1. Hukuk Dairesi 2017/1819 E. , 2017/6731 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAHİLİ DAVALILAR :... V.D.
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.06.2013 gün ve 2010/106 Esas 2013/355 Karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 01.12.2016 gün ve 2015/11124 E- 2016/10761 K sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil; karşı dava geçit hakkı isteğine ilişkindir.
Davacılar, kayden paydaşı oldukları ... parsel sayılı taşınmaza davalıların yol geçirmek ve çevresini korumaya almak suretiyle haksız olarak müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve 1.000-TL ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davaya konu taşınmazda kullanılan yolun yaya yolunun devamı olduğunu, davacıların murisi ... ... ile 19.02.2000 tarihinde yapılan anlaşma gereği 36 metre yer karşılığında 35 metre yer verdiğini, ecrimisil şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise; maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazda bulunan evine ulaşabilecek bir yolu olmadığını ileri sürerek 649 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, çekişme konusu ... parsel sayılı taşınmaza davalı-karşı davacının müdahalesinin sabit olduğu gerekçesi ile elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne, karşı davada, geçit hakkı isteğininde kabulüne karar verilmiş,davacı-karşı davalının temyizi üzerine Dairece karar, “...Somut olaya gelince; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ekindeki krokide gösterilen bölüm yönünden geçit hakkına karar verilmiş ise de, geçit hakkı davalarından maksat genel yolla bağlantısı olmayan taşınmazların kesintisiz bir biçimde genel yolla bağlantısının sağlanması olup, dosyadaki krokilerden anlaşıldığı üzere davalıya (karşı davacı) ait 648 parsel sayılı taşınmazın doğu ve kuzey tarafından ana yola bağlantılı durumda olduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; yola bağlantısı olan karşı davacıya (davalı) ait 648 parsel sayılı taşınmazın geçit ihtiyacı bulunduğundan söz edilemeyeceğinden karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Kabule göre de, hükme esas alınan 22.03.2012 tarihli teknik bilirkişi rapor ve ekindeki krokide A harfi ile gösterilen 103,70 m2"lik bölüm yönünden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş ise de, geçit hakkı talebi sadece ... parsel aleyhine istenilmiş ve verilen karar sadece bu parsel aleyhine kurulmuş olup, kurulan geçit hakkı ... parsel sayılı taşınmazın ana yolla kesintisiz bir şekilde bağlantısını sağlamamaktadır. Ayrıca taşınmaza bağlı bir irtifak hakkı olan geçit hakkının, kişilerin değil taşınmazların leh ve aleyhine kurulması gerekirken davalı (karşı davacı) lehine kurulması da doğru değildir.” gerekçesi ile bozulmuş, davalı karşı davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. ../..
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemece ... parsel sayılı taşınmaz lehine ... parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tanınması yönündeki kararının yerinde olduğu, Dairece ... parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak kurulan bozma ilamının maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak kabule göre, taşınmaza bağlı bir irtifak hakkı olan geçit hakkının, kişilerin değil taşınmazların leh ve aleyhine kurulması gerekirken davalı (karşı davacı) lehine kurulması doğru değildir.
Anılan bu hususlar karar düzeltme isteği üzerine, yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kabulüne, Dairenin 01.12.2016 gün ve 2015/11124 E-2016/10761 K. sayılı bozma kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve yerel mahkemenin 17.06.2013 gün ve 2010/106 E-2013/355 K. sayılı kararının açıklanan bu nedenlerle, (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi