Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/194
Karar No: 2017/442

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/194 Esas 2017/442 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanıkların ormanlık alanda işgal ve faydalanma suçlamalarıyla yargılandığı davada, yerel mahkeme sanıklara beraat kararı vermiştir. Ancak, bu kararın temyizen incelenmesi sonucunda Yargıtay 3. Ceza Dairesi, ormanlık alanda bulunan yerin orman tahdidinin aleni olduğunu, dolayısıyla sanıkların orman olduğunu bile bile suçu işlediğini belirtmiştir. Bu nedenle, yerel mahkemenin kararı isabetsiz bulunmuş ve davaya yeniden bakılmasına karar verilmiştir. Ancak, yeniden yapılan yargılama sonucunda da sanıkların suçlu olduğuna dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği için, yerel mahkeme yine beraat kararı vermiştir. Ceza Genel Kurulu da, bu yeni kararın ilk karardan farklı gerekçelerle verildiği ve temyiz incelemesinin Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından yapılması gerektiği gerekçesiyle dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar vermiştir.
Kanun maddeleri: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 93/2 ve 53. maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/1 maddesi. Ayrıca, 6763 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde de kararda yer almakt
Ceza Genel Kurulu         2017/194 E.  ,  2017/442 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Sulh Ceza

    Orman alanının işgali ve faydalanma suçundan sanıklar ... ve ..."in beraatlerine ilişkin Fethiye (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 18.10.2011 gün ve 466-875 sayılı hükümlerin, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 03.10.2013 gün ve 16357-33993 sayı ile;
    "...Sanıkların işgalinde bulunan dava konusu yerin, gerek Kadastro Mahkemesi tarafından yapılan keşif sonucu düzenlenen orman ve kadastro bilirkişilerinin tanzim ettiği 21.02.2011 tarihli bilirkişi raporu ve gerekse Sulh Ceza Mahkemesi tarafından yapılan keşif sonucu tanzim edilen 05.10.2011 tarihli fen ve orman bilirkişilerinin raporuna göre, 1975 yılında yapılan orman tahdit çalışmalarında ormanlık alanda bırakıldığı, 2010 yılında yapılan 2B çalışmalarında yine ormanlık alanda bırakıldığı, amenajman haritasında da orman alanında kaldığı, 5 yıl önce açıldığı ve toprak işlemesinin yapıldığının belirtilmesi, orman tahdidinin aleni olduğu, herkes için bilinmesi gerektiği ve bağlayıcı olması, sanıkların Fethiye Kadastro Mahkemesine dava konusu yerin kendilerine ait olduğu gerekçesiyle dava açmaları nedeniyle suça konu yerin orman olduğunu biliyor olmaları karşısında sanıkların üzerlerine atılı suçun sübut bulduğu gözetilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel mahkeme ise 12.06.2014 gün ve 30-536 sayı ile;
    "...Mahkememizce yapılan yargılamada, toplanan deliller, iddialar, savunmalar, tanık anlatımları, adli rapor, tüm dosya kapsamı birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanıkların 5237 sayılı 6831 sayılı Orman Kanununun 93/1, TCK"nun 93/2, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; olay yerinde keşif yapıldığı, keşif sırasında olay mahallinde yakın zamanda işgale ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığı, bilirkişinin çekmiş olduğu fotoğraflardan da görüleceği üzere keşif sonrası bilirkişilerin raporlarını dosyaya sundukları, orman bilirkişisinin raporunda "...uzunca süredir (8 yıl) toprak işlemesi yapılmamış..." denildiği, bu hususun açığa kavuşturulması için ek rapor tanziminin istendiği, orman bilirkişisinin düzenlemiş olduğu ek raporda "...en az 8 yıl işleme yapılmamış olduğunun kastedildiği; "en az 8 yıl" ibaresinin muğlak bir ifade olduğu, dinlenen tanık beyanlarından da sanıkların toprağı işlemedikleri, uzun yıllar önce babaanneleri Saliha Esen"in toprağı işlediğinin belirtildiği, bu durumda sanıkların atılı suçu işlediği hususunda şüphe oluşmuştur.
    Ceza hukukunun evrensel ve yerleşik kuralları vardır. Görülmekte olan kamu davasında olduğu gibi maddi vakanın sübutu net ve duraksamasız olarak belirlenememiş ise mahkûmiyet kararı verilemez, ceza yargılamasında kural olarak kişiler masumdur. Ceza verilmesi için sanığın masum olmadığının kesin biçimde ortaya konulması gerekir. Bir hususun sabit olması için o hususun aksinin mümkün olmadığının kabul edilmesi gerekir. Buna ceza muhakemesinde "şüpheden sanık yararlanır." ilkesi denir. Böyle bir ilkenin kabul edilmesinin nedeni; bir suçlunun cezasız kalmasının, bir masumun cezalandırılmasına tercih edilmesidir. (Nevzat Toroslu, Ceza Muhakamesi Hukuku, Ankara, 1999 sayfa 166,167)
    Bu durumda sanıkların, atılı orman alanlarının işgali, ormandan faydalanma ve orman içinde yerleşilmesi suçunu işledikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği..." gerekçesiyle, önceki hükümde olduğu gibi sanıkların beraatlerine karar vermiştir.
    Bu hükümlerin de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2016 gün ve 325463 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 gün ve 855-1983 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 16.02.2017 gün ve 527-1503 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara atılı orman alanının işgali ve faydalanma suçunun sabit olup olmadığının tespitine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, yerel mahkeme kararının yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
    a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
    b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
    c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
    d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçelerle veya sonradan yürürlüğe girip lehe hükümler içermekle uygulanması gereken yeni kanun normlarına dayanarak hüküm kurmak,
    Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp, yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Sanıkların beraatlerine ilişkin ilk hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece; sanıkların eylemlerinin orman alanının işgali ve faydalanma suçunu oluşturacağının gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulduğu, bozmadan sonra yerel mahkemece, suça konu yerde tekrar keşif işlemi yapıldığı, bilirkişi raporları aldırıldığı ve yeniden tanık dinlenildiği; bu yeni delillere dayanarak ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
    Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulmuş olması nedeniyle yeni hüküm niteliğindedir. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle,
    Fethiye (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 12.06.2014 gün ve 30-536 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi