10. Hukuk Dairesi 2016/18849 E. , 2017/1552 K.
"İçtihat Metni"
Bölge Adliye Mahkemesi : Adliye Mahkemesi
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti amacı ile açılan davada yapılan yargılama sonucu, ... İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen hükme karşı davalı Kurum vekilince istinaf yoluna başvurulması ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın temyizen incelenmesi davalı Kurum vekilince istenilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İSTEM :
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 05.05.1990 tarihi olduğunun tespitini istemiştir.
CEVAP :
Davalı Kurum vekili, özetle, davacının isminin işverence verilen dönem bordrolarında bulunmadığını, işe giriş bildirgesi verilmesinin fiili çalışmanın karinesi olamayacağını, kamu düzenini ilgilendiren davada, resen araştırma yapılarak fiili çalışmanın belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
MAHKEME KARARI :
Mahkemece, işe giriş bildirgesi, bordro tanıklarının beyanları ve diğer deliller kapsamında fiili çalışmanın mevcut olduğu belirlenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı Kurum vekili, özetle, soyut nitelikteki tanık beyanlarına dayalı karar verildiğini, davacının iddiasının resmi Kurum kayıtlarına dayanmadığını ileri sürerek istinaf yolu ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
./...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI :
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 15.11.2016 gün ve 2016/66 E., 2016/44 K. sayılı ilamı ile özetle, Kuruma verilen işe giriş bildirgesinin varlığı, eylemli çalışmanın varlığına dair tanık beyanları gözetilerek davalı Kurum vekilinin ileri sürdüğü itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı davalı Kurum vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
TEMYİZ NEDENLERİ:
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen karar, davalı Kurum avukatı tarafından, özetle, soyut nitelikteki tanık beyanlarına dayalı karar verildiği, eksik inceleme yapıldığı ve usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının bozulması gerektiği gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
İLGİLİ HUKUK KURALLARI :
506 sayılı Yasanın 108. Maddesinde “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihdir.
Tahsis işlerinde nazara alınan sigortalılık süreleri, bu sürenin başlangıç tarihi ile, sigortalının tahsis yapılması için yazılı istekte bulunduğu tarih, tahsis için istekte bulunmuş olmıyan sigortalılar için de ölüm tarihi arasında geçen süredir.” hükmüne, aynı Yasanın “Yaşlılık aylığından yararlanma şartları” başlığını taşıyan 60. Maddesinin G fıkrasında ise, “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.” hükmüne yer verilmiş, Geçici 54. Madde ile ise “1/4/1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60 ıncı maddenin (G) fıkrası hükmü uygulanmaz.” hükmü getirilmiştir.
ESASIN İNCELENMESİ :
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı hakkında verilen işe giriş bildirgesinde belirtilen tarihte, davacının fiilen çalışmasının bulunup bulunmadığı ve bu tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulünün mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Eldeki davaya konu somut olayda, 17.07.1985 tarihli işe giriş bildirgesinin süresi içerisinde Kuruma verildiği, işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte işverenin faaliyetinin mevcut olduğu, davacı tanıkları ile bordro tanıklarının davacının çalışmalarını doğruladıkları gözetildiğinde, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, anılan Yasanın 60/G maddesinde, “bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü karşısında, hükümde, davacının 18 yaşını
../...
doldurduğu tarihten öncesi süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları priminin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edileceğinin belirtilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının 2. Fıkrasının sonuna “17.07.1985 tarihindeki bir günlük çalışmaya yönelik ödenecek sigorta priminin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine” sözcüklerinin eklenmesine ve ilk derece mahkemesi hükmünün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.