine atıfta bulunulduğu, anılan maddede “Yapılacak takip sonunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir. Bakanlar Kurulu, bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına kadar artırmaya yetkilidir” düzenlemesine yer verildiği, incelemeye konu dosyada, hüküm tarihi itibariyle yargılama giderlerini 18.-TL olarak hesaplamış ise de, hükmün kesinleşmesine kadar yapılan harcamaların tamamının yargılama giderleri kapsamında olması, dosyanın Yargıtay"a gönderilmesi için yapılan giderin henüz hesaplanmamış olması ve bu giderin hesaplanmasından sonra ortaya çıkan bakiyenin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde hazine üzerinde bırakılabilmesi, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesinin mümkün olması nedeniyle, yargılama giderinin sanıklara yükletilmesi bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Katılan sanıklar ... ve ...’ın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık ...’ın suçlu olmadığına, katılan sanık ...’ın ise bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Katılan sanık ...’ın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Olaydan önce, 11/06/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanuun’un “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” şeklindeki 48/6. maddesine göre 1,00 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası araç kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu anlaşılmakla; incelenen dosyada, sanığın olaydan yaklaşık 48 dakika sonra alınan doktor raporuna göre, alkolmetre ile yapılan ölçümde 91 promil alkollü olduğu, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu"nun, vücuttaki alkol oranının 1 saatte 0.15 promil azalacağı yönündeki bilimsel tespitleri dikkate alındığında, sanığın olay saati yaklaşık 103 promil alkollü vaziyette araç kullandığı böylece, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.