10. Hukuk Dairesi 2015/10464 E. , 2017/1462 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı işveren .... Beton Ltd. Şti.’nin sigortalı işçisi ....’ın geçirdiği iş kazası sonucu maluliyeti ile ilgili olayla alakalı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı asıl işveren Metati Turz. Ltd. Şti’nin %50, davalı alt işveren .... Beton Ltd. Şti.’nin %25 kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Kusur raporlarının, 506 sayılı Yasa, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar...” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, özellike kaza mahallinin yeterince aydınlatılıp aydınlatılmadığı ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.Somut davada, hükme esas alınan kusur raporunda davalı asıl işverenin kusur oranının alt işverenin kusur oranından fazla bulunması olayın oluşuna uygun bulunmamıştır. Bu nedenle yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak ve sigortalının davalı .... Beton Ltd. Şti.’nin işçisi olduğu iddiası gözetilerek, olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan yeni bilirkişi heyetinden oluşa uygun bir kusur raporu alınarak sonucuna göre karar vermek gerekmektedir.
Diğer taraftan sigortalının sürekli işgöremezlik derecesi tespit kararına istinaden %16 olarak belirlendiği,... Ünv. Hastanesi’nin 22.07.2011 tarihli raporuna istinaden sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin azalma kaydı ile maluliyeti gerektirmediği kurumca belirlenmiş olup, yargılama sırasında davalının maluliyet oranına itirazının değerlendirilmesi gerekmektedir.
İş göremezlik oranının tespitinde izlenecek yol 506 sayılı Yasanın “Raporlar” başlığını taşıyan 109’uncu maddesinde, (5510/95. Madde) bu Kanunun uygulanmasında; sigortalıların sürekli iş göremezlik durumlarının saptanmasında, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızaların esas tutulacağı, raporları yeter görülmeyen ilgililerin Kurumca yeniden muayene ettirilebilecekleri, ilgililerin durumlarının tespitinde son muayene raporunun esas tutulacağı, yukarıda belirtilen raporlar üzerine, Kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilirse, durumun Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden alınacak rapora göre karar verilmeli; Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki bulunması halinde ise, Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 23.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.