Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/5524
Karar No: 2014/10591

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/5524 Esas 2014/10591 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2014/5524 E.  ,  2014/10591 K.

    "İçtihat Metni"

    ...a vesayeten ... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında...13. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.06.2012 tarih ve 2011/373 2012/275 sayılı hükmün Dairenin 26.11.2013 tarih ve 2013/13615-29308 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

    KARAR
    Davacı, sahibi bulunduğu... ecza ... Şirketi"nin aldığı ilaçlara karşılık davalıya ait ...Ltd.Şti."ne toplam 111.000 TL tutarındaki çekleri verdiğini, alınan ilaçların bozuk ve ayıplı çıkması üzerine, Bakanlıkça ilaçların toplatılması nedeniyle 17.1.2003 tarihli protokolü düzenlediklerini, protokol uyarınca davalıya toplam 30.000 TL turarında 12 adet bono ve kendisine ait...plakalı aracı verdiği halde, davalının çekleri iade etmediğini, bu durumda araç bedeli ve bonolardan dolayı borçlu olmadığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak kaydıyla, davalıya 50.000 TL borçlu olmadığının tespitine, bonolar ve aracın iadesine, mümkün olmazsa bonoların bedeli olan 30.000 TL ve araç bedeli olan 20.000 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya toplam 50.000 TL tutarındaki çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin istemin reddine, davacı tarafından davalıya verilen bonoların iptaline, araç bedeli olan 21.000 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, karar verilmiş, kararın Davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 3.2.2010 gün ve 2010/18968 esas ve 2011/1574 karar sayılı kararı ile diğer temyiz itirazları reddolunarak, araç bedeli yönünden reddedilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece, önceki kararda direnilmesi üzerine, bu kez Hukuk Genel Kurulu"nca," Mahkeme"nin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın bu haliyle bozmadan esinlenerek oluşturulmuş, Özel Daire denetiminden geçmeyen tamamen yeni gerekçeye 2014/5524-10591
    Dayalı yeni bir hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle, hükmün temyiz incelemesi görevinin Dairemize ait olduğu"ndan bahisle dosya dairemize gönderilmiş,olup, karar dairemizce onanmış, Davalı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
    1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu" nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.
    Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca 6100 sayılı HMK"nın 297. maddesinde; hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsayacağı, hükmün sonuç kısmında ise, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerektiği düzenlenmiştir. Yine HMK’nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir.

    Somut olayda ise; Mahkemece verilen kısa kararda "Davanın kısmen kabulüne, dava dilekçesinde belirtilen davlının davacıya toplam 50.000 TL çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine dair talebinin reddine, Davacı tarafından davalıya verilen toplam 30.000 TL"lik bonoların iptaline, araç bedeli olan 17.000 TL"nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" şeklinde karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bu kez, araç bedeli olan 17.000 L"nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" denilmek 2014/5524-10591
    suretiyle faiz türü yönünden kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında az yukarıda açıklanan ilke ve yasa hükümlerine aykırılık oluşturmakta olup, önceki kısa kararla bağlı kalınmaksızın karar verilmek üzere, kararın bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından Dairemizin onama kararının kaldırılarak kararın açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir..
    2- Bozma nedenine göre, davalının diğer karar düzeltme itirazları incelenmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 750,35 TL karar düzeltme harcının istek halinde iadesine, 7.4.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi