Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/5309
Karar No: 2017/6746
Karar Tarihi: 23.11.2017

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/5309 Esas 2017/6746 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/5309 E.  ,  2017/6746 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... vekili ile davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak yasal süre içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, davacı vekilinin duruşma isteği değerden reddedildi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-

    Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel tahsili istemine ilişkindir.
    Asıl ve birleştirilen davada davacı, maliki olduğu 27002 ada 1 parsel sayılı taşınmazının vekil kıldığı davalı ... tarafından eşi ...’e satış suretiyle temlik edildiğini, onun ölümü ile davalı ...’e intikal ettiğini, satışın bilgisi dışında olduğunu, satış bedelinin de kendisine ödenmediğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin tespiti ile yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
    Davalı ..., iddianın doğru olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
    Birleştirilen davada davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
    Mahkemece, davacının eda ettiği yemin ile vekilin taşınmazı satmasına rağmen bedelini vekil eden davacıya ödemediği hususunun ispatlandığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile 10.500,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 27002 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 200/11277 payı davacı ..."ya ait iken, ... 16.02.2006 tarihinde davalı ..."i satışa da yetkili olmak üzere vekil tayin ettiği, vekilin taşınmazdaki davacı payının tamamını 19.04.2006 tarihinde eşi olan ..."ye satış suretiyle temlik ettiği, ..."nin 23.07.2007 tarihinde öldüğü, davanın önce ... mirasçısı aynı zamanda vekil olan ... aleyhine açıldığı, bilahare ..."nin diğer mirasçılarının davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s. Borçlar Kanununun 390.) maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.
    Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.
    Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. (TBK"nin 504/1) Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin son fıkrası uyarınca sorumlu olur. Bu sorumluluk BK"de daha hafif olan işçinin sorumluluğuna kıyasen belirlenirken, TBK"de benzer alanda iş ve hizmetleri üslenen basiretli bir vekilin sorumluluğu esas alınarak daha da ağırlaştırılmıştır.
    Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi 4721 s. Türk Medeni Kanunu"nun (TMK) 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.
    Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, TMK"nin 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.
    Ayrıca, TMK."nun 6. ve HMK."nun 190. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispat etmek zorundadır.
    Somut olayda, mahkemece uyuşmazlığı çözüme kavuşturacak şekilde bir inceleme yapılmamış, davalının davacı tarafa teklif ettiği yeminin eda edilmesi gerekçe gösterilerek bedele hükmedilmiştir.
    Öte yandan, davalı vekil ... karar tarihinden önce 21.10.2014 tarihinde ölmüştür.
    TMK"nun 28/1.maddesinde düzenlendiği üzere ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur.
    Böylesi durumlarda davanın ölen kişinin tüm mirasçıları aleyhinde sürdürülmesi zorunludur.
    Taraf sıfatı kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen gözetilmesi gerekir.
    Hal böyle olunca, öncelikle yargılama sırasında ölen davalı ..."in mirasçılık belgesi istenerek mirasçıları var ise onların davada yer almalarının sağlanması, yerinde keşif yapılarak satış tarihi itibariyle taşınmazın gerçek değerinin saptanması, tarafların bildirdikleri tanıklar dinlenerek yukarıdaki ilke uyarınca vekalet görevinin kötüye kullanılıp kullanılmadığının açıklığa kavuşturulması, davacı iddiasını kanıtlar ise öncelikli istek olan tapu iptali ve tescil isteğinin kabul edilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Her ne kadar davalı ... vekili kararı temyiz etmiş ise de temyiz tarihi itibariyle ... ölü olduğu için vekilin vekalet yetkisi son bulmakla vekilin temyiz yetkisi de yoktur. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.























    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi