23. Hukuk Dairesi 2013/8599 E. , 2014/2950 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2013
NUMARASI : 2013/129-2013/78
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK"nın 438/I. maddesindeki parasal sınır, 5236 sayılı Kanun"un 19. maddesiyle HUMK’na eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2013 yılı için 18.560,00 TL’dir.
Temyize konu kararda dava değerinin 14.262,91 TL olması nedeniyle, duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifçe inşaa edilen konutlardan satın alan davalının verilen temizlik ve güvenlik gibi hizmetleri için belirlenen aidatı, dairesinin emlak vergisi borcunu, çevre düzenlemesi ve binaların etrafına yapılan tel çit nedeniyle payına düşen miktarı ödememesi nedeniyle 13.915,03 TL asıl alacak ile 347,88 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 14.262,91 TL nin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptal ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı kooperatifin üyesi olmadığı halde aidat ve diğer giderlerin istenemeyeceğini, davalının katılmadığı genel kurullarda alınan kararların davalıya bağlamayacağını, sitede bulunan konut sayısı ile orantılı bir miktarın istenmesi yerine rast gele bir hesapla aidat ve gider payı istendiğini, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile davalı itirazının 1.899,00 TL emlak vergisi borcu ile 688,00 TL çevre düzenleme masrafı ile tel çit masrafı olmak üzere toplam 2.587,00 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip sonrası yapılan tahsilatın dikkate alınmasına, icra inkar ve kötüniyet istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin aidat bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince davalının, davacı kooperatifin ortağı olmaması nedeniyle, genel kurulca alınan aidat kararından sorumlu olmadığının kabulü kural olarak doğrudur. Davalının, kooperatifin ortağı olmamasına rağmen kooperatifin konutlarının bulunduğu sitede daire sahibi olduğu sabittir. Davacı kooperatif, sitenin güvenlik, temizlik ve onarım gibi bir takım işlemlerinin kat mülkiyeti kurulmaması nedeniyle kooperatifçe yerine getirildiğini ileri sürerek, takip başlatmıştır. Uyuşmazlık ise, davacının hizmet verip vermediği ve ileri sürülen hizmet ya da hizmetlerden davalının yararlanıp yararlanmadığı, bu bağlamda yararlanılan hizmet bedellerinin davacılar tarafından ödenmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmakta olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kooperatifin ibraz edilen 2010 yılı defterlerinde, davalının hüküm altına alınan emlak vergisi ile çevre düzenleme borcu dışında borcu bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davalının konut edindiği alanın esasen kooperatif ortaklarına ait sitenin içinde olduğu, davacı kooperatifin tüzel kişiliğini devam ettirdiği olgusu karşısında kooperatif ortağı olsun veya olmasın kooperatif hizmetinden yararlanan kişilerin bu hizmetlerin karşılığı olan aidat ya da bedeli ödemek zorunda bulundukları kuşkusuzdur. Başka bir deyişle, davalı kooperatifin fiilen verdiği hizmet ya da hizmetlerin karşılığını davacılardan vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde isteyebileceğinin ilke olarak kabulü gerekir. Söz konusu alanda işyeri bulunanların, ortak olsun ya da olmasın, kooperatif tarafından fiilen sunulan hizmetleri reddetmesi ya da kabul etmemesi mümkün olmayıp, bu bağlamda herhangi bir gerekçenin arkasına sığınarak fiilen sunulan hizmet bedelini ödemeden kaçınmasının kabulü olanaklı değildir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalının yararlandığı hizmetlerin nitelik ve mahiyetlerinin açıkça ve denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmesi ve varsa kooperatif hizmetlerinin karşılığının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, verildiği iddia edilen hizmet bedelinin kooperatif defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle sonuçta yanlış ilkeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı uyuşmazlıkla örtüşmeyen isabetsiz gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açılanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içeresinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.