(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2016/15886 E. , 2019/8713 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, müvekkilleri ... ve ... kıızı ... ateşlenmesi nedeniyle davalı ... merkezine götürüldüğünü ve burada küçüğe IM enjeksiyon uygulaması yapıldığını, bu müdahaleden sonra küçüğün yürüme güçlüğü ve bacağında şiddetli ağrı oluştuğunu, farklı bir ... kurumunda gerçekleştirilen tedavi ve fizik ve tedavi uygulamalarından da sonuç alınamayarak küçüğün kısmi iş göremez hale düşürüldüğünü, yaşanan süreç boyunca bir çok acı ve sıkıntı çektiğini ileri sürerek yol ve tedavi giderleri için 500,00.-TL, küçüğün iş göremezlik kaybı için 1.000,00.-TL, küçük için 20.000,00.-TL diğer davacılar için 5.000,00"er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece; davacı ... için talep edilen maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 500,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 08/05/2008 tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile takdiren davacılar ..., ... ve ... için 2.500,00"er TL, davacı ... içinde 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08/05/2008 tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davanın taraflarınca temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı doktorun yanlış teşhis ile tedavi uygulaması ve ihmalkar davranılması sonucu davacının sağlığına kavuşamamasına neden olunmasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle, vekil konumunda olan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir.
Mahkemece, hükümde "...adı geçen ... bir beden gücü kaybına uğramadığının bildirilmesi nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminata ilişkin talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmış,.." gerekçesiyle davacıların bu yöndeki tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinde küçüğün "beden gücü kaybına uğramadığına" ilişkin bir bildirim veya bulgunun bulunmadığı, aksine küçüğün yaşanan olay sonrası geçirdiği tüm tedavi uğraşılarına rağmen kas ve eklemlerin desteklenmesi amacıyla kullanılan ve bir çeşit protez olan "ortez" kullanmasının ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından uygun bulunduğu görülmüştür. Mahkemeyi küçük ... beden gücü kaybına uğramadığı düşüncesine iten 10.08.2011 tarihli 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda yer alan "..olayın komplikasyon olarak değerlendirildiği cihetle maluliyet tayinine mahal bulunmadığı,.." kaydı olabilir ki, küçüğün bedeninde, yapılan enjeksiyon ile ortaya çıkan sonucun bir komplikasyon nedeni ile doğması yukarıda da ifade edildiği üzere bir protezle yaşamını idame ettirmek zorunda kalacak olan küçüğün malul olmadığı anlamına gelmez. Yukarıda izah edilen açıklamalar ışığında somut olaya bakılacak olursa; davacı ..."e yapılan enjeksiyon sonucu davacıda yeni rahatsızlıkların oluşmasında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması nedeniyle davalıların hukuki sorumluluğu doğduğu gibi, ortez kullanmaya mahkum olan ... malul olduğu hususu da ihtilafsızdır. O halde mahkemece, bu konuda küçüğün var ise maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmalı, buradan çıkacak bir maluliyet sonucuna göre oluşacak zarar bu konuda rapor düzenlemeye ehil bir bilirkişi eliyle hesaplatılmalı ve bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının ve davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle davacının ve davalıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 29,20 TL harcın davacıya, 29,20 TL harcın davalı-Neomed ... Hiz. Med. Elekt. Cih. Tem. İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti."ne, 307,40 TL harcın davalı- ... iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.