23. Ceza Dairesi 2016/8580 E. , 2016/8198 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- Nitelikli dolandırıcılık suçundan; TCK"nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK"nın 158/1-h, 43/2, 62/1 ve 52/2, 53/1 maddeleri uyarınca2 yıl 1 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası (tüm sanıklar hakkında)
2- Özel belgede sahtecilik suçundan; TCK"nın 207/1, 43/2, 62/1, 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası (tüm sanıklar hakkında)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların birlikte suç işleme iradesi ile hareket ederek suç tarihlerinde,... Cad. No:70 ve .....Caddesi No:18/E sayılı adreslerde "...Online Fatura Ödeme Noktası" adı altındaki iş yerlerini işlettikleri, bu süreçte çeşitli tarihlerde mağdurlardan fatura tahsil ederek mağdurlara sahte fatura ödendi makbuzları verdikleri ancak ilgili kurumlara aktarılmak üzere tahsil edilen bu bedelleri aktarmayarak özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia edilen olayda;
1- Sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, özel belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların farklı tarihlerde farklı mağdurlara yönelik sahtecilik eylemleri bulunduğu halde sanıklar hakkında sahtecilik suçundan mağdur sayısında ceza tayin edilmesi gerekirken TCK"nın 43.maddesi uyarınca arttırım yapılarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
TCK"nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları ile katılan vekilinin ücreti vekalete ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
1-Sanıklar tarafından tahsilat işlemlerinin yapıldığı iş yerlerinin idari ve vergi mevzuatlarına uygun olarak kurulmuş bulunan gerçek bir işyeri olmaması karşısında, sanıkların TCK"nın 157/1, maddesi uyarınca basit dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları gerekirken, TCK"nın 158/1-h maddesi uyarınca cezalandırılmaları suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2- Suçun, her bir mağdura karşı basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
3- TCK"nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanması zorunluluğu,
Kabule göre de:
1136 sayılı Kanun"un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun"un 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, katılan vekilinin temyiz kapsamına göre aynı Kanun"un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 19/09/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.