Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/290
Karar No: 2017/443

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/290 Esas 2017/443 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi, kasten öldürme suçundan sanık ...'in 5237 sayılı TCK'nun 81, 29, 62, 53, 63, 58 ve 54. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezasına, hak yoksunluğuna, mahsuba, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadereye hükmetti. Ancak sanığın avukatı yaptığı temyiz başvurusu sonrasında Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından 5237 sayılı TCK'nun 29. maddesinin uygulanması gerektiğine ve asgari oranda indirim yapılması gerektiğine hükmedildi. Yerel mahkeme ise Yargıtay'ın bu kararına uymayarak sanığın önceki cezasının devamına karar verdi. Bu karar sonrası, Ceza Genel Kurulu tarafından dosyanın tekrar Yargıtay 1. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine karar verildi.
Kanun Maddeleri: 5237 sayılı TCK'nun 81, 29, 62, 53, 63, 58 ve 54. maddeleri
Ceza Genel Kurulu         2017/290 E.  ,  2017/443 K.

    "İçtihat Metni"


    Mahkemesi :Ağır Ceza

    Kasten öldürme suçundan sanık ..."in 5237 sayılı TCK"nun 81, 29, 62, 53, 63, 58 ve 54. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadereye ilişkin Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.02.2014 gün ve 281-38 sayılı hükmün, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 03.03.2016 gün ve 3396-974 sayı ile;
    "Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’in maktul ...’i kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonucuna uygun şekilde suç vasfını tayin, takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılanlar vekilinin vasfa, tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
    1) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, maktul ile sanığın eşi arasında rızaya dayalı gönül ilişkisi olduğu, sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına ve telefon kayıtlarına göre de olay anında maktulün sanığın eşi ile telefonda konuştuğu ve sanığa hakaret ettiği anlaşıldığından, haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyuta göre tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK"nun 29. maddesi ile yapılan uygulama sırasında asgari oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 15 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini,
    2) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." nedenlerinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel mahkeme ise 02.06.2016 gün ve 143-274 sayı ile; TCK"nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bozma nedenine uymuş, diğer bozma nedeni yönünden ise;
    "...Mahkememizin önceki vermiş olduğu karar gerekçesi, tahrikin durumu ve olayın oluş şekli dikkate alındığında mahkememizce alt sınırdan uzaklaşılmış olduğu ve bu durumun da oluşa uygun olduğu kanaati hasıl olmakla Yargıtay kararına karşı direnme kararı vermek gerekmiştir. Şöyle ki; basit bir hakaret eyleminde haksız tahrik indirimi yapılırken indirimin asgari sınırdan yapıldığı dikkate alındığında, sanığın maktul ile eşi arasındaki gönül ilişkisi dedikodularının yarattığı elem ve öfke duyguları, ayrıca sanığın aksi ispatlanamayan savunmasına ve telefon kayıtlarına göre de olay anında maktulün sanığın eşiyle telefonda konuştuğu ve sanığa hakaret ettiği anlaşıldığından, bu olaya da basit bir hakaret eyleminde yapılan indirimle aynı indirimin yapılmasının hakkaniyete ve ceza adaletine aykırı olacağı kanaatine varılmıştır. Bu sebeple haksız tahrik indirimimin asgari sınırdan uzaklaşılarak yapılmasına karar verilmiştir..." gerekçesiyle, sanığın önceki hükümdeki gibi cezalandırılmasına karar vermiştir.
    Bu hükmün de katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2016 gün ve 289651 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 gün ve 1284-1234 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 08.03.2017 gün ve 50-701 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; kasten öldürme suçundan sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle uygulanan indirim oranının isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, yerel mahkeme kararının yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
    a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
    b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
    c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
    d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçelerle veya sonradan yürürlüğe girip lehe hükümler içermekle uygulanması gereken yeni kanun normlarına dayanarak hüküm kurmak,
    Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Sanık hakkında kasten öldürme suçundan kurulan ilk mahkûmiyet hükmünün, Özel Dairece; “..sanık hakkında haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyuta göre asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi” gerekçesiyle bozulmasından sonra, yerel mahkemece, ilk hükümde tahrik nedeni olarak gösterilen “...sanığın maktul ile eşi arasındaki gönül ilişkisi dedikodularının yarattığı elem ve öfke duyguları ile... maktulü öldürdüğü...” şeklindeki gerekçeye ek olarak “.. ayrıca sanığın aksi ispatlanmayan savunmasına ve telefon kayıtlarına göre de olay anında maktulün sanığın eşiyle telefonda konuştuğu ve sanığa hakaret ettiği anlaşıldığından, bu olaya da basit bir hakaret eyleminde yapılan indirimle aynı indirimin yapılmasının hakkaniyete ve ceza adaletine aykırı olacağı kanaatine varılmıştır. Bu sebeple haksız tahrik indirimimin asgari sınırdan uzaklaşılarak yapılmasına karar verilmiştir...” şeklinde, tahrike yönelik bir başka somut olguyu da hükme esas almak suretiyle, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurduğu anlaşılmaktadır.
    Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulmuş olması nedeniyle yeni hüküm niteliğindedir. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle,
    Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.06.2016 gün ve 143-274 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi