Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/3721
Karar No: 2018/5256
Karar Tarihi: 08.05.2018

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme - tehdit - hakaret - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/3721 Esas 2018/5256 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2017/3721 E.  ,  2018/5256 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suçlar : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, tehdit, hakaret
    Suç Tarihleri : 11/08/2010-12/11/2010
    Hükümler : 1- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı TCK"nın 136/1, 62/1, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
    2- Tehdit suçundan dolayı TCK"nın 106/1-1, 43/1-2, 62/1, 53/1-3.
    maddeleri gereğince mahkumiyet
    3- Hakaret suçundan dolayı TCK"nın 125/2. maddesi atfıyla aynı Kanun"un 125/1, 43/1-2, 62/1, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

    Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, tehdit ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık vasisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un, yerel mahkemenin karar tarihi olan 09.02.2017 tarihinden önce, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmesi karşısında, tebliğnamedeki anılan Kanun"la karar tarihinden sonra yapılan değişiklikler gözetilerek tehdit ve hakaret suçları açısından uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi gerektiği ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu nedenlerine dayalı olarak tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasını öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
    Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık vasisinin sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    1- Sanığın, mağdur ... adına sahte facebook hesabı açıp, bu hesap üzerinden mağdurun ismi, soyismi, mesleği ve görev yeri gibi kişisel verilerini, 12.11.2010 tarihine kadar yayımlayarak, üst sınırı 4 yıl hapis cezasını gerektiren TCK"nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında, sanık hakkında, karar tarihinden önce 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun"un Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü gereğince, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    2- Dosya kapsamına göre; sanığın, 11.11.2010 tarihinden yaklaşık üç ay önce mağdur ..."nin ev, cep ve iş telefonlarını değişik zamanlarda arayarak ona hakaret ve tehdit ettiği, adı geçen mağdurun kişisel verilerini kullanarak oluşturduğu sahte facebook hesabı üzerinden 12.11.2010 tarihinde diğer mağdur ..."e hakaret ve tehdit ibareleri içeren mesaj gönderdiği olayda;
    Sanığa yüklenen suçların işleniş biçimine, zamanına ve gerçekleşme şekillerine göre; uzlaştırma kapsamına giren tehdit ve hakaret suçlarının, bu kapsama girmeyen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçuyla birlikte işlenmediği dikkate alındığında, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 34. maddesi ile değişik CMK"nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK"nın 106/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması, tehdit suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle CMK"nın 253/3. madde ve fıkrasına 26.06.2009 tarihli 5918 sayılı Kanun"un 8. maddesiyle eklenen ve 09.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmü gereğince suç tarihi itibariyle uzlaşma hükümleri uygulanamayan hakaret suçu açısından da 6763 sayılı Kanun"la yapılan değişiklik uyarınca uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiğinin anlaşılmış olması karşısında; TCK"nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun"un 35. maddesi ile değişik CMK"nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun"un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, “...Sanığa isnat edilen hakaret ve tehdit suçları uzlaşmaya tabi suçlardan ise de, uzlaşmaya tabi olmayan kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçu ile birlikte işlenmeleri nedeniyle CMK"nın 253/3. maddesi gereği uzlaşma usulü uygulanmamıştır.” biçimindeki yetersiz gerekçelere ve eksik incelemeye dayalı olarak hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi,
    3- Kabul ve uygulamaya göre de:
    a) Sanığın, mağdur ..."ye yönelik eylemlerinin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, zincirleme şekilde tehdit ve zincirleme şekilde hakaret, mağdur ..."e yönelik eylemlerinin tehdit ve hakaret suçlarını oluşturduğu ve sanık hakkında mağdur ..."ye yönelik verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yanı sıra her iki mağdura yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinden dolayı ayrı ayrı toplam dört mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın, mağdurlara karşı aynı suç işleme kararı ile zincirleme şekilde tehdit ve zincirleme şekilde hakaret suçlarını işlediğine dair dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle tehdit ve hakaret suçlarından dolayı ayrı ayrı toplam iki mahkumiyet hükmü kurulması,
    b) İddianamede sanığın TCK"nın 125/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanun"un 125/1, 43/1, 106/1, 43/1, 136/1, 125/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanun"un 125/1, 106/1, 53, 58. madde ve fıkraları gereğince cezalandırılmasının talep edildiği ve tehdit ve hakaret suçlarından her bir mağdura yönelik ayrı ayrı dava açıldığı halde ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında tehdit suçundan dolayı TCK"nın 106/1-1, 43/1-2 ve hakaret suçundan dolayı TCK"nın 125/2. maddesi atfıyla aynı Kanun"un 125/1, 43/1-2. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılarak CMK"nın 226. maddesine aykırı hareket edilmesi,
    c) Sanık hakkında TCK"nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve TCK"nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının dikkate alınmaması,
    Kanuna aykırı olup, sanık vasisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun"un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarları yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 08.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi