13. Hukuk Dairesi 2016/23306 E. , 2019/8704 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı ..., kurumlarınca yapılan açık arttırmalı ihale ile davalı tarafından 178, 1719, 1703 ve 1730 numaralı partilerden orman emvali satın alındığını, ancak ödeme işlemlerinin gereği gibi ve zamanında yerine getirilmediğinden söz konusu orman emvallerinin yapılan ikinci bir ihale ile daha düşük bir bedelle 3. bir kişiye satıldığını, imzalanan satış şartnamesinin 14.maddesi uyarınca tahakkuk eden bedel farkı ve yine aynı maddede düzenlenen gecikme cezası olarak toplam 25.093,27 TL zararın meydana geldiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, iki ihale bedeline göre hesaplanan; 178 numaralı parti için toplam 11.661,60 TL Kurum zararın, bu bedelin son satışı tarihi olan 16/07/2014 tarihinden itibaren, 1719 numaralı parti için toplam 4.257,43 TL kurum zararının, bu bedelin son satış tarihi olan 15/06/2014 tarihinden itibaren, 1703 ve 1730 numaralı partiler için toplam 9.174,24 TL Kurum zararının, bu bedelin son satış tarihi olan 23/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu ihaleye katılmadıkları gibi bu konuda herhangi bir kişiye de yetki vermediklerini, davacı idarenin kendisine dayanak yapmaya çalıştığı belgenin bir vekaletname değil, taşıma işine münhasıran sınırlı yetki ile verilmiş bir yetki belgesi olduğunu, davacı idarenin yetkilendirmeyi aşan bir işlem yapmasının kendi hatasından kaynaklandığını, davalı şirketin bu nedenlerle zarardan sorumlu tutulması mümkün olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini; davanın davalı sıfatıyla ..., ..., ...’e ihbar edilmesini, talep etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne; 178 numaralı partinin satışı yönünden toplam 11.661,60 TL Kurum zararının ikinci ihaleye göre bedel yatırılması gereken en son günü takip eden 17/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 1719 numaralı partinin satışı yönünden toplam 4.257,43 TL Kurum zararının ikinci ihaleye göre bedel yatırılması gereken en son günü takip eden 16/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 1703 ve 1730 numaralı partilerin satışı yönünden toplam 9.174,24 TL Kurum zararının ikinci ihaleye göre bedel yatırılması gereken en son günü takip eden 24/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı müdürlüğün açık arttırmalı ihale ile yaptığı satışa ilişkin ihaleyi davalının kazandığı, ancak ödeme işlemlerinin davalı tarafça yapılmaması nedeniyle aynı satış için davacı ... Müdürlüğünün bir süre sonra ikinci kez ihaleye çıkmış olduğu bu nedenle oluşan bedel farkı ve gecikme nedeni ile Kurumun zararını tazmin amacıyla eldeki davayı açtığı, mahkemece de davacının talebi ve orman mühendisi bilirkişinin raporu doğrultusunda karar verildiği anlaşılmaktadır. İlgili bilirkişi raporunda, yalnızca sözleşme gereği bedelin ödenmeyerek davacının zarara uğratıldığı, davalı şirketin ihaleye girildiği ve orman emvalleri alındığından haberinin olduğu hususuna yer verilmiştir. Bu yönüyle de alınan bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olduğu ve bir araştırmaya dayalı olmadığı ortadadır. Aynı zamanda davalı şirket tarafından verilen 27.04.2012 tarihli vekaletnamede; “Orman İşletme Müdürlüğünüzün Sızır şefliğinden tahsis ve ihale ile satın aldığımız orman emvallerinin satış işlemlerini yaptırmaya, satın alınan orman emvallerini fabrikamıza nakletmeye ve nakliye tezkerelerini imzalamaya 2012 yılı için aşağıda tatbiki imzası ve kimlik bilgileri bulunan ..., ..., ... vekil tayin ettik.” denildiği görülmüştür. Söz konusu vekaletnamenin niteliğinin, vekalet verilen kişilere hangi konularda yetki verildiği hususlarının incelenmediği, ayrıca satış şartnamesinin 14. maddesindeki alıcının taahhüdünden döndüğü takdirde ihale sahibinin hangi şartlarda zarar ve ceza bağlamında hangi kalemleri isteyebileceği de değerlendirilmemiştir.
Mahkemece, konusunda uzman bilirkişiden davalı şirket tarafından verilen 27.04.2012 tarihli vekaletname ve taraflar arasındaki ihale sonucu imzalanan şartname de incelettirilerek taraf; mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak ve davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar da dikkate alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.