23. Hukuk Dairesi 2013/9262 E. , 2014/2831 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/04/2013
NUMARASI : 2012/668-2013/240
Taraflar arasındaki zilyetliğin tesbiti ve korunması davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin .... Sok. No:12"de bulunan taşınmazın zilyetliğini gecekondu olarak 1983 yılında dava dışı A. P.."dan satın aldığını, malik sıfatıyla zilyet olduğu bu taşınmaz üzerine bina inşa etmek için müvekkili ile davalı yüklenici arasında 06.11.1998 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği"nde, “Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Mal Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” yapıldığını, bu sözleşmeye göre davalı yüklenici tarafından yapılacak olan inşaatta müvekkiline verilmesi gereken 4 ve 5 no"lu bağımsız bölümlerin teslim edilmesine rağmen 6 no"lu bağımsız bölümün teslim edilmediğini ileri sürerek, 6 no"lu bağımsız bölüm bakımından müvekkilinin haklı ve malik sıfatı ile zilyetliğinin tespitine, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve BK"nın eser sözleşmesine ilişkin hükümleri gereğince davalı yüklenici tarafından imal edilen eserin (6 no"lu dairenin) ayıptan ari bir şekilde anahtarının teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu yerin, davacının iddia ettiği yer üzerinde olmadığını, bu yerin Beyoğlu ... Noterliğinin 18.05.1999 tarih ve 7958 no"lu sözleşmesine konu yer üzerinde olduğunu, davacının iddia ettiği gibi bir inşaat yapılmadığını, sözleşmeye dayanılarak zilyetliğin tespiti davasının açılamayacağını ancak tespit davası açabileceğini, sözleşmeden itibaren beş yıldan fazla zaman geçtiğini, zamanaşımının gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi"nin 30.04.2012 tarih ve 2011/7201 E, 2012/3503 K. sayılı ilamıyla, taşınmazın arsa niteliği ile Fatih Sultan Mehmet Vakfı adına tapuda kayıtlı olup üzerinde bulunan A ve B işaretli kargir binaların Kazım Soysal’a ait olduğu, taraflar arasında bu hususta bir uyuşmazlık olmadığı, yüklenici tarafından yapılan binaya ait belediye işlem dosyasının bulunmadığı ve kaçak yapıldığı, bu durumda uyuşmazlığın çözümünde esas alınması gereken belgenin, noterlikte düzenlenen kat karşılığı düzenlenen inşaat sözleşmesi olduğu, buna göre, davacının sözleşme gereğince, şahsi hakkını istediği gözönünde tutularak olayın çözüme kavuşturulması gerekirken, davanın zilyetliğin korunması davası olarak nitelendirilip sonuçlandırılmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taşınmazın vakıf adına kayıtlı olduğu ve yapının kaçak yapı olduğu, ruhsatsız ve kaçak yapıların yıkılmasının 3194 sayılı İmar Kanunu"nun 32. maddesi gereği olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğu, davacının, davalı yüklenici ile taşınmaz mal satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmış olup, taşınmaz Fatih Sultan Mehmet Vakfı"na ait olduğundan kendisine ait olmayan taşınmaz için davalıyla sözleşme yaparak bundan istifade etmek istemesinin iyiniyetle bağdaşmadığı gibi kimsenin kendi kusurundan istifade edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.