20. Hukuk Dairesi 2018/5709 E. , 2019/2344 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 603 ada 1 parsel sayılı 45.810,13 m2 yüzölçümlü taşınmaz ... vasfı ile Hazine adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı, babasından miras yolu ile kendisine intikal eden ve kendisi adına tespit ve tescil edilen 695 ada 3 parselle bir bütün olan, yaklaşık 6500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 603 ada 1 parsel içerisinde ... olarak tespit ve tescil edildiğini belirterek bu kısmın tapu kaydının iptal edilerek adına tescili istemiyle dava açmış, yargılama sırasında tapu kayıtlarına dayanmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın ... sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro sonucu oluşan tapu kaydının, kadastro öncesi nedene dayalı olarak iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ... kadastrosu 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır.
Mahkemece usul ve kanuna aykırı olarak, eksik araştırma ile hüküm kurulmuştur.
Davacının tapu kayıtlarına dayanmasına rağmen mahkemece dayanak tapu kayıtlarının oluşumlarına esas tescil dosyası getirtilip tapu kayıtları usulüne uygun olarak uygulanmayarak soyut bir tapu uygulaması ile yetinilmiş; eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporları hükme esas alınmıştır.
Mahkemece, davacının dayandığı tapu kayıtları (sadece Tapu Müdürlüğünden değil gerekiyorsa Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından da araştırılarak) ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve varsa tescil krokisi ile birlikte getirtilmeli; tapu kaydının revizyon görüp görmediğinin, revizyon görmemişse nedeninin, revizyon görmüşse bu kayıtların hangi parsellere revizyon gördüğünün ilgili birimlerden sorulmalı, revizyon görmesi halinde bu parsellerin kadastro tutanakları ve eklerinin, çaplarının, kesinleşmişse tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile birlikte dosya arasında yer almalı; dayanak tapuların oluşumuna esas tescil ilamlarının hasımsız dava sonucunda oluşması durumunda bu ilamların Hazine ve ... Yönetimi bağlayıp bağlamayacağı değerlendirilmeli; en eski ve dava tarihinden 20 yıl öncesi tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası ilgili yerlerden getirtilerek önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve ... Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman ... yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir ... mühendisi, 1 fen ve 1 ziraat bilirkişisi marifetiyle yapılacak keşifte taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; davacının tapu kayıtlarının sınırları tek tek
okunmak suretiyle zeminde gösterilmesi sağlanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen ve gösterilemeyen sınırlar konusunda taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanağı belgelerle denetlenmeli, uzman fen bilirkişisine yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği nokta ve sınırların işaretlendiği, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilerek tapu kayıtlarının kapsamı belirlenmeli, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.-K. 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.-K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi ... olan bir yerin üzerindeki ... bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt ... toprağının ... sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş ... kadastrosu bulunmadığından, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı fen ve uzman ... bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın ... sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma (Medeni Kanunun 713. maddesi, 3402 sayılı Kanunun14. ve 17. maddelerindeki) koşulların araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte 1990"lı yıllara ait hava fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, taşınmazın toprak yapısı incelenmeli, çekişmeli taşınmazın fiili durumumu da belirtir şekilde rapor alınmalı, imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları HMK’nın 259. ve 261. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmeli, yerel bilirkişinin imar ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı, yasal 40 ve 100 dönümlük sınırlar da dikkate alınıp toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 04/04/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.